6 Şubat 2015 Cuma

6 Şubat 2015 - Astrolozi




Ay Başak burcunda tüm gün.. Kafamzı, bize en çok hangi firik daha yararlı olacağını keşfetmek üzere aktif kullanacağız. Keskin bir algı ve aktif bir zihin yanında sadelik ve ciddiyet de öne çıkabilir. Başkalarına yararlı olma isteği bizi hizmet yolunda itekleyebilir. Kendimizi yorgun düşene kadar çalışmak ve kimi zaman ise omuzlarımızdaki yükten yakınmak, yani isyan etmek mümkün. Detayların bizleri aşırı heyecanlandırması, ana resmi kaçırmamıza neden olabilir; dikkat Düzen ve titizlik en çok vurgulayacağımız özellikler olabilir..

08:22'de Ay ve Venüs karşıtlığından dolayı her istediğimizi kolayca elde edebiliriz gibi düşünebiliriz. İnsanlarla kontağımız yoğun olabileceği gibi karşı tarafın bunu isteyip istemediğini pek umursamayabiliriz. İsraf ve aşırılık da verebilecek bu transit satın almadan, yemeye ve içmeye, konuşmaya kadar abartılara neden olabilir..

12:57'de Ay ve Pluto arasındaki üçgen açı sayesinde ise, belli bir fikri, konuyu kafaya takmamız üzerinde derin araştırmalar yapabilmemiz mümkün olabilir. Duygusallığımız oldukça canlı olacaktır; yani güçlü hisler devrede. 15:11'deki Ay ve Chiron karşıtlığı ile beraber eksiklerimiz ile ilgili derin düşüncelere kapılabiliriz. Bazı yanları düzeltebilmek adına önemli kararlar alınabilir.

20:19'da kesinleşecek olan Güneş ve Jüpiter karşıtlığı ise bugün ve yarın tüm gün etkili. Ruh halimiz mutlu ve her şeyin yolunda olduğunu hisseder gibi olabilir; olumlu ya da olumsuz düşüncelerde aşırıya kaçılmamalı, dengede kalabilmeliyiz. Fazla para harcamak, lükse düşkünlük, riskli bir girişimde bulunmak, pembe gözlüklerimiz gözümüzde olacağından yanlış görünmeyebilir. Kibir, gurur ve aşırı özgüven bu hareketlere meyil verebilir. Kendimizi aşan işlerde bulunmamaya ve yerine getiremeyeceğimiz sözler vermemeye özellikle dikkat edilmeli.


Astrolozi


5 Şubat 2015 Perşembe

5 Şubat 2015 - Astrolozi


Ay, güne boşlukta ilerleyerek giriyor; Dolunay tozları hala üzerinde.. Yorgun uyanmak, uykusuzluk çekmek oldukça normal.. 07:45'te Başak burcuna geçişi ile kendimizi ister istemez günlük hengamenin içinde bulabiliriz. Günlük koşuşturma, detaylar, etrafımızdakilere yardım ve hizmet etme isteği içimizde yoğunlaşabilir. Gün sonunda tabii tüm bunlardan yakınmak da tam Başak burcuna uygun olacaktır. Satır araları ya da işlerimizdeki ufak detaylar, söz konusu işi neden yaptığımızı bile unutturabilir; şaşırmayalım.

13:38'de Merkür ve Satürn arasında oluşacak olumlu etkileşim, gün boyu etkili. Düşüncelerimize ağır başlılık, ciddiyet katan, olgunluk verici, yararlı deneyimler yaşatıcı, eleştirici bakış açısı veren bir transit. Ancak bu eleştirler, sakın yanlış anlamayın, negatif yönde değil, oldukça yapıcı olacaktır. Bilinçli kararlar açısından olumlu bir gün yani. Yazı yazmak, ilimsel araştırmalar yapmak, disiplinli zeka çalışması isteyen matematik, mühendislik, bilimsel konulara rahatlık getirebilir. Mesleki amaçlı geziler, görüşmeler yapılabilir; bunlardn yeni fırsatlar doğabilir. Eski arkadaşlarla çalışmalar içinde olabiliriz. Ancak detaylar konusunda dikkatli olunmalı; zira geri giden Merkür aksi halde bu işleri ileriki tarihlerde tekrar önümüze dökebilir.

