15 Ocak 2019 Salı

Tam Ay Tutulması (21 Ocak 2019) - Astrolozi

21 Ocak 2019 tarihinde gerçekleşecek Tam Ay Tutulması 0 derece Aslan burcunda; kızılderililer ise Ocak ayları içinde gerçekleşen Dolunay'lara Kurt Ayı demişler. Ay Tutulmaları, Dolunay'ların 4 kat daha etkili halleri ve bu kez Ay'ın Dünya'ya yakınlığı nedeniyle ayrıca bu bir Süper Ay olacak ve Ay normalden çok daha büyük görünecek. Bu arada Ay ışığının atmosferden geçerken kırılması nedeniyle de Kanlı Ay denen kırmızımsı bir renk Ay'a yansıyacaktır; bu durumda Süper Kanlı bir Kurt Ay'ından bahsedilebilir. Bu güçlü Tutulma Amerika kıtasının tamamından ve Kuzey Batı Avrupa'ın üst köşesinden izlenebilecek. Yengeç burcunun 25. derecesinde başlayan Nesre'de olacak bu tutulma için eskiler olumsuz yorumlar yapmış; iş kurmak, evlenmek, yeni bir şey satın almak tavsiye etmemişler. Bu dönemde evliliklerin güçsüz olacağından ve doğumlarda olabilecek ölümlerden bahsetmişler ki özellikle zararlı Ay Tutulmalarına denk gelirse diye not düşmüşler. Aslan burcunun ilk derecesi tamamen Güneş yönetiminde ve Güneş bu kez sert bir Uranüs karesinin etkisi altında. Sabit burçlar malum sismik sarsıntılara, yeryüzü durumuna ve onun ürünlerine, madenlere, yerkabuğunun içindekilere etki etmekte. Güneş Tutulmaları genellikle ulusların yöneticileri, krallar, başkanlarla ve tüm düzenlerin yöneticileri ile ilgili iken, Ay Tutulmaları insanların durumları ve onlarla ilgili durumları anlatmakta. Aslan burcunun ilk dekanatında oluşacak Ay Tutulmaları için Sepharial, Tutulmalar adlı kitabında; kralın ani hastalığı veya büyük bir adamın ölümü gündeme gelir demiş. Uranüs'ün başrolde olması sebebiyle de isyanlardan, devrimlerden, grevlerden, uyuşmazlıklardan, insanların göçlerinden ve kırılmalarına neden olacak ani felaketlerden bahsetmek normal olur, demiş. Bireysel haritalarda ise Uranüs, önemli yer değişmeleri yani taşınmaları, ayrılıkları, bağların kopmasını ve şiddetli çekişmeleri anlatabiliyor. İstanbul'a göre çıkarttığım haritada, Tutulma derecesi Batı ufkunda olduğundan, önümüzdeki 6 ay içindeki son 4 aylık dönemde etkilerin yoğunlaşacağından bahsedebiliriz; yani Mart ve 2 Temmuz 2019 Güneş Tutulması arası. Neyse ki ülkemizden islenemeyecek olan tutulma için kadim astrologlar, gözün görmediğine kalp üzülmez demişler; ancak Amerika kıtasında önemli olaylara hep birlikte şahit olacağımız söylenebilir. Hatta İngiltere haritasının da tetiklenmesi ve ve az bir bölgesinin izlenebilir olması, İngiltere, Kraliyet Ailesi, Londra başlıklı manşetler göreceğimizi fısıldamakta. 134 Saros no.ya sahip tutulmanın ilk başlangıcı 1 Nisan 1550 yılında; bu sıra no. ile son tutulma 9 Ocak 2001 yılında yine Tam tutulma olarak gerçekleşmiş; o zaman Güneş Koç burcunda imiş ve Mars ile Venüs karesi aktifmiş, ayrıca Güneş yöneticisi tarafından tetiklenmekte imiş. Bu durum mikro ya da makro olarak ilişkilerde mücadeleci bir hava estirtecektir.

Vedik hesaplamalarına göre Pushyami nakşatrasının, 2. Pada'sında gerçekleşecek tutulma Merkür etkisinde. Kısa ve hızlı etkiler veren bu nakşatra hızlı gelişmeler karşısında organize olabilmeyi ve planlama yapmayı şart tutuyor. Sabır ve pratiklik bu nakşatranın yöneticisi Satürn ile birebir uyuşmakta. Pada yöneticisi Merkür ise Uranüsten sert bir kare almakta; dünyevi isteklerin yükselmesi, hırsın artması ile bağlantılı. Bu süreçte çelik gibi sinirlere ihtiyacımız olacak ve zihnimizi kontrol edebilmek, eylemleri iyi yönetebilmek büyük fırsatları beraberinde getirecek..


1. Bölüm / Teknik;
Kutsal kitaplarda adı geçen ve ABD natal Güneş'i ile kavuşumda olan Sirius yıldızının da içinde bulunduğu Büyük Köpek Takımyıldızı'nda (Canis Majör) gerçekleşecek olan tutulma insanoğlunun dostu ve korunmasını ifade eder anlamlar içerebilir ilk bakışta. Orion'un iki büyük köpeğinden büyük olanı temsil eden bu takımyıldız Avcı'nın hemen önünde Tavşan'ı (Lepus) kovalar haldedir. Aslan burcunun 1. dekanatına denk gelen bu bölge atalarla, geçmişler, köklerle, aile büyükleri ve milli duygularla olan bağlantıları ifade etmekte. Ay'ın bu bölgede belirli bir gücü olmamasına rağmen, genel olarak maddi zenginlik açısından olumlu kabul edilmiş. Maddi miras ya da köklerimizden miras aldığımız karakter özelliklerini ifade edebiliyor yani yeteneklerimizi, genetik kayıtlarımızı. Durum her ne olursa olsun aileye sadakat ve bağlılık, ailevi ve milli değerler test edilebilir. Aile, vatan, ırk ile kuvvetlice tanımlanmak adına üzerinizde baskı hissedebilirsiniz. Aile üyeleri ve halk arasında yoğun zihin ve iletişim trafiği görülebilir. Hoşlanmasanız da çocuksu ya da eskimiz davranış modellerinizden, geleneklerinizden bu zamanlarda kopmak zordur. Olumlu yanında, yaşlı ve olgun kuşağa saygı vardır. Atalara, büyüklere olan bağlantı daha yoğunlaşır. Birinin arkanızda sizi koruyor olması güven veren bir histir. Olumsuz olarak, aile birliği ya da ulus kavramı parçalanabilir ve acı tecrübeler yaşanabilir. Uzun zamandır görmediğiniz ya da kayıp aile üyeleri ile bağlantı ve iletişim kurmak adına olumlu bir süreçtir. 

Aludra, Tutulma'ya en yakın sabit yıldız olarak ele alınabilir. Güneş de Tarazed ve Altair ile temasta.
Tarazed; stres, agresyon, başarı hırsı, savaş, mücadele, cesaret, savaş köpekleri, çocuk kaçırmaları ile ilgili. Kartal (Aquila) tkyıldızından ki bu grubun en önemli yıldızı Altair de 1 derece Kova bölgesinde; Güçlü Erdemlerin Yıldızı olarak, Emperyalizmi ifade ettiği bilinir. Kartal ABD'yi etkileyecek görünüyor. B. Brady, Altair için, halkın onuru, ünlüler, üstler, kıskançlıklar, sağlık sorunları ve zehirli hayvan ısırıkları olarak yorum yapmış. Robson ise cesur olmak, kararlılık ama dikkatsizlik, bağımsızlığa ve kararlılığa saygı duymak demiş. Altair, Kartal tkyıldızının kalbindedir ve tutkuyu, sevgiyi ifade ettiği söylenmiş; kalben arzuları. Genç ve yaşlı erkeklerin bazı cinsiyetle ilgili belirsizliklerine işaret edebildiği ve özellikle önümüzdeki dönem bazı pedofili davalarını ortaya çıkarmasına etkisi olabileceği düşünülebilir. Aludra, Ay'a yakın dedik; bakir ve bakireleri anlatabiliyor. Aynı tkyıldızda Wezen ve Adara'da da bu etkiler var. Manilius, B. Köpek tkyıldızı için; dizginsiz ruhları ve zorlu kalpleri gündeme getirebilir, babalar oğullarına öfke duyabilir demiş ve toplumsal korku duygusunun bu süreçte yükselebileceğini ifade etmiş. Aludra'nın belirli bir mitolojik hikayesi yok, ama Güneş'in ışığını Tutulma sırasında Ay yansıtacak; bu da önemli bir etki yaratacak. Robsan ek olarak Altair için; büyük hayal gücü, güçlü tutkular, zorlu istekler, baskın karakter, diğerleri üzerinde etki, dürtüsellik, keskin zeka, kimyasal araştırmalar notları yazmış. Altair, cesurdur, kendine güvenir, yiğittir ama inatçı değildir, büyük ancak geçici zenginlik ve komuta yeteneği verir, kan dökme ile suçları ve zehirlenmeleri ifade edebilir.


Aludra'daki Ay, Fransa'dan diğer ülkelere yayılan protestocu sarı yelekleri de anımsatıyor bana. Canis Majör, sadık köpek, sıradan adam. Ancak bu takım yıldız aslında köpeği tanrısallaştırmakta; sanki halkın, sıradan olanın söz sahibi olması gibi. İtalyanca'da çoğu yemin kelimesinde "köpek" kelimesi geçer demişti bir arkadaşım; Porco Cane (domuz köpek), Dio cane (Köpek Tanrı), Porco Dio (Domuz Tanrı) gibi. Bu arada hemen aklıma Şubat 2019 itibarı ile Çin takvimine göre Köpek yılından çıkıp Domuz yılına gireceğimiz aklıma geldi. İlginç bir eşzamanlılık mı yoksa belirli bir döngü mü? cevabı size bırakıyorum.

Seçkinlerin yetenek avcısı Altair ise Güneş ile birlikte bu kez. Jüpiter'in kartalı gökyüzünden yeryüzüne inip, hoş ve genç görünümlü hizmetkarlar seçer. Dizileri düşünün bir, hani çok zengin aileleri anlatan; ziyafetlerinde genç ve hoş görünümlü hizmetkarlar servis yapar. Sonuçta biliyoruz ki dünyayı kontrol için savaşlar çıkaran elit gruplar var; aralarında narsist ve acımasız olanlar tabii ki çok sayıda. Çoğu haber kaynağında bazı gizli örgüt ve tarikatların dünyada çocuk ticaretine ve pedofili suçlarına ait haberler okuduk. Özel ihtiyaçlar için kurulmuş, eğitim ve sağlık kurumlarında savunmasız çocukların istismara uğradığını duyuyoruz. İşte bu tarz başlıkları artması önümüzdeki dönemde beni ürkütüyor. 0 derece Aslan tutulması bizleri köklerimize, atalarımıza ve en eski geleneklerimize, kurallarımıza hatta ritüellerimize bağlarken, Jüpiter'in kovalayan yetenek avcısı bu tarz eğilimleri de önümüzdeki süreçte görünür hale getirebilir, sansasyonel haberler duyabiliriz.



