3 Ocak 2026 günü Yengeç burcunun 13. derecesinde Dolunay netleşiyor. Yılın ilk Dolunayı Yeni Yıl, Yeni Ben mi yoksa Aynı Eski Hikaye mi? diye düşündürten cinsten. Nostaljiyi seven Yengeç burcundaki yoğun duygulu Dolunay ile 2026 başında sanki cevaplamak gereken ana soru buymuş gibi hissedilebilir. Venüs ve Mars orta noktasına yerleşen ve Uranüs ile tetiklenen 2026'nın ilk Dolunayı dışsal dürtülerimizin bizi ileriye iteklemesi ile birlikte içsel düşüncelerin geçmişe takılabileceğini de bizlere söylemekte. Dolunaylar her zaman, bizim dikkatimizi çeken karşıt enerjileri uyumlu hale getirmeye çağırdığı zamanlardır. Her Dolunay doğasında bir çekilim ve itilim vardır. Bu nedenle uzun vadeli hedeflerinize ve stratejilerinize konsantre olmak her zamankinden önemli. 2026 için verdiğiniz kararları düşünün. Ayakların yere sağlam basması, kafa karışıklıklarını çözmenize yardımcı olabilir. Yıla mükemmel şekilde başlamamış olsanız da, kontrolün her zaman sizde olduğunu sakın unutmayın. Temelde bir çok şey yaşadınız, öğrendiniz ve geçmişe takılı kalmak yerine şimdi büyüyoruz. Dolunaylar yoğun duyguları ve dramatik ifşaları gündeme getirebilir. Bu sürede başınıza gelenlere nasıl tepki verdiğinize karar vermek size kalmıştır. Kendinize ve diğerlerine şefkatli yaklaşımlar ve tabii güçlü sınırlar her zaman anahtarınız olacaktır. Potansiyellerle dolu neredeyse boş bir sayfa gibidir yeni yıl başlangıçları. Venüs ve Mars etkisi ile en hırslı oyun planlarınıza balıklama dalmak sizi normalden daha zor bir hale sokabilir. Tavsiye edilmez. Sezgisel bir burç olan Yengeç ile birlikte bu ay iç yaşamınız ve ailevi ilişkileriniz hakkında değerli bilgiler sunabilir. İş ve özel yaşam dengenizi yönetme şeklinizi sarsabilir ve hem yakın hem profesyonel ilişkilerinizde köklü duygular yaratabilir. Kendine güvenen Güneş ile karşı karşıya gelen sezgisel ve korumacı Ay, her zaman 6 aylık hatta 2 hafta önceden başladığınız projeleri tamamlamak için aylık bir fırsat sunabilir. Doruk noktaları, kırılma noktaları ve artık işlevselliğini kaybetmiş her şeyi salıverme açısından olumlu zaman dilimlerini anlatır Dolunaylar. Yoğun duygulara kapılabilir ve iç dünyamızla daha yakından uyum sağlama fırsatı da yaratabiliriz. Duygulardan çok gerçek olana odaklanmak Oğlak mevsiminde önemlidir. Geri dönüp, kafamızı kalbimizle uyum içine sokmak gerekir. Bu sayede adım atabileceğimiz şartlar oluşabilir. Ne de olsa her şekilde çalışmak, didinmek ve tırmanmayı seçtiğiniz dağın zirvesine çıkmanın nihai anahtarı olacaktır. Dolunay haritasında Ay, Uranüs ile 45 derecelik bir görünüm içinde. Kulağa sarsıcı hatta belki biraz sinir bozucu gelebilecek ani değişimler gezegeni Uranüs sayesinde hoş bir sarsıntı ve kaynama noktası sırasında olayları yönetmenin yenilikçi yeni yollarını bulmak zor olmayacaktır. Dolunay etkisi ile Yengeç temaları göz önüne alındığında özellikle başkaları ile ve tabii aile üyeleri ile nasıl ilişki kurduğunuz konusunda farklı yaklaşımlar benimseme söz konusu olabilir. Örneğin, belki zorba hatta tahammül etmekte zorlandığınız bir akrabanızla sağlıklı sınırlar belirlemeye çalışma gibi ya da geçmişten gelen derin bir yaraya pansuman yapmak gibi. Dolunay civarı kendini gösteren duyguları kabul ettikten, işledikten ve üzerinde çalıştıktan sonra, stratejik bir oyun planı yaratmaya yönelik başarılı bir enerji dalgası içine girebilirsiniz. Kendinizi geçmişle ilgili daha cesur hissetmek, kendinizi daha üretken bir geleceğe taşımaya yardım edebilir.