15:26'da Ay ve Satürn arasındaki kare açı yüzünden karamsar, depresif duygular içinde olabiliriz. Onaylanmama, sevilmeme, kabul görmeme düşünceleri üzerimizde etkili olacaktır. Kısa  süreliğine, ilişkilerde zorlukar oluşabilir. Dışarıya aksettirdiğimiz halimiz oldukça soğuk olacağından, samimiyet gerektiren ilişkilerde dikkatli olmak gerek. Enerjimizi düşürmemek, yapılacak en doğru şey olabilir.

20:56'da Ay ve Neptün karşıtlığı nedeniyle zayıflık, güvensizlik, karışık duygular bizleri tuhaf bir ruh haline sokabilir. Aşırı hassasiyet ve netlik istediğimiz noktalardaki belirsizlikler bizi rahatsız edebilir. Aşırı şüphe ve endişe, olaylara yanlış yönden bakmamıza ve kendimizi aldatmamıza neden olabilir. Zaıf bünyeler bu etki altında alkol veya ilaç alımında dikkatli olmalılar; alerjik reaksiyonlar da psikolojik olarak ortaya çıkabilir. Cesaret kırıcı her türlü düşünceyi kafamızdan uzaklaştırmalı ve mümkünse bu akşamı dinlenmeye ayırmalıyız..


Astrolozi


4 Şubat 2015 Çarşamba

4 Şubat 2015 - Astrolozi


Doğum ve ölüm arasında uzanan bir ipin üzerinde yürümeye benziyor hayat.. Dışarıya fazla odaklanınca, aşağıya düşme tehlikesi var; ama içinize odaklanıp konsantre olunca o ince çizginin üzerinde rahatlıkla ilerleyebilmek gibi.. "Vizyonunuz, içinize baktıkça netleşir. Dışarıya bakan, rüya görür ve içeriye bakan, aydınlanır." Carl Jung
Dolunay zamanları duygular da böyle görünür oluyor, tapataslak Güneş'in ışığı ile Ay'ın kocaman görünebilir olması gibi.. Kendimizle ilgili bir sürü noktayı keşfedebilme yetisi kazanıyoruz aslında; ama tabii içsel analiz yapabiliyorsak. Bazı geçişler adına bize olanaklar sunuyor; bir yanımızın doğmasına izin verebiliyoruz eğer farkedebilirsek. Kaçımız, odak noktamızı içimize çevirdik; tabii bu esas konu. Hala etiketlerin, etin, maddenin derdinde isek bu doğuşlara izin verebilmek de oldukça zor. O zaman ön yargılar, bilinçaltı esaretleri, korkular, cesaretsizlikler, "tuu kaka"lar, onay alma ihtiyacı, annelerimizin işaret parmağı gibi gözümüze giriyor. Hepimizin içinde bir aslan parçası yatıyor; farkında değiliz ya da unuttuk.. Kedicik gibi çocukluğumuzun yanında, içinde; korkusuzca, çekinmeden, umursamadan geliyor, oyun oynamak istiyor.. Odak noktalarımız değişince; onu da maalesef bir yerlerde bıraktık. Ama inanın o mırıl mırıl orada uyuyor, uyandırılmayı hep umuyor, bekliyor.. Bir yeniden doğuş bekler gibi. Bazı şeylerin ölmesine izin vermek gerek; bir bilincin.. Ki yenisi pırıl pırıl doğsun. Belki de hayatlarımızın gerçek anlamına, doğru gözle bakabilmek adına yaşanması gereken bir ölüm ve doğum....


Ben, bu Dolunay etkilerinin, o kediciğin tekrar Aslan Kral olabilmesi adına fırsatlar sunabileceğine inanıyorum. Bunun maddesel olmasını beklemek değil düşüncem; tamamen içsel bir uyanış, bir yeniden doğuş gibi.. Dolunay, Jüpiter kavuşumlu ve Merkür karşısında; retro Jüpiter ve Merkür hepimiz için retro, yani ikisi de içe dönük. Bırakmak gerek bazı şeyleri olsun, bitsin, aksın, gitsin.. İzin vermediğimizde yeniden doğumları da engelliyoruz maalesef. Göstermekten korktuğumuz cesaretler, atamadığımız adımlar, kızarlar diye söyleyemediğimiz düşünceler; neden mi?? Çünkü kedicik uyumakta.. Biz onu uyandırınca çevremizde bir şey değişir mi?? Hayır, ama "Biz" olan her şey değişebilir. Ne düşünüyorsak, hissediyorsak; bizler O'yuz. Hissettiğimiz her şey yaşamımızda bir şekilde var olacaktır; bu kuraldır.. 
Neyse, bana bıraksanız sayfalarca daha vızıldarım böyle.. Ama işim var, minik aslanımla oynamam lazım. O yüzden siz Dolunay etkilerini http://astrolozibyzizi.blogspot.com/2015/02/aslan-burcunda-aslan-gibi-bir-dolunay.html adresinden okuyun ve kararınızı kendiniz verin.. Haa bir de, Ay, Güneş karşıtlığından sonra boşluğa giriyor ve tüm gün boşlukta.. Ohh oyun için çok zaman var yani, isteyen bunları tüm gün düşünebilir.. Önemli hareketler, başlangıçlar pek tavsiye edilmez bu gün için.. Bugün biraz içerde takılmak gerekk..