2. Bölüm / Pratik;
Ay Tutulmaları, dolunaylardan daha güçlü olarak duyguların zirve yaptığı zamanlardır; etkileri 6 ay ve bu kez bu 6 ayın son 4 ayı daha etkili. Özel yaşam, aile, yuva, vatan, ilişkiler ve duygusal dünya üzerinde önemli gelişmeler içerir. İlişkilerimizle ilgili objektivite şart olur, duygusal ihtiyaçlarımızı saklamak zorlaşır ve dolayısı ile bazı dengesizlikleri ve uyumsuzlukları beraberinde getirir. Bunlar belirli döngüler; yüksek benliklerimize artık hizmet etmeyen şeyleri temizlemek, salıvermek adına olumlu süreçler. Güneş'in parlak ışığı, Güneş Tutulması'ndan bu yana ortaya çıkan birincil önemli ilişkilerimizdeki sorunları aydınlatmak için bilinçaltımıza ışık tutar. Ay Tutulması'nda Dünya, Ay ve Güneş arasına yerleşir. Son 6 aydır işlerimizin nasıl ilerlediğine, geliştiğine bağlı olarak, son Güneş Tutulması (6 Ocak 2019) sırasında ektiğiniz tohumların meyveleri görünür olur bu dönemde. Ancak genel anlamda stres söz konusu ise, bu ekilen tohumlar üzerinde baskı vardır; tabii bu durumda tohum oluşumu üzerinde olumsuz etkiler oluşur. Kişisel deneyimlerimiz ise genel olarak durumları nasıl ele aldığımız ve tutulmanın haritalarımıza kişisel etkilerin nasıl yapılandırıldığına bağlıdır. Biraz kasvetli bir hava verebilir; ama unutmayalım ki bu bir temizlik ve iyileştirme sürecidir. Tarih boyunca Ay tutulmaları kötü üne sahip olmuş; çünkü insanlar alışkanlıklarını bırakmakta hep zorlanırlar ve beklenmedik gelişmeler karşısında ilk önce şaşırır ve üzülürler. İnatla büyümeye direniyorsanız, Ay Tutulması gerçekten sarsıcı bir şekilde deneyimlenir. çaresizce salıverilmesi gereken büyük enerji, kişileri ürkütebilir. Bu bir kişi, bir alışkanlık, bir yaşam biçimi, bir kariyer olabilir. Ama bilin ki vadesi dolmuştur. Tutulma süreçleri son derece duygusal zamanlar olduğundan biraz sessizce oturmak ve beklemeyi bilmek, ne olduğunu / geldiğini dinlemek gerekir. Duygularımız psişik barometrelerimiz; utanmadan, korkmadan bu kan kırmızısı tutulmanın işaretlerini görmek, dinlemek için dikkatinizi toplayın. Gözyaşlarınızdan asla korkmayın; gözyaşları, okyanus incileridir ve en etkili doğal / kutsal arınma yöntemidir.

Uranüs etkisi ile yoğun dürtüsel reaksiyonları hızlı ruh hali değişimleri ve tabii dürtüsel çıkışlar, paniğe ve kaosa yol açabilir. Bu düzensiz enerjiyi kontrol etmekte zorlansak da güven ve irade adına kuvvet hissedebiliriz. Sabır, metanet ve otokontrol, stresli durumlarla karşı karşıya kaldığımızda aşırı tepki ve tartışma eğilimini engelleyebilir. Bu yüzden büyük adımlar atmadan önce mutlaka bekleyin ve uygulanabilir kararlar alın. Yakın ilişkilerde ani tutumlar, değişiklik yapmak adına uygun bir zaman değil. Yenilikler heyecan verici olabilir ama beraberinde hayal kırıklıkları ve üzüntüler getirebilir. Arkadaşlarımızdan aileden kaynaklanabilecek yoğun duygusal sorunlar bu süreçte oluşabilir. Normal rutinler sıkıcı gelecektir, bağlılık ve odaklanma isteyen her şeye sabrımız az olabilir. Zorlandığımızda ise isyan etmek kolaylaşabilir; gevşemekte zorlanabiliriz. Sinirsel gerginlik, konsantrasyon sorunları beklenmedik durumlarla büyüyebilir. İletişimde ifadede yanlış anlamalar, tartışmaları beraberinde getirebilir. Özgün fikirler ve atılımlara yol açabilecek detayları, farklı bir bakış açısı ile görme yeteneğimiz bu dönemde artabilir. Bir çoğumuz için şanslı eş zamanlılıklar, karşılaşmalar mümkün tabii. Yeni kurulan ilişkiler kısa ömürlü olabilir. Önemli açıklamalar yapmadan önce 2 kez düşünmeye özen gösterin; hatta seyahat bile planlarken diyebilirim. Anlık kararlardan uzak durmak şart. Esnek ve açık fikirli olmak, örn. aniden aracınız arızalandı ya da bilgisayarınız çöktü gibi durumlarla başetmenin ana anahtarı olacak.

Tutulma, paylaşmada cömert olmanın önemini vurgulamakta. Ortak temaların oluşması ve tohumların mümkün olduğunca daha fazla kişiye yayılması gerekliliği söz konusu. Hayırseverlik ve etrafımızdaki dünyanın büyüyüp geliştiğini kabul etmek önemli. Biriktirmek istediğimiz, kolkola yaşamak istediğimiz duyguları arttırabilir. Ceres, üzüntüler, kayıplar ve ayrılıklarla da ilgili ama karanlık kış günlerini yakında geride bırakacağız. Ceres'in Hades ile yaptığı anlaşmada, Persophene'nin 3 ay Hades ile 9 ay ise annesi ile kalması ile birlikte 3 ay kış ve 9 ay ilkbahar, yaz dönemi söz konusu olmuş mitolojik hikayesinde. Bu 3 ay kış, kıtlık ve soğuk günlermiş ama 9 ay bereket ve ışık söz konusu olmuş. Yardımlaşma ve hayırseverlik, birlik ve beraberlik, özdeğer duygusu açısından paha biçilmez fırsatlar içerecek. Bereket dolu fırsatlar sanki karanlık kış günlerinin ardından gelen bir uyanış gibi olacak. Estetik ve sanat alanında olumlu ve bereketli bir dönem var önümüzde; hoşgörü, minnet ve şükran duyguları birçoğumuz için önemli kapıların açılmasına yardım edecek. Aile ve vatan konuları fazlaca vurgulanabilir. Hatıralar, anılar, aile ve milli arşivleri korumak, geçmişi gelecek nesiller için muhafaza etmek önem kazanacak. Ceres tüm yönleri ile beslenmeye duyulan ihtiyaçtır; bu en temel ve maddi, manevi konuları gündeme getirebilir. Aile ve milli mirasımızı ilgilendiren önemli temalar içermekte bu tutulma. Millet, milliyetçilik, ırk, aile birlikleri önem kazanacak; tarikatçı ve ayrıştırıcı zihniyetten uzak durmak en iyisi. Populizm ile ilgili Ay Tutulmaları. Ay, ailevi ve milli genetik hafıza ile bağlantılı. Ay, halktır. Güneş bu tutulmada ile emperyal, kraliyet, hanedanlık havasında. Ay ve Güneş arasına giren Dünya ise bu iki enerji arasında denge yaratmakla yükümlü. Ya bu bağlantıda şalter tam inecek ve bağlantı kopacak, sanki sosyal medyada bir anda durma gibi, ya da ikisi arasında tansiyon tavan yapacak. Eskiden dinler, kitleleri kontrol altında tutuyordu; ama şimdi bu kavramlar arasında enerji kopuklukları artık tüm dünyada hissediliyor..

Ülkemiz için;
Ülkemizden seyredilmeyecek olan Ay Tutulması özellikle yönetici / idareci kişiler için fırsatlar verecek. Bu kişiler ya halkın, çalışanların seslerine kulak verecekler ya da krizlere ateş ile yaklaşacaklar. Bazı yöneticilerin kendi çıkarlarının peşinde olduğunu tabii ki ayan beyan göreceğiz.  ABD'nin önemli etki alacağı bu tutulma süreci, dengelerin değişmesine ve bazı doğal afetlere yol açabilir. 13 derece Koç Mars / 13 derece Oğlak Satürn ve ABD natal Güneş'i 14 derece Yengeç, ayrıca tutulma ABD natal Düğümleri üzerinde; daha fazla irdelemeye gerek yok zannediyorum. Son 2 yıldır sabit aksta olan tutulmaların sonuncusu olan Aslan Tutulması, bir çoğumuzun bakış açısını değiştirdi ve liderlerin odak noktası olmasına yol açtı. Artık ibre Yengeç burcuna yani Ay'a yani halka geçiyor. Artık öncü enerjiyi de ufaktan deneyimlemeye başladık. Sarsılmaz dediğimiz dengelerin değiştiğine şahit oluyoruz ki bu önemli bir değişim sürecine de işaret ediyor; hem de olukça isyankar ve uranüsyen havada. Belki emperyal güçler belki kraliyet aileleri, hanedanlar bu kez ibre yönünde. Günü kurtarmaya yönelik fikirlerin işe yaramadığını göreceğiz ki bu ekonomik açıdan kendini belirgin hissettirecek. Bir çok yöneticinin keskin fikir ve rota değişimlerine şahit oluyoruz ve olmaya devam edeceğiz. Londra, İngiltere önemli etki altında; Brexit kararları ses getirici olacaktır. En önemli gezegenlerin kendi burçlarında olduklarına şahit oluyoruz bu tutulma ile; tarihi şekillendirecek etkiler bunlar. Mars Koç'ta, Satürn Oğlak'ta, Jüpiter Yay'da ve Neptün Balık'ta. Bankalar, ilaç ve bilim firmaları, teknoloji, telekomünikasyon, havayolu ile ilgili yapılar etki altında. Parasal alanda önemli hamleler, müdahaleler olabilir önümüzdeki 6 aylık süreçte. Hızla yayılan kriz bankaları etki altına alabilir. Mars, tutulmadan 3 gün sonra Güneş tutulması derecesi olan 15 Oğlak ile kare açı içinde olacak ve ardından Uranüs ile kavuşum yaşayacak. Uranüs 2011'de Arap Baharı ile Ortadoğu'nun karışmasına neden oldu; şimdi sanki Mart'ta Boğa burcuna geçmeden son bir hamle kaldı anlamına geliyor. Dünyayı sarsacak bazı yönetici ölümleri ya da suikastleri yaşanabilir. Yukarıda da bahsettiğim gibi Ceres önemli bir pozisyonda; aile yapıları, milli duygular ve çocuklarla ilişkiler açısından dünyanın ne kadar yozlaştığını gözümüze sokacak. Asi Uranüs hem de Uranüs'ün son kez Koç burcunda olacağı bir tutulma arifesindeyiz; bir çok ülke, meslek, iş yönetiminde radikal değişimlere gebe. Bir anda oluşacak savaş, isyan, ayaklanma haberleri ile şaşıracağız. Serinkanlı olmak burada prim yapacaktır. 19 yıllık ilişkiler, ortaklıklar çok yoğun ve enerjisi yüksek bir sınavdan geçecek; havayı koklamadan başınızı camdan çıkartmayın derim. Tutulma ülke haritamızda Jüpiter ve Pluto orta noktasını tetiklemekte, Pluto natal Güneş'imizin Jüpiter ise Mc'mizin yöneticisi. Ülkemizin dünya genelinde alacağı kararların aslında ne kadar belirleyici olacağını buradan görebiliriz. Genel olarak anlamı;
"Jüpiter / Pluto
Prensip olarak; Öğrenmek, araştırmak, büyümek, genişlemek ve güç kazanmak yolunda muazzam istek, başarı vaadeden gelişmeler / büyüme, ilerlemek için durdurulamaz istek duymak, aşırıya kaçmak ve acımasızlık, işleri dönüştürebilme kuvveti, büyük hedeflere ve geniş kapsamlı fikirlere sahip olmak, sorunların üstesinden gelebilmek için her şeyi göz almak, dini fanatizm, yoğun güç arzusu, değişimler yolunda iyimserlik, kaçınılmaz dönüşümleri kabullenmek, büyük oranda tanınma ve maddi güç.
Sosyolojik olarak; büyük projeleri yönetenler ve liderlik edenler, ekonomi ve anayasa ile ilgilenen profesörler ve öğretim görevlileri, spekülatörler (piyasaları yönlendirenler), müsrifler."