Kurt Ayı olarak adlandırılan bu fenomen göründüğü kadar tehditkar değil; aslında önümüzdeki 12 aya başlamadan önce dengeyi sağlamak ve yeniden şarj olmakla ilgili. Kendi yaşamlarımızda gerçekten yavaşlayabileceğimiz, içsel, duygusal uğraşlarla çalışmak için dinlenebileceğimiz belki kendimize bir alan yaratmakla ilgili bir süreç de olabilir. Çok hareketli bir sene olacak 2026; Dolunay ise bu enerji kasırgası üzerimize gelmeden önce ihtiyacımız olan dinginliği bize sunabilir. Bir nevi fırtına öncesi sessizlik anlamına da gelebilir. Mitolojik hikayesinde Yengeç'in, deniz hayvanları arkadaşlarını yiğitçe bir savaşta savunduğu anlatılır. Bu süreçte hayatını kaybetmesine rağmen, cesaretini, sadakatini ve sevdiklerini koruma isteğinin bir hatırlatıcısı olarak yıldızlar arasına yerleştirilmiştir. Dolayısı ile bize kendi cesaretimizi, sadakatimizi ve sevdiklerimizi koruma isteğimizi hatırlatacaktır. Belki de bu duyguları hatırlatacak olaylarla bizi sınayacak bir Dolunay öncesindeyiz. Yengeç enerjisi genellikle yumuşak ve hassas olarak tasvir bulur, ancak aynı zamanda şiddet de içerir. Ayağa kalkıp sevdiğimiz ve değer verdiğimiz her şeyi koruma yönünde bir şiddet. Ocak ayı kendimize bizim için gerçekten önemli olan ve gerçekten neleri önemsediğimizi hatırlatmanın zamanı. Motivasyonumuz nedir, yaptığımız şeyi neden yapıyoruz gibi soruların cevaplarını bulabiliriz. Bu sorgulamaların sonucu sizi nereye götürürse götürsün hayatınıza uyum getirmenin yollarını düşünmek için harika bir zaman. Günün sonunda benim için en önemli şey.. diye cümlelere cevap mutlaka bu ay içinde gelecektir. Aralık içindeki son İkizler Dolunayı, geleceğinizle ilgili seçimler yapmanıza yardımcı oldu, ardından Yay Yeniayı'nı yaşadık. Şimdi ise hem adım atmak ve niyetlere odaklanmak adına Yengeç Dolunayı enerjisine kapılacağız. Doluna ışığı ile artık ileriye taşımamanız gereken bir şeyin de farkında varmak mümkün. Muhtemelen son 1 yıldır, hatta belki daha uzun zamandır farkında olduğunuz bir konuda bazı değişimler yaşamanız mümkün; her şeyin bittiğine, tamamlandığına ve artık sevgiyle bırakmanın zamanının geldiğine şahit olacaksınız. Uranüs ve Mars etkisi ile gerçekten harekete geçmek isteyebilirsiniz ve hayal edebileceğinizin ötesinde bir değişim yaşanabilir, önümüzdeki yılı bir çok yönden de değiştirebilirsiniz. Uranüs bir miktar isyan sosu katıyor; toplumsal normlara, beklentilere çok fazla uyduğunuz noktaları ve sizi uzun zamandır sıkışıp kalmış, küçük hissettirmiş ya da kendinize güveninizi sarsmış sınırların dışına nasıl çıkabileceğinizi düşündürecektir. Zorlama yerine, son teslim tarihlerinin yerine bağlılığı ve yeni yıl niyetlerinin yerine saygıyı bulma peşinde olalım. Dolunayı hayatınızda katı, kısıtlayıcı ve sürekli olarak daha fazla şey talep eden şeylerden kurtulmanız istenen bir arında süreci olarak görün. Kendinizi ve değerinizi kanıtlamaya çalışırken nerede aşırı çaba sarf ettiğinize, aşırı emek sarf ettiğinize ve aşırı verdiğinize odaklanın. Sizi sadece var olmaya iten, yaşamaya değil, heyecan duygusundan uzaklaştıran başlıklardan arındırdıkça, frekansınızı yükseltebilirsiniz. Yılın ilk Dolunay'ının 2026'ya taşımak istemediğiniz şeyleri sıfırlamak ve bundan sonra ne olacağına dair netlik ile kendinizi bilinçli şekilde hazırlamak adına bir fırsat sunacağına inanın.