Astrolozi

3 Şubat 2015 Salı

3 Şubat 2015 - Astrolozi


Ay güne Aslan burcunda ilerleyerek giriyor; yarın gerçekleşecek olan Dolunay etkisi altındayız.. Aslan burcu, gururu ve mağrurluğu ile ünlüdür. Yaratıcılığımızı kendimizi öne çıkarmak açısından sıkça kullanabiliriz gün içinde. Çevremizin bizi onaylayan kişilerle çevrili olmasını istememiz, eleştirilere de kapalı olmamızı ve kritik karşısında hemen ortamlardan uzaklaşmamızı sağlayabilir. Etrafımızdaki her şeyi kontrol etmek isteyebilir ve içimizdeki çocuğu ortaya çıkarabiliriz.

02:53'te Ay ve Satürn arasındaki üçgen açı sayesinde gece yarısının ardından duygularımızı kontrol altına alabilir ve hayata karşı daha akılcı ve ölçülü yaklaşım sergileyebiliriz. Hatta bir süre yaptıklarımıza akıl sır bile erdiremeyebilir kendimize kızabiliriz. Zorluklara rahatça göğüs gerebilmek, sorumluluklarımızı bilmek, sabretme ve tahammül sınırlarımızı genişletmek bu saatte mümkün. Otorite figürlerinden destek almak adına konuları ciddiyetle ele almamız bu saatlerde olası.

07:29'da Ay ve Merkür karşı karşıya geliyorlar; sabah erken saatlerde duygularımızla mantığımız bir mücadele içine girebilir. Sudan bahanelerle ilişkilerde problemler oluşabilir. Eski önyargılar, anılar, tecrübeler beynimizi meşgul edebilir. Ancak diğer bir yönü ise hislerimizi sözcüklere dökebilmek açısından kolaylık verebilmesi. Açık ve net olabilmek açısından destek alınabilir.

18:36'da Ay ve Kuzey Düğüm arasındaki üçgen açı sayesinde bazı önemli rastlantılar hatta önemsiz gibi görünen belki bir tanışma, ileriki zamanlarda önem arzedebilir; bu açının kadersel etkilerini hatırlamak lazım. Uyumlu rahat akan enerjiler sayesinde işlerimizi kolayca halledebilmek, akıcı enerjiler yakalayabilmek adına küçük eş zamanlıklar yaşanabilir.

22:18'de Ay ve Uranüs arasındaki diğer bir üçgen açı ile yeni ve değişik duygusal heyecanlara ihtiyaç duyulabilir. Farklı insanlarla tanışmak, her zamanki gibi olmayan sıra dışı ortamlarda bulunmak, yeni hayat tecrübeleri her zamankinden daha fazla ilgimizi çekebilir. Bu tarz bir fırsatımız olmazsa bile, olduğumzu mekanlarda değişik, yaratıcı, sıadışı dokunuşlar gerçekleştirilebilir.


Astrolozi


2 Şubat 2015 Pazartesi

2 Şubat 2015 - Astrolozi


Yeni haftaya Ay boşlukta ilerlerken giriyoruz ve neredeyse günün büyük bölümünde de açısız kalacak;  ama hala Yengeç burcunda. İçimizdeki annelik, koruyuculuk, evcimenlik halen sahnede demek doğru olacaktır. Bir burcun son derecelerine geldiğimizde, artık onun işaret ettiği alanlarda da işlerimizi bitirmek üzere olduğumuzu anlayabiliriz. Hala bazı halledilmesi gereken detaylar kaldı ise, bitirebilmek adına olumlu bir enerji verecektir. Unutmamak gerek ki zaten Ay, Yengeç burcunda kendi evinde yani enerjisi oldukça güçlü..