Kısacası çok önemli bir kulvara giriş yaptık; bu dönemde alacağımız önlemler 2020'de daha zorlaşacak şartların da olumlu etki almasına yardım edecektir. O yüzden milli değerlerimizden, birlik ve beraberlikten kesinlikle ayrılmamamız şart görünüyor..


Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap

9 Ocak 2019 Çarşamba

Jüpiter / Neptün Kare Açısı (2019) - Astrolozi


Jüpiter, Kasım 2018 - Aralık 2019 arasında Yay burcunda seyahat edecek; son derece güçlü ve etkili bir transit, ancak beklentilerimiz için tuzaklardan korunmamız gerekecek. Jüpiter daha önce 23 Kasım 2006 ila 18 Aralık 2007 arasında Yay burcunda idi, yaşamlarımızda neler değişti?. Tabii bu kez aynı şekilde gelişmeler yaşamayacağız ancak benzer konular yaşamlarımıza taşınacak. 2007 yılında Jüpiter ve Neptün uyumlu etkileşimde idiler; Neptün Kova burcundan Yay'daki Jüpiter'e destek vermekteydi. Şimdi ise aralarındaki ilişki kare açı formunda..

2009 yılının Aralık ayında bu ikili kavuştu ve 2010 yılı bu etki altında geçti. Hala o döngü içindeyiz aslında. 2015 yılında ise karşıtlık yani dolunay fazı gerçekleşti; o zamana kadar büyüyen gelişen Jüpiter / Neptün etkileri bu tarihten sonra inişe geçti; bir nevi gerçeklerle ya da yalanlarla yüzleşmek gibiydi.. Dünya'daki ve ilkedeki gelişmeleri de göz önünde bulundurursanız bir nevi 2010'da başlayan aldatıcı, yanıltıcı, tasarımcı, sanatsal etkilerin bir çeşit zirve yaptığı bir yıl gibi denebilir. Terör olaylarının da yükseldiği bir yıl oldu 2015 ülke için..
* Paris'te mizah dergisi saldırısı
* Yunanistan'da sol partinin seçimleri kazanması
* Kanada'da liberal partinin kazanması
* Şili'de öğrenci ayaklanmaları
* Fransa'da en kanlı terör saldırısı
* Afganistan'da bir kadının linç edilmesi
* Sivil havacılık tarihinde 150 kişinin ölümüne sebep olan bir intihar vakası
* Papa'nın Ermeni olaylarına "soykırım" demesi ve Avrupa parlamentosunun soykırım tasarısını kabul etmesi
* Nepal depremi (20 atom bombası gücünde idi)
* FIFA'da yolsuzluk
* Göçmen krizi ve Bodrum kıyılarına vuran bebek cesedi
* New Horizons'un Pluton gezegenine ulaşması
* İran'ın nükleer görüşmeler sonucunda P5 + 1 ülkeleri ile anlaşması
* İncirlik'ten İŞİD'e ilk bombardıman
* Aziz Sancar'ın Nobel ödülü kazanması
* Hac'da facia
* Suriye sınırında Rus uçağının düşürülmesi
* S. Arabistan'da kadınların ilk kez oy vermesi

Ülkemizde ise;
* Sultanahmet'te canlı bomba saldırısı
* 4 Bakan için Meclis'te Divan yolunun kapatılması
* Özgecan cinayeti
* Suriy'de Şah Fırat operasyonu
* Savcı cinayetleri
* Bank Asya'nın TMSF'ye devri
* Vatan caddesi Emniyet Müdürlüğü'ne saldırı
* Sosyal ağlara erişim engelleri
* HDP mitingine bombalı saldırı
* HDP'nin seçimlerde barajı aşması
* Suruç saldırısı
* Dağlıca saldırısı ve diğer polise saldırılar
* Hürriyet Gazetesi'ne saldırı
* Ankara otobüs saldırısı ve Ankara'daki tarihin en kanlı terör saldırısı

Ağır gezegen etkileri tüm dünya ve insanlık üzerinde dolaylı / dolaysız durumlara neden olur. Kaynaklar bu açı için " duygusal idealizm, gerçekçi olmayan beklentiler, yanılmalar" ifadeleri kullanmış. Hayal kırıklıkları yarattığı gibi bu yanlış fikirler size mantıklı görünür. Bu açıyı olumlu değerlendirmek için Jüpiter'in vereceği fırsatları çok çok dikkatlice irdelemek gerek. Her adımdan önce araştırma yapmak, halim selim düşünmek, kılı kırk yarmak doğru olur. Genelde her zaman yaptığınızdan 1 adım daha fazla araştırma yapmak en uygunu; her duyduğumuza, gördüğümüze ilk adımda güvenmemek gibi. Ekstra durum tespitleri bizleri büyük hatalardan koruyacaktır.
13 Ocak 2019
16 Haziran 2019
21 Eylül 2019
Bu tarihlere bir işaret koyun; önemli yasal, seyahat, eğitim işlerinizi mümkünse bu tarihlere denk getirmeyin, bu tarihlerde önemli vaatlerde bulunmamaya çalışın. Bu süreçleri, sanatsal, müzik, sinema, fantezi gibi yaratıcılık gerektiren işlerle doldurmaya özen gösterin.

Jüpiter dendiğinde din, hukuk, etik, ahlak, obsesyon ve kültürel konularda aşırılıklar, fanatizmler görülebilir; bankacılık ve finans alanlarında gelişmeler yaşanabilir ve liberal politika, dogmatizm, kapitalizm, büyüme, genişleme başlıkları yükselir. Neptün ise politikada sağ görüş ile ilgili hatta bazı durumlarda sosyalizm ile bağlantılı olduğu söylenir. Sinsidir Neptün, sessizdir ve komplocu olabilir; isyana teşvik eder, dalgalanmalar, gizli komplolor, sahtekarlıklar, dolandırıcılıklar, skandallar hep Neptün ile ilgilidir. İlaç şirketleri, petrol konuları, denizaltı ve uzay araştırmaları, balık ve balıkçılar, denizyolları, denizde olan depremler, sanatsal ilham ile ilgili her meslek, sinema, fotoğrafçılık vs hep konularıdır. Sosyal medyayı anlatabilir; iyi bir aydınlatma ve kamera açıları ile ilgilidir; dolayısı ile makyaj teknikleri ile birini göz alıcı hale sokmak istiyorsanız astrolojik olarak Neptün etkisi denebilir. O kişi bir star gibi göz alıcı görünebilir. Neptün bir kişinin ya da bir şeyin çarpıcı ve hipnotik bir çekicilikle gerçeğinden çok farklı görünmesine yardım eder. Şahsen tanıdığınız birinin, bildiğiniz bir konunun aslında kökünde çok daha farklı şeyler barınmasına, gizlenmesine Neptün'ün sisli doğası yardım eder. Bu ileride hayal kırıklıklarına yol açar. Fantezi ve gerçeklik arasındaki malefik yani kare açı 2019 yılının tümüne damga vuracak; büyük skandallara tanık olabiliriz. İnançlarımız, dini konular, farklı bakış açıları ile ilgili algımız alt üst olabilir. Sosyal medyada görüp hayran olduğumuz bir çok kişi ile ilgili düşüncelerimiz bu yıl değişecek. Gördüklerimizin gerçek olmadığını düşündüğümüz sürece 2019 için sorun yok; bu yılın en büyük dersi bu olacak..

"Doğru olduğu görünüyor, demek ki doğru." görüşü değişiyor. Duman çıkan heryerde her zaman ateş yok. Örneğin, çok bilinen bir ürün, bir kişi, belki akademik bir kariyer ya da üst düzey biri, bir konu, bir inanç sistemi belki bir yönetim şekli veya -izm eki barındıran bir kavram, maalesef bir aldatmaca olabilir ve bu yıl bu anlaşılabilir. Başka bir örnek, yasal konularda yanılmalar verebilir; af konuları, gazeteciler, akademik tutuklular, yazarlar ile ilgili adaletsizlikler artık görünür olduğundan, adalet alanındaki yanlışlar için harekete geçmek istenebilir. Sosyal medya üzerinden yapılan tutuklamalar gündeme gelebilir. Örneğin ratingi yüksek bir tv programının perde arkasında başka niyetlere hizmet ettiği anlaşılabilir; insanların gözleri boyanıyordur ama gizli amaç başkadır. Tarikatlara paçalarını kaptıranlar manşetleri süsleyebilir. Enflasyon, ayarını kaybedebilir. Uzay ve bilinmeyenlerle ilgili önemli haberler bizleri afallatabilir. 

İlginç bir yıl olacak 2019; derin yaratıcılık, tecrübeler ve ruhsal bir uyanış yılı olarak damga olsun isteriz tabii. Şimdiye kadar inandıklarımızın, doğru bildiklerimizin gerçek olmadığını belki uyutulduğumuzu farkettiğimiz bir yıl gibi. Gerçek olamayacak kadar iyi / doğru bulduğumuz, öyle görü.nen şeylerden kaçınırken, vereceği coşku ve aşırı iyimserlik, problemleri yok zannettirmesin; gerçeğin peşinde olalım her zaman. Fanatik her duygudan uzak duralım. Sisli, puslu ayrıştırıcı her fikir bizden uzak olsun; Birlik ve beraberliğin önemine varalım. Önyargısız yapacağımız her araştırma, öğrenme, bilgi alma ihtiyacı, kafamızdaki belirsizlikleri dağıtacaktır. Ancak bir çoğumuz ise şişen balonlarının patlaması, utançlar, iflaslar, skandallar ve kayıplarla karşılaşacak; bu bir Karma yasası ve ağır gezegenler karşı konulması zor karmik etkiler barındırır. Hep birlikte yaşayıp göreceğiz; zira güneşin hiç bir zaman balçıkla sıvanmadığına da şahit olacağız. 2022'de yaşanacak Jüpiter ve Neptün'ün Balık burcunda yaşanacak kavuşumu ile 2010 yılı başında başlayan bir süreci de hep birlikte kapatacağız.. Daha etik, daha vicdanlı, daha yardımsever, daha ahlaklı ve adil olmaya hep birlikte ne kadar ihtiyacımız var o güne kadar anlayacağız..


Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap




6 Ocak 2019 Pazar

Uranüs Geri Hareketi Sonlanıyor (6 Ocak 2019)


Eski çağların insanı geceleri başını gökyüzüne doğru kaldırdığında muhteşem bir görüntüyle karşılaşıyordu. Bu birer elmas gibi parıldayan milyonlarca yıldızla bezenmiş gökkubbenin sır dolu çehresi insanlığı bugün de meşgul etmeyi sürdürüyor. Tüm bu güzelliğin arkasında gücün ve aklın görülmez bir yaratıcı tanrısının olduğu düşüncesi tüm kültürlerden bugüne kalan en temel inançtır. İnsanlık tarihinin en gelişmiş ve pek çok sırrını hâlâ ele vermeyen Mısır kültüründe gökyüzünün bu tanrısının adı Nut’tur. Nut üzeri yıldızlarla bezenmiş bir elbise giyer ve ayakları yere basar halde tüm vücuduyla öne doğru eğilerek yeryüzünün üzerinde bir köprü oluşracak biçimde elleriyle yeryüzüne dokunur ve simgesel olarak dünyanın ve insanlığın üzerinde duran gökkubbeyi oluşturur. 

Babil'de aynı tanrı Anu adıyla karşımıza çıkar. Babil dilinde isminin tam karşılığı "Gökyüzü" demektir. O "baş yaratıcı tanrı"dır, ancak ölümlülerin kavrayabileceklerinin ötesindedir. Antikiteye gelince "yıldızlarla bezeli gökyüzü" anlamına gelen ismiyle Ouranos veya Uranüs karşımıza çıkar. Bu tanrının transandental olma özelliğine paralel olarak resimlerine veya heykellerine çok nadiren rastlanır. Başta renkli kişiliğiyle mitolojik hikayenin en çok vukuatı olan tanrısı Zeus olmak üzere diğer bütün Yunan mitolojisinin yüksek sosyetesinden çok farklı özellikler taşır. O diğerleri gibi insansı zaaflar göstermeyen göksel bir tanrıdır. O diğer tanrılar ortaya çıkmadan daha önceleri var olan gücün sembolüydü ve gökyüzü aslında onun silüeti, resmiydi. Gökyüzü ile birlikte havayı ve malum uzayı da temsil eder. Belki de bu yüzden insanlar onun resmini yaratmak ihtiyacı duymadılar; O zaten çok güzeldi!

Yunan mitolojisinde, Uranüs, dünyayı yaratan yüksek bilinç olarak görünür. Uranüs, gökyüzünün sembolüdür ve orijinaldir. En önemli mitolojilerde bu figür yaratıcı olarak geçmektedir. Uranüs, cinsel açıdan Dünya ya da Gaia olarak bilinen Tabiat Ana’yı uyandırır. Mitolojiye göre, Gaia’yı tohum yağmuru ile hamile bırakmıştır ve böylece, Dünya ve gökyüzü birleşmiş ve hayat meydana gelmiştir. Yunan hikayesinin babası olarak bilinen Uranüs hayatın düğümlerini çözmüştür.
Uranüs, kısa sürede Gaia’dan zorlukla meydana gelen evlatlarını bulmuştur. Gaia, üç tane, yüz kollu dev, üç tane tepegöz (kiklops-tek gözlü dev) ve on iki Titan meydana getirmiştir.
Üç tepegöz Gaia ve Uranüs daha sonra tanrı figürleri olmuşlardır. Demir işçiliğine ışık ve şimşek ile biçim vererek yenilik getirmişlerdir. Daha sonra ukala ve inatçı olmaya başladıkları için sorunlar yaşamışlardır. Çok güçlü olan çocuklar topluma ayak uydurmakta güçlük çekmişlerdir (bu Kova’nm özelliklerinden biridir). Uranüs, çocuklarını karanlık yeraltı dünyasına atmıştır, orada durulacaklarını ummuştur. Ne var ki, Uranüs artık tükenmiş ve hayal kırıklığına uğramıştır, hiçbir evladının mükemmel olmadığını anlamıştır.

Bir gün, Uranüs Gaia’nın (tabiat ana) içine tekrar sokmak suretiyle çocuklarını teker teker gömmeye karar verir. Tahmin edebileceğiniz gibi, çocukların hepsini rahme geri sokmak çok acı verecek bir işlem olacaktır. Bir müddet sonra külfet o kadar ağır gelir ki, Gaia isyan eder. Gaia çocuklarından babalarının onlara yaptıklarının hesabını sormaları için gönüllü olmalarını ister. Titanların çoğu babasına karşı gelmek istemezler. Sadece çocukların en küçüğü olan Cronus (Satürn olarak da bilinir, olgun sorumluluğun gezegenidir) babasına karşı gelmeye cesaret eder. Muhtemelen adaleti sağlamak istediğinden kabul etmiştir; bu sorumluluk ona aittir. Babasının genital organlarını kesmek için orak kullanır ve onları denize fırlatır.
Bu vahşet sonrasında Uranüs’ün kanları Gaia’ya yayılmış ve Gaia tekrar hamile kalmıştır. Tüm çocuklara karşı büyük bir öfke doğurmuştur. Daha sonra bu öfke, dünyaya nefret ve vahşet saçacaktır. Uranüs çocuklarına karşı çok öfkelidir, Cronus’dan (Satürn) hıncını çıkarmak ister. Tüm bunlardan sonra iyi olan tek şey, Aşk tanrısı Afrodit’in (Venüs), köpükler arasında, bir deniz kabuğunun içinden doğuşudur. Cronus, mitolojiye göre, Uranüs’ün bu rahatsız edici davranışından ve yarattığı kaos ortamından kurtulmuştur.
Cronus’un (Satürn) bilge bir yönetici haline geldiğini düşünebilirsiniz ama bu doğru değildir. Aslında, Cronus giderek babası Uranüs’ün olduğundan daha kötü bir hal almıştır. Uranüs ve Gaia’nın geleceği görebilme yetenekleri vardır (Kova’nın diğer bir özelliği) ve Cronus’a olacakları anlatmışlardır ama o onları dinlememiştir.


Günümüze geri dönersek Uranüs, kollektif gezegenlerden biridir; transitleri kurulu düzenimiz ve dolayısıyla üzerinde ego inşaa ettiğimiz tüm değerlerimiz, bakış açılarımız, yani kendimizi güvende hissettiğimiz sınırlarımız zorlanır. Kollektif gezegenler bizi büyümeye zorlar, alışılmışın dışına çıkmaya ve tekamül etmeye, kendimizi aşmaya zorlar. Böylece hayat yolumuzda, misyonumuz doğrultusunda zorlukları aşmak, başarmak ve amaca ulaşmak söz konusu. Uranüs, bilincimizin gölgede kalan kısımlarını aniden aydınlatır, bizi sarsarak uyandırır; sanki bir yıldırım gibi özgürleşmemizi sağlar. Tabii etki altında kaldığımızda hayatımız kabusa dönüşebilir. Dengemiz, alışıl olduğumuz değerler bu noktada işlemez, varsayımlarımız geçersiz olur. O zavallı egomuz, ne yapacağını şaşırır, zira önüne gelen sorular daha evvel çalışmadığı yerdendir; adapte olabilmek için zamana ihtiyacı vardır ama Uranüs bu zamanı ona vermez. Dehayı, dahi aklı, bilimi, matematiksel zekayı, konuşma gücü yüksek kişileri, muhalif olan zekayı, üst aklı, üst iletişimi ve geleneğin dışındaki kuşağı da temsil eder. Dünyamız üzerinde sosyal, ekonomik etkiye sahiptir. Doğal felaketleri, uzay ve gökyüzü ile ilgili farklı sıradışı hareketleri, uçak ve gemi kazalarını, keşifleri ve gelişmeleri anlatır.

Uranüs de bir buz gezegenidir; 12 burcu yani tüm Zodyak'ı 84 yılda dolaşır. Bu süre, genelde bir insan ömrüne eş tutulur. Bir yılın içinde ortalama 3 ay geri harekette kalır. Bir burçta 7 yıl kalır; 2010'dan beri de Koç burcunda.. 2018 Mayıs ayı ile birlikte Boğa burcuna geçiş yaptı; ancak retrosu içinde 6 Kasım 2018'de tekrar Koç burcuna geri döndü.. 6 Mart 2019 itibarı ile Boğa burcuna kesin dönüş yapıyor. Bu konu ile ilgili Youtube videomu https://www.youtube.com/watch?v=HjlvYF8iFt0 adresinde bulabilirsiniz. Kuzeyden güneye dönen tek gezegendir yani diğer gezegenler gibi dönmez, bir nevi yuvarlanmadır bu; anarşist ruhlu ya.. Ve bu dönüş sırasında da manyetik bir ses çıkarır. Dört kutuplu bir gezegendir; doğu ve batısında da birer kutbu vardır. Kısacası 4 manyetik alanı bulunur. Güneş sisteminde en büyük manyetiksel alana sahip gezegendir. Atmosferinde büyük manyetik fırtınalara oluşur ve dolayısı ile sürekli elektrik üretir. Elektriği ve gökyüzünü temsil etmesi bundandır; bunlarla ilgili tüm kavramları içerir. Örneğin elektrikli aletlerdeki arızalar Merkür ile ilişkilendirilse de Uranüs'ün de etkisi altındadır. Ayrıca tüm hava araçlarını, uçakları, göçmen kuşları da temsil eder. Geleneksel hareketi normalde retrodur. Bu onun normal gezegen hareketidir, sanki düz hareket gibi. Düz harekete geçtiğinde ise, diğer gezegenlerde algıladığımız retro hareket etkisi yapar; yani geri hareketi olumlu olan tek gezegendir.

7 Ağustos 2018'te Uranüs 2 derece Boğa burcundan geri hareketine başlamıştı; 6 Ocak 2019'da  bu geri hareket Koç burcunun 28. derecesinde sona eriyor.. Aslında Uranüs retrosu, diğer gezegenlerin geri hareketlerine göre daha sakindir; o yıldırım etkisi biraz azalmış gibidir. İleri hareketinde ani, sürpriz gelişmeler yıldırım hızıyla gelir; ani ödüller, hızlı değişimler oluşur. Uranüs haritanızda bulunduğu ev konusuna ve açılarına göre yaşamınızın hızlanmasına neden olacaktır. Sinirli bir gezegendir diyebiliriz, elektrik yüklü ya, dolayısıyla sinir sistemini, asabiyeti, sinir ağlarını, beyin hastalıklarını, tümörleri, siyatik sinirlerini, kol ve bacaklardaki kasları, hatta felçleri temsil eder. İleri hareketi, diğer gezegenlerden almış olduğu açı değerlerine göre bazen çok gergin, karışık, ani, farkındalığa ulaşmaya çalışırken sabırsız davranan problemli gelişmelere neden olabilir. Uranüs ayrıca kazaları da temsil eder, sert açılarında kaza haberleri eksik olmaz. Uranüs ayrıca, iki cinsiyetin karışımını yani eşcinselliği de temsil eder.
Uranüs, evrensel zekadır; ani kavrayış, anlayış, uyanış Koç burcu etkisiyle ani harekete geçme, tek başına harekete cesaret, hayata tutunabilme kapasitesi içimizde uyanır. Bu burçta bulunuşu yeniden doğuş enerjisi verecektir. O geçmişle kesinlikle alakalı değildir, karmik etkiler taşımaz. Sadece yeni ile ve gelecekle ilgilenir. Ancak mitolojisindeki gibi, eğer ana rahminden çıkmak istemezsek, yani kendimizi güvenli hissettiğimiz alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımzı ağır basıyorsa, kişiliğimizi, kendimizi, özgürlüğümüzü kaybetmek durumunda kalabiliriz. Uranüs bu noktada, ani hareketlerle bizi o saklandığımız inimizden dışarı çıkartarak bizi aydınlığa kavuşturmaya çalışır. Bizim görevimiz ise yeniyi kucaklamak, zorlansak da Koç burcu enerjisi ile cesaret ve ataklık göstermek ve kendimizi güçlü bir kimlik ve güvenle öne çıkartabilmek.. Böylece ileri harekete geçen Uranüs transiti başarılı olup bizi bütün haline getirebilir ve bizi ileriye taşıyabilir. Savaşa hazır olun, mücadeleye hazır olun, içinizdeki kahramanı artık ortaya koyun.. Bu kahraman değişik yollarla test edilecektir; eğer isteksiz, korkak ve üşengeç davranışlar sergilersek, işimiz oldukça zor olacaktır.. Yeni deneyimler, alışılmadık gelişmeler içimizdeki bu kahramanı yeni yetenekler ve kabiliyetler edinebilmesi için harekete geçirmek üzere artık  düz harekete geçiyor.. Alışılmış rutin olanın dışına, sürünün dışına çıkarak insan olmayı becereceğiz. Beklenmeyeni beklemek Uranüs'tür. Evren düzeni sevmez; yolculuğunda bile yalpalayarak, sesler çıkararak ilerleyen bu gezegen düzensizlikler yaratarak içimizdeki hayvani yanlarımızı insana çevirmeye çalışacak. Herkes gibi olmamak isteyen, farklılık arayan yanlarımız Uranüs'ün emri altında.