Yılın en parlak en büyük Dolunay'larından birinin etkisinde olacağız. Aslında Dolunaylar genellikle yaz aylarında daha büyük görünür; bunun nedeni, Ay'ın yaz aylarında gökyüzünde daha alçakta bulunmasıdır. Ve optik bir yanılsama nedeniyle, Ay ufka ne kadar yakınsa o kadar büyük görünür. Ama Kuzey Yarımkürede Dolunay'ın yörüngesindeki seyahatinde Dünya'ya yakınlığı sebebiyle bir Süper Ay yaşanacak. Yaz aylarındaki kadar olmasa da yine % 30 parlak ve % 14 daha büyük görünecek. Süper Dolunayların ise normal bir Dolunay sırasında hissedilen yoğunluğu artırdığı söylenir. Üstelik son derece hassas Yengeç burcunda yer alması da bu olayı duygusal bir iniş çıkış yolculuğuna dönüştürebilir. Yengeç burcu, anlayışlı, şefkatli ve son derece hassastır. Bu enerji, kişinin daha derin bir düzeyde etkileşim kurmasını sağlar. İlişkiler, yaratıcı çalışmalar, hatta dinlenme anları bile daha bilinçli ve çok daha az yüzeysel gelir. Burada, bizi aydınlanma yoluna götüren ancak aynı zamanda çevremizdeki dünyaya karşı duyarlılığımızı da artıran daha zengin bir duygusal yelpaze deneyimleme fırsatı sunulur. Bu, yaratıcılığın arttığı, yeni fikirlerin ve yeni ilhamın geliştiği bir dönem olabilir. Tıkanmış gibi görünen yaratıcı uğraşlar kolaylıkla akabilir ve daha önce zahmetli gelen hobiler, bilinçli kıvılcımlarını yeniden kazanabilir. Şimdi, kendinizi iyileştirici bir merhem gibi gelebilecek bu enerjiye bırakın. Bu Süper Ay'a niyetle yaklaşın ve size hiçbir fayda sağlamayan korkuları, şüpheleri ve üzüntüyü bir kenara atın. Su burçlarında gerçekleşen Dolunaylar, özellikle duygusal dünyanıza tam olarak dalmaya hazır değilseniz, çoğu zaman bunaltıcı bir durum gibi gelebilir. Ancak bu anda, Güneş, Merkür, Venüs ve Mars olmak üzere Oğlak burcunda bir yoğunluk var; bu da suya dalmaya hazırlanırken sağlam bir zemin bulmamıza ve kendimizi güvende hissetmemize yardımcı oluyor. Acele etmeyin, güzel şeyler her zaman zaman alır. Ve nefes almak için ekstra alana ihtiyacınız varsa, kendinize bu alanı tanıyın.
Dolunay derecesi, 2 Ayı takım yıldızı arasında yerleşmiş olan Ejderha (Draco) tk yıldızında oluşuyor. Ejderha, aralarında yayılarak ve her birini kucaklayarak onları ayırır ve parlayan yıldızlarıyla çevreler ki asla bir araya gelmesinler veya yerlerinden ayrılmasınlar. Batlamyus'a göre Draco yıldızları Satürn ve Mars gibidir. Draco, sanatsal ve duygusal ama kasvetli bir doğa, nüfuz edici ve analitik bir zihin, çok seyahat ve birçok arkadaş verir, ancak soygun ve kazara zehirlenme tehlikesi de vardır. Eski zamanlarda, bir kuyruklu yıldız burada olduğunda dünyanın her yerine zehir saçıldığı söylenirdi. Kabalistler tarafından İbranice Mem harfi ve 13. Tarot kartı "Ölüm" ile ilişkilendirilir. Zanaatkarlık, zekâ ve cesaret veren bir bölge. Takımyıldız özellikle mineral kaynakları için zararlıdır. Ejderhanın Başı (Kuzey Düğümü) ve Ejderhanın Kuyruğu (Güney Düğümü), Ejderhanın Kuzey Kutbu etrafındaki bükülmesiyle sembolize edilen Ay'ın dalgalı seyrine atıfta bulunur. Dziban ise bu bölgede, Yengeç burcunun 13. derecesinde