Gün boyu etkili olacak olan Güneş ve Uranüs arasındaki ılımlı etkileşim 14:29'da kesinlik kazanıyor; birkaç gün hayatımız ilginç bir hale gelebilir. Karşılaştığımız şeyler enteresan ve aydınlatıcı, bilgi verici, ilginç tecrübeler kazanmamızı sağlayıcı olabilir. Çevremize ve dünyaya daha farklı bakabilir ve olayları daha zekice kavrayabiliriz. Yaratıcı ve hareketli aktivitelere katılmak için fırsatlar doğabilir. Bizleri kısıtlayan her ne varsa, uzaklaşmak isteyebilir, insanların beklentilerine göre yaşamaktansa kendimize özgü davranmak isteyebiliriz. Kendimizde ve çevremizde değişiklikler yapmak adına çok uygun; zira yaratıcılığımız zirvede olabilir. Hayatlarımızda hiç beklemediğimiz bir anda hatta hiç düşünmediğimiz bir şekilde egzantrik bir figür ortaya çıkabilir.

19:40'ta Ay'ın Aslan burcuna geçişi ile daha dışa dönük enerjiler aktif olacaktır; çevremizdekilerden onay olma dürtüsü gururumuzu yoğunlaştırabilir. Bizimle ilgisi olsun olmasın bazı olayları kontrol etmeye çalışma, yeteneklerimiz, yaratıcılığımızı yüreklikle ortaya koyma eleştirilere tahammül gösterememe, özellikler arasında sayılabilir.

Astrolozi


1 Şubat 2015 Pazar

Aslan burcunda Aslan gibi Bir Dolunay - Astrolozi


4 Şubat 2015.. Saat 01:08.. 14 derece Aslan burcunda bir Dolunay.. Yükselende 17 derece ile Akrep burcunun yer aldığını ve Dolunay derecesine kare açı yaptığını görüyoruz; Dolunay 10. burçta, oldukça kuvvetli enerjilere sahip. Ay ve geri giden Jüpiter'in yanı sıra Güneş ve geri giden Merkür kavuşumları dikkat çekici; Güney Düğüm kavuşumlu Uranüs ise Dolunay'a üçgen yapmakta. Pluto Düğümlerle kare açı içinde ve Asc yöneticisi Mars ise Neptün, Venüs, Chiron'lu bir Balık stelyumunun içinde.. Dolunay, Dubhe sabit yıldızı etkisinde; kibir, aşırı ihtiras, beğenilen ancak acımasız bir kadın motifini anlatır. Haritada, Uçurtma, Yod, Rosetta dahil bir çok açı kalıbı var.. Psikolojik açıdan oldukça yorucu etkiler aslında ama sanki doğum sancısı gibi; neye mi?? Aslan gibi doğmaya.. Miyavlar mıyız, kükrer miyiz?; işte o bizlere bağlı..


Civcivin kabuğunu kırmak istemesi gibi etkilere sahip olan Aslan Dolunay'ı artık bir etiket, bir ünvan, bir başarı ya da emeklerimizin sonuçlarını almamız gerektiğini hissetirici etkilere sahip. Duygusal olarak patlama eşiği gibi diyebiliriz; ihtirası bol enerjiler var. Ateş ve Su elementi yoğunluğu tabii tehlikeli ama, atak yapmanın, cesaret göstermenin önemini de vurguluyor. Sabit nitelikler eşliğinde ise elle tutulur sonuçlar peşinde hareket etmemiz uygun gibi.. Düşüncelerimizi, planlarımızı kolektifle paylaşma, görünür yapma isteği oldukça yüksek. Dolunay'ın, Mars ve Uranüs orta noktasındaki duruşu ise zaten zıplatmaya müsait etkilerden haber vermekte. Eski düzenlerin değişmesi, hayatlarımızın aslında belki de bir kavşağın orta noktasına erişmesi, önümüzdeki 15 gündeki gelişmeleri özgür irademiz ile şekillendirmemize bağlı. Bir şeyleri başlatmak ve nasıl görüneceği ile ilgili olmak ile ilgili tüm görünüm. Eski bakış açıları, ön yargılar aslında kanayan yaramız. Sanki iki taraftan çekilir gibi hissedebiliriz; değiştirmek ya da bırak aynı düzen devam etsin gibi. Ancak içimizdeki dürtüler ise artık bu bakış açılarının doğru olmadığını bir yerden dürte dürte hatta can acıta acıta haykırmakta; fısıldamanın ötesinde. Kişisel düzeyde dünyayı görmekten çok, dünyanın kişisel dğzeyde bizi tanıması zamanı gelmiş olabilir. Bence haritadaki Pallas'ın önemli açı kalıplarının içinde oluşu ve Uranüs'ün Güney Düğüm bağlantısı, yaratıcı yeteneklerin gözler önüne serilmesi açısından oldukça destekleyici. Uranüs zorlar gibi görünsed de, değişim açısından yardım edecektir; özümüzde kayıtlı tüm yeteneklerimizi bize kullandırtabilir. Yeni bir sayfa açabilmek için eski sayfaların yakılması, gömülmesi gerektiğini de  Pluto gayet güzel anlatıyor; ve emin olun gelişmeler kadersel.