Burada hepimizin kalıplaşmış düşünceleri, şartlanmalarımızı yıkarak, zihinlerimizi açıp bizi yeni bilgileri almaya açık hale getiriyor. Her şeyden öte, ‘Kendini bilmek’ artık önem kazanıyor. Özgürleşme arzumuz artıyor. Uranüs teknolojiyi temsil etiği için devrim niteliğinde teknolojik yenilikler göreceğiz. Uranüsün ait olduğu burç, Kova burcu arkadaşlığı temsil eder. Bu dönem arkadaşlık en yüceltilmiş haliyle karşımıza çıkıyor, en asil yönüyle – anlayış, işbirliği ve kardeşlik olarak. Sevgi ve arkadaşlığın sahiplenme ya da ego ile hiçbir ilgisi olmayacak. Yeni Çağ’da sevgiye yönelik “sen bana aitsin” fikri sona eriyor. Hayatımızda çıkara dayalı ya da para gibi art niyetle kurulan arkadaşlıklara yer kalmayacak.


Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap

30 Aralık 2018 Pazar

Parçalı Güneş Tutulması / 6 Ocak 2019 - Astrolozi


6 Ocak 2019'da saat 04:28'de Oğlak burcunun 15. derecesinde Güneş parçalı olarak kısmi tutulacak; Ay, Güneş ve Dünya arasına yerleşecek. Bu tutulma 6 aylık bir sürecin bitişini ve bir yenisinin başlangıcını müjdelemekte. Güneş tutulmaları turbo şarjşı Yeniay enerjisi taşır; yeni tohumlama, yeni başlangıçlar adına uygun olarak nitelendirilir. Sanki boş bir tuvalde çalışmak gibi. Ay, Güneş ve Dünya arasında enerji kesintisine yol açar; bazı şeyleri de bozar tabii..  Alışılmış tutumları, bağımlılıkları, düzeni kırar; bu sanki bir çeşit kozmik "yeniden başlat" düğmesi gibidir. Bir süreliğine eril yani sol beyin enerjisini siler ve dişil yani sağ beyin içgüdüsel / sezgisel enerji ile dolar. Bu bilinçli olduğumuz uyanık bir anda, rüya gördüğümüzü farketmek gibidir. Güneş tutulmalarının gücü, sanki her şeyi yapabilirmişiz gibi hissetmemize yol açar. Bu harika ve yoğun enerjiler altında bazen hangi yöne gideceğimizi bilememek ve kişinin gücünden korkması söz konusu olur. Dengeli sağ ve sol beyinden gelen öngörüleri arttırır. Sahip olduğumuz dengesizlikleri bize göstermek açısından ise çok isabetlidir. Örneğin tek ayak üzerinde ayakta durduğunuzu düşünün; Tutulma bir anafor oluşturuyor ve siz sağa sola sallanmaya başlıyorsunuz. Titreşim miktarı sizin ne kadar merkezlendiğinize bağlı olarak sizi sarsar. Tutulmalar bizleri öze sürükleyen bir uyanış gibidir ve sıradışı ilhamlar verir. Dengede kalmanızı ve düşecek kadar sallanmamanızı öneririm; bu sağ ve sol, eril ve dişil, mantık ve duygular arasındaki sağlam dengelemeye bağlıdır.

Ay Duraklarından Belde durağında gerçekleşecek Güneş Tutulması için kadim astrologlar olumsuz yorumlar yapmışlar ve otorite figürlerinden gelebilecek ölüm haberlerinden bahsetmişler. Vedik astrolojiye göre ise Purva Aşhadha'nın 3. padasında gerçekleşecek tutulma Venüs yönetiminde, biraz tembellik etkilerine sahip ancak grup çalışmalarına müsait bir konumda. Ortaklı işlerden ve dünyevi işlerde başarı da vaadediyor bir çoğumuza.  Özellikle denizle ilgili işleri, denizcileri, kaptanları, gemi endüstrisini, balıkçıları, şairleri, yazarları, ressamları, kostüm tasarımcılarını, kuaförleri, güzellik uzmanlarını, moda uzmanlarını, mankenleri, modelleri, sahne sanatçılarını ve TV yıldızlarını anlatıyor vedik astrolojide. Kişiye rekabetçi ve mücadeleci enerjilerin gerekliliğini anlatan bir bölge; özellikle bir projenizi, bir ürününüzü tanıtıyorsanız, başarı söz konusu diyebiliriz. Şöyle bir bakılınca Oğlak burcunun 2. dekanının Venüs tarafından yönetildiğini Batı astrolojisi için de söyleyebiliriz ve öncü gruba ait tutulmaların politik konularla, hükümet ve yönetim değişiklikleriyle, devlet işleyişinde değişikliklerle ve insanlar arasındaki  devrimlerle ilişkili olduğunu kayıtlarda bulabilirsiniz. Sepharial'ın Tutulmalar adlı kitabında ise 2. dekan Oğlak'ta gerçekleşen Güneş Tutulmaları'nın paralı askerlerin, komutanlarına karşı çıkmaya yönelten etkiler barındırdığı yazılıdır.; bu başkaldırıları zaten bir süredir dünya basınında izlemekteyiz.



1. Bölüm - Teknik..
Ülkemizden seyredilmeyecek olan tutulma daha çok Asya'dan izleneceği üzere, Endonezya, Japonya, Çin, Kuzey ve Güney Kore üzerinde etkili. 122 ve Güney 2 Saros ailesine üye söz konusu tutulma ilk kez 17 Nisan 991'de start almış; o tarihte 2 derece Boğa'da imiş ve 4 derece Kova'daki Uranüs ile sert bir kareye sahipmiş. Bu seriye ait tutulmalar hep Güney Düğüm tarafında gerçekleşmiş. Unutmamak gerekir ki, şimdiki tutulma her ne kadar olumlu açılara sahip olsa da, ruhunda bu Uranüs karesi mevcut. Uranüs ise isyanları, devrimleri, grevleri, uyuşmazlıkları, insanların yer değişimlerini yani göçlerini ve kırılmalara neden olabilecek ani felaketleri ifade edebiliyor. Bu kez, Satürn ve Pluto kavuşumu ve Neptün sextili var haritada. Satürn ölümleri, kıtlığı, her türlü sıkıntıyı anlattığı gibi, Pluto çok önemli sistem değişimlerini ve ölümleri ifade edebiliyor. Neptün ise tuzakları, gizli saldırıları, düzenbazlıkları, entrikaları, gizli düşmanlıkları anlatıyor. 20. yüzyılda, bugünden önce en son 25 Aralık 2000'de 4 derece Oğlak'ta yaşanmış; bir sonraki ise 16 Ocak 2037'de 25 derece Oğlak'ta gerçekleşecek. İlginç tarihler var geçmişinde;
15 Aralık 1982'de 22 derece Yay'da ve
4 Aralık 1964'te 11 derece Yay'da olmuş..
1964 yıllarında İnsan Hakları Kanunu'nun, ABD'nin ilk savunma birliklerinin Vietnam'a gitmesinin, Brejnev'in Komünist Parti'de görev almasının, Çin'in ilk atom bombasını atışının, Malcolm X ile bağlantılı ayaklanmaların ve Fransa'nın Nato'dan çekilişinin haberleri yansımız manşetlere. Görüldüğü üzere oldukça Uranüs kokulu gelişmeler yaşanmış.. 1982 sonu yaşanan tutulma için de internet üzerinde 1983 Dünya olarak arama yaparsanız ilginç olaylar yaşandığını görebilirsiniz.

Şimdi biraz da gökyüzüne çıkalım;



Güneş Tutulması 15 derece Oğlak burcunda kısmi olarak yaşanacak; yani Güneş tamamen kapanmayacak. Bu bölge gökyüzünde Lyra - Harp / Çalgı - Arp takımyıldızına ait bir alan; 14 derece Oğlak'taki Vega / Çoban Yıldızı ise bu takımyıldızın ve hatta Kuzey Yarım Küre'nin en önemli yıldızlarından. Çok güçlü ve önemli olumlu etkileri var Güneş ile birleştiğinde; oldukça şiirsel ve müzikal enerjilere sahip. Oğlak 2. dekan genel olarak mimarlığı, işçiliği anlatabiliyor; ilham ile gelen bir yaratıcılıktan bahsetmek doğru olur. Hassas ancak kuvvetli bir vücudu anlatır. Bu dönemde toprak kuru ve sert olur; verimlilik için sabretmek, beklemek gerekir. Tutulmadan iyi bir sonuç almak için demek ki özenle çalışmak, yapılandırmak, inşa etmek ve organizasyon gerekecek. Bu dekanın sert etkileri için belki sadece keyfi, hazları ertelemek gerekecek diyebiliriz. Değişin yaşayan kişilerin belki biraz kendilerini geri çekmeleri, biraz yalnız kalmaları gerekebilir. Söz konusu tutulmanın baştan çıkarıcı bir havası var; örneğin bir iş anlaşması imzalıyorsunuz, belki cazibenizi de kullanmak durumunda kalacaksınız gibi. Etki alan harita sahipleri için maddi güç ve ün artınca, çevredekilerin şaşkınlıklarına maruz kalabileceklerini ve belki de çıkarcı, aldatıcı kişilerle bir araya gelebileceklerini söyleyebiliriz. Sinsi etkiler bulunsa da sanki altın bulan definecilerin işaretleri var. Oğlak burcunun 2. dekanının acımasız ve sert yanı, kitaplarda piramitlere tırmanmak gibi olarak anlatılır. Zoru başarmak, çok çalışmak, emek vermek.. Oğlak inşa etmeyi sever; o yüzden heykeltraşları da anlatır. İnce ince işlemek gerekir işleri.. Haritada Neptün sextili özellikle yaratıcılıkla, sanatla ilgili yeni projelerde çalışanlar için muazzam bir başarıdan, yetenekten ve ilhamdan söz ettiriyor.