bulunan önemli bir sabit yıldızdır ve kişisel güç, duygusal dayanıklılık, manevi şifa, ailevi bağların güçlendirilmesi ve duygusal derinleşme temalarını simgeler. Bu yıldız, bireylerin ailevi sorumluluklarını yerine getirmelerine, duygusal yaralarını iyileştirmelerine ve kişisel dönüşüm süreçlerinde şifa bulmalarına yardımcı olur. Ayrıca, karmik yüklerden kurtulma ve ruhsal gelişim için de güçlü bir rehberdir. Dziban’ın enerjisi, kişisel ve toplumsal düzeyde duygusal bağların, aile içindeki ilişkilerin güçlenmesine ve manevi rehberlik ile kişinin kendi iç yolculuğuna derinlik katılmasına olanak tanır. Dziban, toplumsal bağları güçlendiren bir etki yaratır ve insanların birbirlerine yardım etmelerini teşvik eder. Yıldız, bireyleri toplumsal sorumlulukları yerine getirmeye, diğer insanlara yardım etmeye ve birlikte güçlenmeye yönlendirir. Ay ile hizalandığında olumlu anlamda duygusal derinlik ve sezgilerde artış yaratır. Diğerlerini koruyucu özellikler verir ve destekleyici görev alır. Ama olumsuz anlamda duygusal aşırı yüklenme ve içsel karmaşa oluşur, bu da kararsızlık ve tabii duygusal çalkantılar olarak kendini gösterir. Dziban yıldızı, Sirius’un koruyucuları demektir. Yalnız Dziban’ın bir numaralı özelliği, Sirius’u koruduğu için ilk kurban olan, ilk zehirlenen olabilir. Tabii derece itibarı ile Sirius'tan bahsetmezsek olmaz. En parlak yıldızdır. Sirius bizden 8 ışık yılı uzaklıktadır. Anahtar kelimeleri: ün, servet, ev ve aileyle ilgili problemler, okültle ilgilenme, vesayet, gözetim ve koruma görevleri, orijinallik, içsel vizyon, takvim yıldızı, sıcak hava, köpek ısırığı, kuduz, hastalık. Doğum haritasında güçlü bir şekilde vurgulandığında kişiye yoğun sözel ve görsel hayal gücü, güçlü renk ve ses duyusu verebilir. Kişi günlük varoluşun altındaki büyüyü algılama yeteneğine sahip olabilir. İçsel vizyonlara sahip, değişik olmaktan çekinmeyen, başkalarının kendisi için ne düşündüğüne ve eleştirilere pek aldırmayan, türünün bir tanesi, kendi yoluna giden bir kişiyi gösterebilir. Drama, sanat, film yapımcılığı, mitoloji, psikoloji, astronomi, astroloji ve okült konularına ilgi ve yetenek verebilir. Kişi hangi alanı seçerse orada çok buluşcu ve çalışmasına kendi damgasını vurabilen birisi olabilir. Diktatörce davranabilir. Projektörleri seven, maceracı bir ruha sahip, savaşçı, çevreye yoğun tepki veren, heyecan seven, duyusal ve idealist olabilir. Kişi kurallara göre oynamayıp kendi kurallarını koymayı tercih edebilir. Kölelik ve hapis durumları yaşayabilir. Kişisel çıkarlarını gözetmeden fedakarlık yapabilir. Bencilliğe karşın kişi kendi spirütüel yoluna duyarlılık gösterebilir. Dünyasal olaylarda ateş, fırtına, sel, ısı dalgaları, köpek ısırığı ve takvim konusunda reformları gösterir. Çinliler’e göre Sirius sıradışı parlak olduğunda hırsız saldırıları olurdu. İyi açılar aldığında ün, onur ve zenginlik verebilir. Yükselen’le ve Mars’la birleştiğinde oldukça tehlikeli olabilir. Bu durumda fazla hırsla zorlama söz konusudur ve kazalar gibi tehlikelerle sonuçlanabilir.