Buradaki handikap, işleri fazlaca oluruna bırakmak, güven ve cesaret problemi yaşamak ve tabii Kronos ve Jüpiter nedeniyle de patronculuk oynamak. Korumacı hareketler daha riskli olacaktır; uçma zamanını, kanatları harekete geçirme enerjilerini bu şekilde heba etmek esas tehlikeyi oluşturabilir. Ama aşırı kibir de şansı yok edebilir. Bu özellikle iş ve kariyer odaklı olmanın yanı sıra, hayatlarımızdaki kişilerin, belki ailenin yan da arkadaşların rollerini anlama açısından etkili; neden hayatlarımızdalar, neleri farketmemiz gerek. Bazı yüzleşmeler yaşayabiliriz tabii bu yolda; ancak dikkat edilmesi gereken nokta olayları aşırı ihtiraslı ve dramatik yollardan ele almamak. Gerektiği kadar ve ayarında ifadeler tonlarca altına eş değer olabilir. Gerçek sevgiler, dostluklar zannediyorum bu dönemde ortaya çıkacaktır; ilişkilerimizde kibir ve gurur dallarını yeterince budayabilirsek. Küçümsediğimiz, dinlemekte zorlandığımız biri belki hayatımız için çok önemli bir şey ifade ediyor; aslında maddi açıdan görmemeyi seçtiğimiz bir kariyer fırsatı aslında tüm yeteneklerimizi sergileyebileceğimizi ve içsel tatmin yaşamamıza yardım edecek gibi gibi.. Ruhumuzu ne kadar besleyebilirsek o kadar mahsul alabiliriz. 

Bu dönemde ihtiyacı olanlara yardım etme konusu da apyrı bir önem taşıyacak; bu tarzda kadersel rastlantılar yaşanabilir. Unutmamak gerek ki evrenin düzeni almak ve vermek üzerine kurulu. Değişik ve şaşırtıcı eş zamanlılıklar sayesinde zihinsel gelişmeler yaşanabilir. Umulmadık kişiler toplumsal ya da kişisel gelişmemize destek verebilirler; hayata baktığımız pencereyi geliştirebilecek rastlantılar diyelim. Ancak uzak durulması gereken nokta tahrik edici davranışlardan, sözlerden uzak durmak ve çevremizdekileri üzmek olacaktır.. Yapmacıklık ciddi bir tuzak oluşturabilir. Satürn ve Pluto orta noktasını tetikleyen Cupido ise uzun süreçlere dayalı ağır ilerleyen adaptasyon devrelerinde bazı ilişkilerde aktive oluşacağına dair haberler vermekte.

Kısacası, gökyüzü bize bu aralar eli açık davranacak; ayarları bozmadan, fırsatları kollamalı ve harekete geçmek için aportta beklemeliyiz. Aman bu şansları gurur savaşlarına, kibir sahnelerine dönüştürmeyelim.. Yardımlaşmanın değerini de gayet derinden anlayacağımızdan bunu çevremizdekilerden, ihtiyacı olandan esirgememekte fayda var..