Şimdi sıra muhteşem yıldız Vega'da / Çoban Yıldızı;
Robson; sahtekarlıklar, yazılanlardan dolayı görülen zararlar, sağlıksız şartlar, iş dünyasında başarı, maaş ve emeklilik ikramiyeleri, maddi kazanç yolu ile aldanmalar olarak yorumlamış.. Güneş ile beraber bu yıldızın şerefsizliklere, samimiyetsiz arkadaşlara, kamusal alanda rezaletlere, sahteciliklere, sağlık açısından olumsuzluklara işaret etmiş.
B. Brady; merhametli bir lider, özenli dikkat, insani konulara odaklanmak, yüksek beklentiler, bir kurtarıcı aramak, demiş..
R. Ebertin ise; idealizm, yarar sağlamak, umut, nezaket, değişken etkiler, dikkatli ancak sinsi enerjilerin yanı sıra, kozmik enerjilerle birlikte uyum ve ilham sağladığını belirtmiş, yani sanatsal yanına işaret etmiş. Ayrıca müzik, oyunculuk ve sanatsal yetenek vermesi, yüksek standartlarda iyi bir yaşam hedeflemesine de işaret etmiş. Zenginliklere ve popülerliğe yol açan yıldızın ayrıca inançsal, manevi ve tasavvuf eğiliminden de bahsetmiş. Vega, vücutta sağ dizin arkasını yönetirmiş ve ego ile ilişkili imiş. Ebertin, eski yaşamlardan bu yaşama taşınan bir egodan bahsetmiş. 
Genel olarak toparlamak gerekirse; sadakat, namus, müzikal, tiyatro, divalar, konserler, tanıtımlar, yüksek statüdeki kişiler, politik gizlilikler, gangesterler, medya şöhretleri, hanedanlar, plastik ceraahi, sahtecilik, başarı, zirve, züppelik, hırsızlık, suç faaliyetleri, işkenceler, cezalar da diğer kayıtlarda genel Vega etkileri olarak sıralanmış.

Vega ve Lyra / Çalgı derin olarak araştırıldığında kesinlikle servetten ve biraz da gösterişçilikten bahsedildiğini görüyoruz. Dağa tırmanış keçiye yakışır; Oğlak ise Satürn ile yönetilir; bu demek oluyor Güneş ve Satürn kavuşumu ile zorluğu ve otoriteyi bu süreçte ikiye katlıyoruz. Manilius, 1. yy.da yazdığı Astronomica eserinde bu takımyıldızın, Yay bölgesine düşen diğer yıldızları için, "kaplanları bile yumuşatan, aslanları kurtaran, fillerle konuşan" diye yazmış; müthiş bir zekaya, hıza ve akıl almaz bir bilgi birikiminden ayrıca tabii müthiş bir güçten bahsetmek yanlış olmaz. Kısacası Oğlak 2. dekan sanki yapılamayanı yapmak ve elde etmek demek..


2. Bölüm / Pratik..
Tutulma haritasına Satürn kavuşumu ciddiyet ve konservatif bir hava katmakta; Neptün desteği ile birlikte gelişen büyüyen bir iş anlaşması gibi. Özellikle sanatsal, kreatif işlerde cesaret verecek etkiler. Küçük projelerin büyümesi için çok elverişli. Satürn'ün kısıtlayıcı etkilerini yumuşatan su enerjisi ile dolu Neptün, sorumluluk gerektiren görevlerde, disiplinli çalışma için özveri bahşedebilir. Ekstra sorumluluklar almanız gerekebilir; bunlar tanınma ve terfi için gerekli olabilir. Bir kaya gibi olmak, kararlı ve bilge davranmak sayesinde popülerlik artabilir. Hedeflere ulaşmak adına eli taşın altına sokmak ve gereksiz yüklerden kurtulmak gerekecek. Duyarlılık artıyor. ilhamlar büyüyor, sezgisel / psişik yetenekler genişliyor. Empati ve affedicilik sözlere bile gerek kalmadan anlaşmayı sağlayabilir. Yardımseverlik artacağı gibi bu kişisel özgüveni ve tatmini oluşturacak. Grup aktiviteleri ve inançlarla ilgili maneviyatla ilgili çalışmalar artabilir ve öz anlayış, öz farkındalık artabilir. Manevi arayışların maddi dünyada karşılık bulması söz konusu. Sıkı çalışma, mantık, gerçekçi tutumlar hayalleri gerçeğe dönüştürebilir. Sınırlarımızı idrak edeceğiz. Ruhsal hedefleriniz, büyük resme nasıl uyuyor, göreceğiz. Kendimizi inkar etmeden, aşırı bir fedakarlık yapmadan sabır ve özdisiplin sayesinde önemli aşamalar katedilebilir. Diğerlerine bağlılık, hizmet, manevi idrakı besleyecek ve bu duygular yolumuzda ilerlerken bizlere yardımcı olacak. Bireysel haritalarda olumlu etkilere sahip bir süreç var önümüzde; özellikle yaratıcılığınızı kullanıyorsanız. Bazı projeler ilk zamanlar başarı vaadetmiyormuş gibi görünse de ilerleyen zamanda çıta yükselecektir; uzun vadede olumlu etkiler var. Yeni girişimlerinizde etik, ahlaki kurallara uyuyorsanız, sabırlı ve çalışkansanız başarı pek uzakta değil. Ciddi işlere, büyük projelere işaret ediyor Satürn ve Pluto orta noktası; Neptün ile idealizm ve hayallerin gerçeğe dönüşmesinden bahsedebiliriz.

Neptün'ün aldatıcı yanı tutkuları, ihtirasları, beklentileri büyütebilir; ayaklarınız yere sağlam basmalı. Güneş tutulmalarında enerjiler daha biçimlenmemiştir, belirsizdir ilk zamanlarda ve kararsızdır. Gelgit enerji bir anda herşeyi değiştirebilir. Bir ütopya yaratmayın kafanızda; özverinizi tüketmeyin. Ay'ın besleyici yönü dünyayı canlandırmada kişiler arası bir rol üstlenebilir. Tanıtımlar için çok olumlu bir süreç; Pluto ile sanki propaganda gibi. Neptün'ün buğulu, ışıltılı hali sert etkiler biraz dağılıyor, yumuşuyor. İlişkilerde yanılsamalar var. Bu etki altında başlayan ilişkilerde dikkatli olmak lazım; romantik etki ile başlayan bir ilişki bir anda bir sis gibi dağılabilir. Bu dönem, sanatın, yaratıcılığın kalpleri yumuşatacağı, şifalandıracağı enerjiler barındırmakta.

Dünya ve ülkemiz açısından bu kadar iyimser yrumlar yapmak bilmem doğru olur mu? Gezegenlerin tutulma haritasında bulundukları derecelerden ziyade Antiscia derecelerini göz önüne aldığımızda o kadar da huzur dolu bir süreçten dünya için bahsetmek mümkün değil; Pluto Antares ile, Tutulma derecesine Neptün kare yapıyor, Chiron'un problematik açıları var, Jüpiter tutulma derecesine çok çok yakın.. Antiscia dereceleri olarak. Aslında gördüğümüzün ardında daha hayal kırıklıklarına açık bir hava var. Bu durumda genel olarak olur olmaz herşeyin peşine düşmek büyük hata olur. Çocuklar ve gençlerle ilgili bazı konuların önümüzdeki 6 ay gündemde olabileceğini söyleyebiliriz; örn. çocuk evlilikleri ya da tacizleri, eğitim, çocukları kullanan tarikatlar, Vatikan'daki çocuklarla ilgili tacizler ve dünyadaki bazı ritüeller vs. Medya da çok da düzgün olarak nitelendirdiğimiz bazı kişilerin aslında çok merhametsiz olduklarına şahit olacağız. Politikacılar ya da gündemde olan bazı isimlerin verdikleri büyük vaatlerin pek de gerçek olamayacağını idrak edeceğiz ki o kişilerde önemli yüzleşmeler yaşayacaklar. İnsanları manipüle etmeye çalışan, bir çok şeye çomak sokan bazı kesimlerin şimdi olayları dindirmeye çalıştıklarını göreceğiz. Ortadoğu tutulmadan etki alıyor; önemli gelişmeler arifesindeyiz. Bir takım operasyonlar yüreğimizi ağzımıza getirebilir. Ekonumik olarak etki alacağımızı zaten bahsetmemize gerek yok. Enflasyon rakamlarının beklendiği gibi aşağıya değil yukarıya doğru ivme kazanacağını düşünüyorum. Tutulma süreci bizleri ya insani duygularımıza, manevi yanımıza yaklaştıracak ya da tam tersi, dünyevi yüzeyde gördüklerimizin peşinden sığ bir biçimde ilerleyeceğiz. Bu süreçte çalışmak, sorumluluk almak, emek vermek çok ama çok önemli; bu özveriler yıl sonunda büyük başarıları beraberinde getirecek. Haritada Hava elementinde yerleşim yok ve Toprak yoğun.. Bu durum ülkelerarası ilişkilerde sorun yaratabilir; sorunları farketmede geç kalınabilir. Çıkarları aşırı önemsemek, yeniliklere açık olmayı, orta noktayı bulmayı geciktirecektir. Geçmişte yarım kalan bazı konular bu kez önümüze sert ve hızlı bir şekilde tekrar gelebilir. Bazı önemli kişilerin skandal haberleri, bağımlılıkları, uğradıkları saldırılar ortaya dökülebilir ve siyaset de sertleşebilir. Mantık olmaz ise olmazlardan olacak. Tutulma görünümleri bazı liderleri ve bazı önemli markaları zorlayacak cinsten. Irkçılık, mülteciler, 2019'da çoğu manşet haberlerini oluşturabilir ki insanları ayrıştırmaya zorlayıcı manipülasyonlara hep beraber şahit olacağız. Bazı kanunların güncellenmesi, yasaların değişmesi muhtemel. Her alanda güç dengelerinin değişimine şahit olacağız. En önemlisi savaşın, ayrışmanın, inatlaşmanın gittikçe ne kadar değersiz olduğunu idrak edeceğiz. Ülkemiz haritasında tutulma önemli dokunuşlar yapıyor; bu bazı gizli anlaşmaların, sırların ortaya dökülmesine ve belki de düşmanlarımızın artmasına yol açabilir. Bireysel anlamda olumlu etkilere sahip tutulma etkileri dünya ve ülke açısından güvensiz ve huzursuz gelişmelere yol açabilir. Oğlak / Yengeç aksı öncü tutulmaları önümüzdeki süreçte ani ve hızlı gelişeceği için yanlış kararları da beraberinde getirebilir; ülkemizin 1 - 7 aksındaki bu görünüm uluslararası arenada ülkeyi zorlayacak etkilere sahip. Jüpiter / Neptün karesi yıl boyunca etkili olacak; bu da farklı grupları, kurumları karşı karşıya getirebilir; manevi açıdan suistimal edici girişimler söz konusu olabilir, hizmet sektöründe gizlenmiş tarikat ve cemaatlerin, ülkeyi zorlamasına yol açabilir. Bir takım gizli operasyonlar, suikastler, suçlar açısından pek olumlu bir etkileşim değil. Bu görünüm ülke haritasında 10. ve 6 evler arasında görünmekte; ülke yöneticilerinden birinin önemli bir hastalığının gizlice gelişmesi olarak da yorumlanabilir. Ancak genel anlamda da yönetici kadronun içindeki bir takım anlaşmazlıklara ve uyumsuzluklara yol açabileceğini de söyleyebiliriz.



Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap




16 Aralık 2018 Pazar

Yengeç Dolunayı (22 Aralık 2018) - Astrolozi


22 Aralık 2018 günü, saat 20:48'de Yengeç burcunun 0 derecesinde Ay ve Güneş karşıtlığı netleşecek; Hena durağında gerçekleşecek bu fenomen için tarihte kadim astrologlar hemen her konuda olumlu bir dönem olarak söz etmişler. Eskilerce evlilik, nişan, başkalarından istekte bulunmak, mal almak, yeni dostluklar ve sağlıkla ilgili çalışmalara başlamak için uygun olarak tavsiye edilmiş. Ticarete başlamak ve mülk edinmek için iyi bir süreç olarak ifade bulmuş. Etkisi olan sabit yıldız sayesinde hediyelere, sürpriz destekler açık olmak gerekirmiş. Son zamanlarda yaşanan, Venüs, Uranüs, Mars etkili zorlayıcı gökyüzü görünümlerinden sonra saki Yeniyıl heyecanını besleyecek şekilde olumlu enerjilere sahip bir 15 günün başındayız diyelim o zaman. Vedik astroloji açısından bakarsak Aridra Nakshatra'sının 1. Pada'sında netleşecek bu görünüm için Jüpiter'in yöneticiliği önemli. Merak ve kaşiflik dürtüsüne sebep olacağı gibi maddeden daha çok duygusallığa önem vereceğimiz bir süreç olarak tarif edilmiş. Eğitim öğretim ve yurtlarda kalan çocuklarla ilgili olduğu söylenmiş; salgın hastalıklara ve zehirlenmelere karşı dikkat edilmeli denmiş. Genel olarak Aridra nakshatrası ile elektrik, elektrik ile ilgili meslekleri, mühendislikleri, bilgisayar teknolojilerini, film endüstrisini, fizik, bilim, dil ile ilgili meslekleri, tercümanları, rehberleri, beyin gücü ile çalışanları, bilim adamlarını, gazetecileri, yazarları, herbalistleri, aktarları ve atletleri anlatırmış.

 Gelelim her zaman ki gibi, yazımın 1. Bölümü'nü oluşturan teknik bilgilere; ilgi duymayanlar  yazının 2. bölümüne direkt olarak devam edebilirler tabii..

Göyüzünün en önemli büyük kırmızı yıldızlarından biri olan Betelguese etkisinde bir Dolunay sürecine girmekteyiz; Betelguese artık 29 derece 01 dk ile İkizler burcunda. Betelguese, Orion - Avcı tk yıldızının sol omuzunda çok parlak (0.5 mgntd.) , dev kırmızı, agresif bir yıldız. Teknik olarak İkizler'in 3. dekanına ait, ancak son derece etkili bu dönemde. Orion, Orion kemeri ve safir mavisi Rigel ile birlikte en bilinen tk yıldız. Bu takım yıldızı binlerce yıldır gözlemlenmiş. Mısırlılar için Orion, en büyük Tanrı Osiris'i anlatır. Ancak Yunanlılar, tk yıldızı, mevkidaşı Artemis ile kibirli bir avcı gibi ifade eder mitolojik hikayelerde. Efsaneye göre Bakire Tanrıça Orion'un sürekli iltifatlar almasından kızar ya da belki kıskanır. Çünkü Orion Dünya üzerinde her hayvanı avlayabilecek ve yönetebilecek güçtedir. Bu yüzden onun ayağını kaydırmak için bir plan hazırlar. Ayağından soksun diye ona bir akrep gönderir. Bu plan, mitolojik hikaye ya bu, Orion'un kör olmasına neden olur. Her ne kadar Betelguese tüm bu Orion hikayesinden arınmış gibi görünse de, araştırdığımızda Artemis'in cezası ile az da olsa bağlantılı olduğu görülebilir. Betelguese oldukça havai, gelgeç bir etki verebiliyor ama Orion'un yaşadığı düşüşten sonra kendini diriltme, yeteneğine sahip olduğu açıktır. Betelguese, Orion'un sol omuzunda ki kollar çok güçlü, kimsenin tartışmak, mücadele etmek istemediği bir bölgeye hakimdir. Bazı kayıtlara göre ise bu bölge El Cevze denen, kemer bölgesindeki diğer yıldızlarla birlikte gökyüzündeki şifalı kadın elini ifade eden bir bölge olarak da tasvir edilmiş. Buradaki kadın  ya da "Fatima'nın Eli" denen alan Betelguese'un dirilten, şifalandıran etkisi ile birlikte değerlendirildiğinde, bunun bir kadından çok aslında yüce dişil bir enerjiyi yani İlahi Gücü anlattığı görülebilir. Demek oluyor ki sanki her şey bitti dediğimiz anda gelebilecek yardımlar olarak yorumlanabilir.

Gelelim Betelguese'un bir insanlar için neler ifade edeceğine;
Bernadette Brady bu yıldız için; şans ve fırsat içeren yorumlar yapmış. Dünyevi güç, başarı sağladığını söylemiş. Diğer astrologlar, Betelguese için askeri vurgular yapmışlar ne de olsa Orion bir savaşçı; şiddet ve patlayıcı etkilere yol açabilirmiş. Savaş ve katliam, Beteguese'dan gelir demiş Noonan. Yıldızın, özellikler savaşçı üstler arasında büyük servet, güç ve savaş ganimetleri ile aralarında tartışmalara neden olduğunu savunmuş. Değişken ruhu, zihni, günün ani problemlerini ve endişeli ruh hallerini anlatır demiş; ne de olsa burası İkizler bölgesi. Betelguese ve Ay kavuşumları, Fırtına Tanrısı Rudra tarafından yönetilirmiş; sanki bir kasabın bıçağı tasviri ile ceza, işkence, hapi, şeytan çıkarma ile ilgildir denmiş. Ay'ın barındırdığı mezhepçilik, ırkçılık, ayrımcılık da burada konuya eklenmeli tabii. 11 Eylül İkiz Kuleler saldırılarını hepimiz hatırlarız; Betelguese baş roldeydi bu esnada. New York / Manhattan ve İkiz kuleleri sembolize ettiği, Betelguese'un çoğumuz tarafından bilinir. Orada patlayıcı enerjisini konuşturdu. Bu durumda, Orion ve Betelguese'u ezoterik olarak Abd ile ilgili olarak düşünürsek, bu sürecin ülkede nelere yol açabileceğini hep birlikte izlemek ve tartmak uygun olabilir. Brady, bu yıldız için aktif zihin, güçlü irade, baskı altında isyankar, askeri başarı, ancak güç, onur ve zenginlik uğruna üstler arasında mücadele ifadeleri kullanmıştı. Ay'ın gelgit halleri ile birlikte düşünülürse bu bazen kaba, samimiyetsiz, gururlu, nankör, zalim, günahkar, aldatıcı ama alçak gönüllü hallere dönüşebilir. Kişilerin ortak yaşam kalitesini yükseltmek ya da iyileştirmek için gücün kullanılması söz konusu. Abartılı durumlarda birinin, soyunun, halkının ve birliğinin devam etmesi için kendini feda etmesi de söz konusu, Brady'e göre. Bu anlam İkiz kuleler ile birleştirildiğinde intihar saldırılarını da anlatabiliyor ya da şehitliği; hele ki gökyüzünde Venüs / Neptün üçgen açısı da aktifken.


Sıra yazımın biz faniler için etkilerini içeren 2. Bölümü'ne..
Evet harika bir sürecin başındayız her halükarda. Betelguese'in özelliklerine, günah keçisi haline düşmesine de dikkat edilmeli tabii. Kişisel yaşamlarda, bir günah keçisi durumu, Yeniyıl zamanlarından sonra alevlenebilir. Örneğin 1 yıl boyunca görüşmediğiniz akrabalar, huysuz enerjili yakınlar bu süreci kullanabilirler. Ama yine de bu olumlu süreci sıcak kucaklaşmalarla dolu ortamları onlar da mahvedemeyecek bence. Bir takım narsist enerjiler mitolojik hikayedeki akrep sokması ile serbest kalabilir; rahatsız edici bir konuk, iğneleyici bir takım laflar oluşabilir. Aile birliği içinde bunları rahatlıkla bertaraf edebileceğiz bu kez. Betelguese eril bir arketip ve olumlu yönden Noel Baba gibi sürpriz hediyeler, fırsatlar olarak yorumlanabilir. Bilge yaşlı bir dedenin, aileyi münakaşalardan, hasetliklerden olgunluğu ile koruması gibi. Evet paylayıcı enerjiler var ama bu Yeniyıl'da patlatılan şampanyalar ya da havai fişeklerdir:))

Dolunay haritasında az ve öz, olumlu görünümler var; bunlar bizleri son süreçlerdeki marsiyen öfkelerden, düşmanlıklardan uzaklaştırıp destek verici etkiler. Bu süreçte vizyonumuzu geniş tutmalı, sezgilerimizi de çok ama çok iyi dinlemeliyiz. İlahi işaretleri, eş zamanlılıkları kaçırmamak lazım. Yeni tanışmalar, kariyer ve maddi / manevi fırsatlar, hoş sürprizler var. Venüs ve Neptün sayesinde güçlü bir barış ve sevgi enerjisi aktif; sanki pembe bir bulut gibi. Heyecan verici gelişmeler değişim isteyene cesaret verdiği gibi sosyalliği de arttıracak. Yeni bir şeyler denemek isteyeceğiz hepimiz.  Sezgilerimiz hızlı kararlarımıza rehberlik edecek; içgüdülerinize kulak verin. Merak ve yaratıcılık, yaptığımız işe orijinallik katmamıza yardım edecek. Problemlerimizi çözmek adına beynimizde çakan şimşekler, ani gelecek ilhamlar dönüşecek. İnternette gezinirken, hızlıca uzun zamandır aradığınız bir sorunun cevabına bile erişebileceksiniz. Engellerin kalkması, değişimi ve heyecanı, coşkuyu hızlandıracak. Son günlerdeki öfke enerjilerinden sonra sevdiklerimizle kucaklaşabilmek adına fırsatlar oluşacak. Eski alışkanlıkları, yenileriyle yer değiştirmek adına çok çok uygun bir süreç.

Astrolojideki en güçlü açılardan biri Venüs ve Neptün üçgeni, Dolunay'dan sadece 24 saat evvel kesinleşecek; yeni idealler belirlemek, romantizm, yaratıcılığı aktive etmek adına çok olumlu; özellikle sanat alanında büyük başarıları beraberinde getirecek. Aşk ve ilişkilerde hassasiyetin artmasına yardım edecek bu görünüm, minnet ve şükran duygularını da besleyecek. Dolayısı ile bağlanma ihtiyacımızı besleyecek. Dolunay, Temmuz 2018 Kanlı Ay Tutulması ile başlayan bir sürecin son etabı. Kişisel hedeflerinize ne kadar yaklaştınız, kontrol edin, son 5 ayı gözden geçirin. Ay Tutulması 4 derece Kova'da gerçekleşti. Dolunay'ın dokunduğu haritalar, sanki eski çocukluk günlerinde, annelerinin, anneannelerinin kucaklarındaki sıcaklığı tekrar bulabilecek; besleyici bir enerji ve sanki bir orduyu doyuracak kadar da güçlü. Bu güçlü duygusallık bazen kişilerin kendini diğerleri için feda etmesine, sevdikleri için her ne olursa olsun yapmalarına neden olabilir. Bu kitlesel anlamda şehit sendromlarına ve bazı kırgınlıklara hatta kraldan çok kralcılık durumlarına kadar varabilir; dengeyi korumakta her zaman yarar var. Bereketli etkileşimler Aralık ayının başlangıcındaki karanlık enerjileri de iyileştirmek, şifalandırmak için olumlu. Özellikle beslenme, kişisel bakım, masaj, sağlık terapistleri, herbalistler açısından çok destekleyici. İlişkilerde uzlaşmacı, kibar ve diplomatik hava hakim. Sevdiklerimize kral / kraliçe muamelesi yapmak isteyenlerimiz artacak; tabii tüm bunların yanında kendimizi de şımartmak çok önem kazanacak.