Yengeç 2. dekan Merkür ve Mars tarafından yönetilmekte. Yengeç bir su burcu olduğundan oldukça yumuşak ve esnek düşünmeye eğiliminde ama asla bir çocuk oyuncağı anlamına gelmemeli. Evet, gençken çok sevimli olan kişilerin haritalarında görülebiliyor. Sonra büyüyüp bir kurt haline dönüşebiliyorlar; malum bu alan Sirius'u (Köpek tk yıldızı) barındırıyor dedik. Yani çekici koyun postlarının içindeler. Suyun, Sirius'un ısısıyla karışımı bu dekana inanılmaz bir şehvet verebilir. Öncü bir burç olduğu zaten unutulmamalı; liderlik vasıflarına sahiptir. Biraz güvensiz bir görünüm verebiliyor bu dekan. Ama bir çocuğun içindeki yaşlı ruhlar gibi karşımıza çıkabilir ve hatta bu biraz rahatsız edici bile olabilir. Bu dekanın başarısı, derin bir değersizlik ve bir şekilde lekelenmiş olma duygusundan gelebilir. Ama parlak bir kıvılcıma benzer hatta kıskanılırlar. Yengeç 2. dekan kişileri genelde başkalarını kıskanırken, neden kıskanıldıklarını genellikle anlamazlar. Bazen bu dekandan gerçekten huysuz kişiler de çıkabiliyor. Sirius ısındığında, mavi bir şimşek gibi öfkeye neden olan kavurucu beyaz bir sıcaklık içerir. Sirius tarihte, vebayı getiren yüksek sıcaklarla ilişkilendirildi. Aslında Sirius hiç de iyi bir alamet gibi görülmedi tarihte. Ama hikayesinde Orion'un (Avcı) sadık köpeği. Mısırılar için Orion, Osirus ve Sirius da, onun sevgili karısı İsis'tir. Bu tanrıça Yengeç'in sadık, besleyici Ay semboliğine uyar. Isis'in Yengeç 2. dekan ile ilişkisi, ölülere yeniden yaşam soluma yeteneği vermesindedir. Yengeç 2. dekan, Akrep ruhu taşır; bu nedenle tutkulu başlangıçlar ile yerleşik mevsimin yoğunluğunu içerir. Yaz Güneş'inin sabit yanığı altında patlayan bu çiçeklenmeye "Köpek Günleri" denir. Histeri, Yengeç tarafından yönetilen Latince rahim kelimesinden türetilmiş. 2. dekan için bu durum çoğu, gizli, karanlık ve bilinçaltı korkularından ileri gelebilir. Masallar genel olarak Yengeç olarak görülür ve kaç tanesinde Ay, büyük kötü kurtlara, kötü üvey annelere, tek boynuzlu atlara ve ikizler kötülüklerine sahiptir. Bu dekanın eş yöneticisi Merkür ile birlikte bu dekan çocuklarla bağlantılıdır. 2. dekana sahip kişiler büyülü ve gerçeküstü sonsuz bir çocuklukta yaşayabilir. Tabii sanatçı ve müzisyen çıkaran bir alan. Bazıları yaşlanıncaya kadar büyüleyici şekilde genç kalabilen kişiler olabiliyor. Olumsuz olarak inatla çocuksu da kalabilir, büyümeyi reddedebilir ve düşene kadar tüm Dünya'nın ona bakmasını talep edebilir. Ay, Yengeç burcunun 2. dekanında güçlü bir pozisyonda ve oldukça rahattır; bu nedenle yakınlarının desteği varsa genellikle başarıyı hayatına çekmeye meyillidir. Büyük başarılar olmasa da kişiyi ruhen tatmin edecek ve güvende hissettirecek bir başarıdan bahsedilebilir. Bu alanda çok yüksek bir hırs söz konusu olmaz. Dolunay haritanızda önemli bir dokunuş yapıyorsa tam doğru iş ya da konu tam ihtiyacınız olduğu an kucağınıza düşebilir. Olumsuz bir yanı var; illa bir kucağa ihtiyaç duymak. Bu kadar duygusallığa boğulmanın bir anlamı yok diyebiliriz. Böyle zamanlarda maalesef çocuk istismarlarının büyük acılara sebebiyet verdiğini görüyoruz, umarım böyle bir şey yaşanmaz. Çok derin çocukluk yaralarını iyileştirmek için sevgi dolu ve sabırlı kişilere ihtiyaç duyulabilir. Mahalle havasında, hassas