Uranyen prensipte Dolunay'ı Türkiye açısından ele aldığımızda, yöneticilerimizle alakalı bazı ilişkilerin sorgulanabileceğini görüyorum. Bazı yol ayrımları, ilişkilerde kopuşlar görülebilir. Ülkemizin bilinç temelini oluşturan Satürn ve Pluto orta noktasında bulunan Apollon'u transit Satürn'ün tetiklemesi ise bazı engellerin, kısıtlamaların gelişmeyi ciddi boyutta geciktirdiğini anlatıyor. Önemli bir kişinin ölümü olarak da yorumlanabilir bu açı; zira tam karşısında duran Chiron işi bayağı zorlamakta. Önemli bir fikir insanı, bir gazeteci ya da bir yazarın kaybına işaret edebilir..


Astrolozi



1 Şubat 2015 - Astrolozi


Ay, haftanın son gününe Yengeç burcunda ilerleyerek giriyor; oldukça duygusal ve sezgisel etkilere hazır olmak gerek. Çevremizdekilere karşı koruyucu yanımız bugün devrede olacağından anaç davranışlar sergilememiz mümkün. Aile, ev ve vatan ile ilgili konular ana başlıkları oluşturabilir. Tüm gün etkili olacak Güneş ve Kuzey Düğüm arasındaki üçgen açı 07:06'da kesinlik kazanıyor; gün içinde kadersel rastlantılar yaşayabilir ve gelecekle ilgili değişik planlar yapabiliriz. 08:20'de ise kısa süreliğine Ay, Düğümlere kare yapacak; bu bizi duygusal olarak güvensiz hissettirebilir, hayatlarımızda zorlandığımızı hissedebiliriz.

10:51'de önce Uranüs ile kare ve ardından 12:41'de Pluto ile karşıt açı yapacak olan Ay, biraz bizi yorabilir. Malum öncü bir burç olan Yengeç'te ilerlerken bu sert hareketleri her ay yaşıyoruz. Değişim ve dönüşüm dürtüsü aşılayacak olan bu etkiler düşüncesizce yapılabilecek her davranış ardından bizi üzebilir; yani risk taşımakta. Ancak önceden hazırlanılmış projeler ile ilgili olarak harekete geçebilecek enerjiyi de bize verecektir. Klasik giden düzene karşı yenilik arayışında olabileceğimiz, farklı yaşam tecrübeleri arzulayabileceğimiz bir öğle saati yaşayabiliriz.

14:35'te Ay ve Chiron üçgen açısı sayesinde sanki yetersizliklerimizi şifalandırabiliyormuşuz gibi hissetmemiz; bazı eksik gördüğümüz yanlarımızı onarabiliyoruz gibi düşünmemiz normal. Çevremizdekilere verdiğimiz ama kendimizin kullanamadığı o fikirler sanki bu öğleden sonra işimize yarayabilir gibi; daha objektif bir şekilde olayları ele alabiliriz. 15:37'de gerçekleşecek olan Ay ve Mars arasındaki üçgen açı sayesinde zaten gerekli özgüveni, cesareti ve enerjiyi de bulabileceğiz. Fiziksel güç gerektiren her türlü işi kolayca halledebilir; amaçlarımız doğrultusunda harekete geçebiliriz. Nerede, ne zaman ve nasıl davranmamız gerektiğini gayet iyi görebiliriz. Ay, bu açının ardından boşluğa giriyor ve günü açısız tamamalayacak; Pazar gününe bence çok uygun. Keyifle vakit geçirebilir, eldeki işleri bitirme yoluna gidebiliriz.

19:35'te, bugün ve yarın tüm gün etkisi hissedilir olacak olan Venüs ve Neptün kavuşumu netlik kazanıyor; her şeyi güzel, renkli, sevilmeye değer gösterme gücü olan, ilgi uyandırıcı, kişiliklerin idealist yanlarını harekete geçirici bir transit. Artistlik, sanatsallık, yaratıcılık, süsleyicilik ve güzelleştiricilik verecektir. Hayaller hareketlenebilir, duygulanmaya, meydana çıkmaya zorlayıcı olabilir. Zararlı yönleri de var tabii; eğer kendimizi sadece güzele yönlendirirsek bunun dışındaki her şeyi görmezden gelebiliriz. Dolayısı ile hayal kırıklıklarına aldanmalara neden olabilir. Romantik ilişkilerde hem olumlu hem olumsuz etkileri olabilir. Biraz da bencillik verici bir yönü var. İlişkileri sadece kendi yönümüzden görebilir ve gerçeklerden kaçabiliriz.


Astrolozi