olduğumuz dönemde güvenli bir topluluk içinde olma ihtiyacı çok önem kazanır. Austin Coppock bu dekan için "duvarlarla çevrili bahçe" başlığını kullanmış. Sahip olmak ile yararlanılan, güven verici bir çevre gibi. Sanki yüksek suç oranlarına sahip çılgın şehirler içinde güvenli bir alan yaratmak gibi. Bu güveni verecek kişilerle bir arada olmaya benzeyen bir histen bahsediyorum. Eğer yakınlarla aranızda bir ayrılık ya da anlaşmazlık söz konusu ise belki de Dolunay yeniden bir araya gelmeyi sembolize edebilir, hani özlediğiniz bir anıyı geri sarmak gibi. Yengeç 2. dekanın çılgın yanında büyük yeniliklerin gerçekleşmesi de var. Yengeç nostalji ve geçmişle ilişkili. 2. Dekan geçmiş zamanlardan esinlenerek, tamamen yeni bir şekilde sunmayı ve güncellemeyi de bilir. Yani 2000 yaşında da olsa taze ve genç görünmeyi başarabilir. Dolayısı ile yaratmak ve önemsenmek için ne kadar zaman harcadığını fark etmesi önemlidir. Aksi halde saldırganlaşabilir. Bu dekanın parlak bir enerjisi vardır ve şöhret getirebilir ama bazen de istemediği dikkatleri de üzerine çekebilir. Bu yüzden yeterince dikkat çektiğinde, içgüdülerine güvenmeli ve gerektiğinde kabuğuna çekilmeyi bilmelidir. Bu kişilerin yaşamlarını dikkatli şekilde geliştirdikleri, ilişkilerini ve kariyerlerini olgunlukla besleyebilir olduğunu savunmuş. Ama bu rahatlık alanlarının dışına çıkmaya zorlandıklarında da bunu bir tür savunmasızlık ile korku dolu algılayabilirler.
Yengeç'in kabuğunun ne kadar koruyucu bir kalkan görevi üstlendiğini biliriz. Canopus, bu dekanın karanlık tarafına ve ev - özel yaşamın mutluluktan uzak bir tarafı olduğuna dikkat çekmiştir. Bunun nedeni olarak da gruplarının zorlayıcı ve taciz edici olmasına rağmen, dışına çıkmalarının zor olduğunu ifade etmiştir. Tüm bu bilgilerin ışığında önümüzdeki günlerde duygularımızı coşturacak etkide olayların yaşanmasından bahsedilebilir. Bu konular çocuklar veya mültecilerle ilgili de olabilir. Abartılan duygulara kapılmak hata olur. Eş zamanlı olarak bazı bölgelerimizde orta şiddette depremler yaşanması olasıdır. Ailevi ya da milli konular, halkla ilgili başlıklar ve tabii ki yönetimsel açıklamalar duyguların abartılı ifadelerine yol açabilir. Dolunay derecesini Satürn / Pluto orta noktasını tetiklemesi sebebiyle finansal alanda zorlukların devam etmesi tabii ki söz konusu. Komşu ülkelerle ilişkilerimiz önümüzdeki dönem vurgulanabilir. Ülkemiz adına önemli bir Dolunay. Barınma ve beslenme alanında önemli yeni kararlar alınabilir. Dünya üzerinde de bir çok alanda geçici çözümlerin yerini daha fazla istikrar arayışına bırakabileceğinden bahsedebiliriz. Alınan kararlar ilk başta zorlayıcı, şaşırtıcı algılansa da, ilerleyen zaman içinde uzun soluklu çözümler getirebilir. Hükümet ve muhalefet alanları güçlü etki aldığından aralarındaki ilişki daha sertleşebilir. Mars'ın sınır dışı hareketi dünya üzerinde belki de komşularımızla ilgili olarak bir takım askeri hareketlerin gündem yaratmasına zemin hazırlayabilir. Merkür ve Satürn karesi sebebiyle iletişim medya alanında olumsuz etkilerden bazı kesintilerden söz edebiliriz. Her 2 gezegen ülke haritamızda eğlence hayatını temsil eden 5. evde olduğundan bu etki özellikle gece hayatı açısından bir takım kapanmalara yol açacaktır ki zaten başladı.
Yeniyıl, fırtınaların, kaosun, dönüşümlerin ve içimizdeki vahşi, dizginlenmemiş kısmın tanrısı Rudra'nın yıldızı olan Ardra Nakshatra'da güçlü bir Dolunay ile başlayacak. Bu sefer Dolunay ayrıca retrograd Jüpiter ile kavuşumda olacak ve sidereal Yay burcunda bulunan ateşli bir gezegen kümesi (Güneş'in Mars, Venüs ve Merkür ile kavuşumu) tarafından görünüm alacak. Birçoğumuz için bu, güçlü dönüşümlerin ve hayatımızda gerekli değişiklikleri yapmanın zamanı olabilir. Ancak Rudra'nın fırtınalarını da kesinlikle hissedeceğiz. 25 Haziran 2025'te İkizler burcunda, aynı nakşatrada Yeniay ile başlayan bir öykünün de tamamlanmasını işaret ediyor. Altı ay arayla, aynı bölümü açıp kapatmak gibi. Ardra, zihnin dürüstlüğe ulaşmadan önce altüst olduğu yerdir. Bir fırtınadan geçmesi gerekir. Haziran ayından bu yana birçok kişi cevaplanamayan sorularla karşılaştılar ki bunlar oldukça da rahatsız ediciydi. Şimdi Yeniyıla bu dolunayla başlamak, anlamlı bir enerji taşıyor. Nelerin olgunlaştığını bize göstereceği gibi 2025'ten kalan soruların da zihinsel kalıntılarını temizlemeye yardımcı olacaktır.
Haziran 2025'e geri dönüp bakalım. O zamandan beri düşüncelerinizde ne değişti? İlk başta direndiğiniz ama yavaş yavaş kabul ettiğiniz gerçek neydi? Sizi yeniden şekillendiren konuşmalar nelerdi? Hangi zihinsel alışkanlıklar bozuldu? Hangi yanılsamalar etkisini kaybetti? 2026 zihinsel bir dürüstlükle başlıyor. "Artık gerçeği yeterince açık bir şekilde görüyorsunuz, onunla tartışmayı bırakmalısınız."Ay'ın Venüs ve Mars'a karşıt konumda olmasıyla, aşk ve arzu konuları ön plana çıkıyor. Güneş ön plana çıkmak isterken, Yay burcundaki Venüs maceralar, geniş kapsamlı sohbetler, felsefi bağlantılar arıyor; Ardra burcundaki Ay'ın karşıt konumu ise su elementlerinin zirvesini temsil ediyor ve bu da gözyaşlarına yol açabilir. Dökülen su, reddedilme, gerçekleşmemiş yüksek beklentili aşklar, biraz kıskançlık veya bazı ortaklıklarda bulunan destansı güç mücadeleleri zemini hazırlayabilir. Venüs yanık halde olduğu için aşkta eksiklik hissedilebilir, tükenmiş ve bitkin hissedebiliriz, bu nedenle her şey daha hassas yaşanacak. Bol su tüketin. Venüs ve Mars (ve yakında Merkür) Güneş tarafından yakılırken, bu durum zaten gergin olan ateşe yakıt ekleyerek potansiyel olarak rahatsızlıklara (Sakin olun), tartışmalara, kavgalara veya en iyi ihtimalle cesur kahramanca eylemlere yol açabilir. Merkür'ün varlığı ise tüm bunları rapor edecek, konuşacak konuları hararetli ve belki de keskin tartışmalar/münazaralar haline sokacaktır. Tartışmalar hızla tırmanabilir, bu nedenle karışıklığı önlemek için iletişiminizde açık olun. İkizler burcunun yöneticisi Merkür, dolunayın yöneticisi olarak, Ay'a karşıt konumda olduğu için yazmanın, konuşmanın güçlü etki yaratabileceğini ve içsel aydınlanmaları tetikleyebileceğini öne sürüyor. Zihninizle konuşun, yazın. Çılgın yenilikçi fikirlere açık olun, ancak yeni bir moda, yanlış bilgi veya zihinsel aşırı yüklenmeye de kapılmayın. Yay burcu tüm bunları gerçeği arayarak yapar; bu da onu felsefi sorgulama veya eğitim alanında karar verme için ideal kılar. Yay burcu ayrıca ruhsal gelişmeyi de teşvik eder ve Ardra'nın tanrısı Rudra, kötülükleri savuşturma, kötüleri ortadan kaldırma ve düşmanları yok etme temalarını işler; bilinen yıkıcı gücünü iyilik için kullanır! Rudra ayrıca fedakarlık yoluyla iyileştirme yeteneği ve dizginlenmemiş, pervasız, vahşi tavrıyla da bilinir.
Zerrin Zindancıoğlu