Uranüs desteği ise bizlere yenilikçi ve radikal bakış açıları sağlayacak. Statükoya uymak istemeyen, kendinden emin isyancılar gibi. Kişisel özgürlük, devrim yolunda yaratıcılık bahşetmekte. Sextil açılar uyumlu enerjiler sağlar; ama Uranüs ile bu çok kolayca meydan okuma haline dönüşebilir zira güçlü bir cesaret vardır işin içinde. Rahatına düşkün, konforundan vazgeçemeyecek kadar tembel bir iseniz eğer bu kolaylıkla kıskançlık içeren bir huzursuzluğa dönüşebilir; seçim sizlerin özgür iradelerine bağlı. Onay almama, reddedilme korkusu ile "ben böyle iyiyim, bana dokunmayan bin yaşasın" düşüncesi ise kendini kısıtlayanlar adına biraz huzursuz bir 15 gün söz konusu. Yağışlı hava, su ile ilgili sorunlar, su ile ilgili aletlerde arızalar bu süreçte gündeme gelebilir. Duygusal iniş ve çıkışlarınızı kucaklayıcılıkla dengelemeye özen gösterin ki bu narsist bir etkiye yol açabiliyor. Dünya üzerinde doğal afetler, toprak kaymaları, yanardağ aktiviteleri artabilir. Uranüs ile ufak da olsa kazalara açık bir süreç. Yüksek su enerjisi kandırılmalar yol açabilir; yükselen iyimserlik bazen problemleri ya da detayları es geçmeye zemin hazırlayabilir. Bazen sebepsiz tartışmalar sebepsiz duygu patlamaları ya da tam tersi, bir süredir kafanızda büyüttüğünüz ya da mücadele verdiğiniz bir konunun aslında ne kadar da anlamsız olduğunu farketmek mümkün.

Ülke haritamızda natal Ay ile etkileşim halinde Dolunay bu süreçte önem arzetmekte. Sebepsiz yere huzursuzluklar, garip coşkular içeriyor. Çocukları, yaşlıları, kadınları ilgilendiriyor. Su ile ilgili durumlar, sağlık konuları, zehirlenme haberleri önem kazanmakta. Güvenli bu süreçte çok fazla önem kazanacak; sınırlarımız hatta iç güvenlik konuları. Sınırlarda havanın ısınması umarım şehit sayısında artış yaratmaz. Yabancı ülkelerle ilgili olarak tutumlarında değişimler olabilir. Avrupa ve Dünya sokaklarında protestoların artarak devam etmesine şahit olacağız. Yağışlar ve su ile ilgili her şey gündem oluşturabilir; barajlar, nehirlerde devi.. Duygusal iniş çıkışlar, ekonomik zorlayıcı şartlar sebepsiz duygusal patlamalar yaratabilir. Bir çok ülke ile ilişkilerimiz form değiştirmeye başlayacak. Bunu daha minimal ölçüde şirketler arası ve partiler arası ilişkilerde değişim olarak da yorumlayabiliriz.  Bankalarda yeni uygulamalar söz konusu olabilir. Mülteciler ilgili sorunlar haber başlıklarını oluşturacağı gibi bazı gazetecilerle ilgili haksızlıklara şahit olmaya devam edeceğiz. Mc / Pluto orta noktasını tetiklemesi ile bu Dolunay'ın iktidar tarafından baskılayıcı ekonomik şartlara neden yaratabilir; önemli kararlar alınabilir. Aile, kadın ve hayvan hakları ile ilgili haberler oluşabilir. 


Zerrin Zindancıoğlu
Dipl. ASA, MAPAI, ISAR Cap


7 Aralık 2018 Cuma

Chiron Retrosu Sona Eriyor (8 Aralık 2018) - Astrolozi


Chiron'un 4 Temmuz'dan beri sürdürdüğü retro hareketi sonunda 8 Aralık itibarı ile bitiyor. Bu seyahat 2 derece Koç burcunda başladı ve 27 derece Balık burcunda sonlanıyor. Retronun başladığı dereceye Chiron ancak 1 Nisan 2019'da ulaşacak; uzunca gölgeli etkileri devam edecek diyebiliriz. Bu tarihten önce Koç burcuna tekrar 18 Şubat 2019'da giriş yapacak ki bu yıl 17 Nisan 2018'de ilk olarak Koç burcuna ayak bastı. Chiron'u anlayabilmek adına, mitolojik hikayesini bilmek gerekir. Daha önceki yazılarımda bunu detaylı anlatmış olduğumdan, şimdi kısaca üzerinden geçelim.

Chiron Satürn'ün ve peri kızı Philyra'nın yasak aşklarından, evlilik dışı doğmuş çocukları.. Yakalanmamak adına at kılığına girdiklerinde buluşan çiftin, yarı insan yarı hayvan oldukları sırasında doğum gerçekleşmiş ve bebek de aynen onlar gibi normal olarak değil, yarı insan yarı hayvan olarak dünyaya gelmiş.  Annesi onu çirkin diye terketmiş babası ise onu hiç görmemiş. İçgüdüsel hayvani dürtüler sonucu dünyaya geldiğinden, reddedilen ve bastırılarn içgüdülerin açtığı yaraları temsil eder. Chiron ormanda, doğada tek başına büyümüş ve her işini kendi halletmiş. Üvey babası ve onu eğiten Apollo sayesinde üstün yetenekleri olmuş; tıp, müzik yeteneği ve bilgelik kazanmış, savaş becerisi, kendi kendini koruma stratejileri geliştirmiş. İçindeki bölünmüşlük, yani kendini reddedilmiş, aşağılık ve çirkin hissetmesinin yanı sıra Apollo'nun fikirleri ve öğretileriyle içgüdüselliğini uyum, düzen ve cesaretle uzlaştırmış. Tanrı'ların çocuklarına, güvenirliği sayesinde öğretmenlik yapmış. Ancak bir gün bir ok yarası almış ve ağır acılar çeker olmuş. Aslında ölümsüz olan Chiron, acılarının dinmesi için ölüm diler hale gelmiş. Tanrılar tarafından çok sevilen ve güvenilen Chiron, sonunda ölümlü olma hakkını onlardan almış. 

Bu hikayeden yola çıkarak astrolojik olarak Chiron'un haritalarımızda, kendimiz için değil de başkaları için iyi yapabileceğimiz konuları aydınlattığını görüyoruz; kişilere rehber olabiliyor, çareler bulmalarına yardım edebiliyoruz. Ama bu dersleri kendimizde uygulayabilmemiz maalesef zor görünüyor; terzi kendi söküğünü dikmekte zorluk çekiyor. Bazı özelliklerimizi ise kendimiz görmekte zorlansak da diğerleri bunları kolaylıkla farkedebilir. Malum Chiron kendi acısını, herkese eğitmenlik yapsa da dindirememiş, yarasını iyileştirememiş. Bu bir şekilde yetersizlik ve ızdırap duyulan özellikler; kendimizde çirkin, yanlış gördüğümüz yanlarımız. Ancak büyüyebilmek, gelişebilmek ve tabii iyileşebilmek adına tedavileri şarttır. Tabii ki yarayı da ancak kendi iyileştirebilir belki yüzleşerek, önemli fedakarlıklar yaparak. Malum Chiron ölümsüzlüğünü bu yolda feda etmiş. Bu yanlarımızı öldüremedikçe de bu acı dinmez.

Chiron, konumu nedeniyle Satürn ve Uranüs arasında yer almakta; yörüngesi bazen Satürn ile bazen de Uranüs ile benzeşmekte. Dolayısı ile eski ve yeni olanı, sorumluluklarla, yaratıclığı bir araya getirmek durumunda.  Yaralarımız sadece kendi yaratıclığımızla iyileşebilir; aslında bunları da yaratan bizlerizdir. 

Chiron geri harekette iken maalesef bu yüzden Satürnyen, içe dönük çalışmakta. Farklı bakış açılarımız daha kıtlaşabilir ve karamsarlıklara neden olabilir. Kendimize acımak, belki hataları farkedememek, kendimizde kusur bulmak daha kolaylaşabilir. Ufak bir gök cismi olmasına rağmen farketmeden kanayan yaralarımıza işaret eden Chiron, neredeyse bir gezegen kadar etkili.  Kendi sistemimizi yaratma yönünde bir şekilde anlamlandıramadığımız bir mecburiyet hissettirir. Bu farkında olmadan da iç çatışmalara neden olur. Chiron, tıp, askerlik, güzel sanatlar, eğitim konularını da temsil eder. En önemlisi kendimizi aldatabileceğimiz, görmezden geldiğimiz kusurlu yanlarımızdır.


Başkalarından saklanan sırları sembolize ettiği gibi aynı zamanda sevilmeye, kabul görmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz çıplak yanımızdır. Onun kötü yarasına dostu Herakles'in bir hatası sebep olmuş. Bizi de yaşamda en çok üzenler genelde sevdiklerimiz yakınlarımızdır. Kendimizi savunmaya gerek duyadığımız kişilere karşı savaşmak hiç aklımıza gelmez. Bazen bir söz, bizi bir ok gibi hasta edebilir. Herşeye rağmen affetmeden de iyileşmek mümkün değil. Chiron kendimizle barışabilmenin yani affedebilmenin de enerjisidir. En kıymetli hazinesi yani ölümsüzlüğünü, bilgeliğini, tüm maharetlerini başkasına armağan etmiş ve böylece acılarından kurtulmuş. Gerçek şifa, en iyi niyet adına, koşulsuz gönülden sunulandır.

Chiron'un retrosu, şifa bulmak adına başladığımız yolculuk özünde bir "kendini bilme" serüveni idi. Chiron bu dönemde içimize yönelik çalıştı. Negatif olarak gücümüzü yanlış kullanma, fanatik hedefler, şiddete yönelik davranışlar, öfke besleme, hırslanma, olduğundan farklı görünmeye çalışma, acımasızlık, toplum çıkarlarını kişisel kullanma isteği, cinsel sapmalar hatta belki bazı rahatsızlıklar olarak kendini gösterdi. Hele ki çoğunlukla Balık burcunda olduğunu da hesaba katarsak içsel olarak bireysellik hissimizin gelişmesinde suçluluk duyguları, başarılamayacak istekler peşinde yani hayal dünyasında yaşamak, teslim olmaktan ve çözülmeler yaşamaktan korkmaktan ötürü zihinsel ve duygusal kontrole başvurma, kurban - kurtarıcı kompleksi gibi özelliklerini açığa vurmuş olabilir.

Chiron aynı zamanda, başkalarına koşulsuz sunmamız gereken anlayış ve fedakarlıklardır. Hayattan alınan derin darbeler, asla iyileşemeyeceğimizi düşündürebilir; yani acı olaylarla sınanırız. Retro olduğunda daha karamsar haller sergilememiz mümkün; etkileri içsel çalıştı. Haritalarımızda göremediğimiz gölge yanlarımıza işaret eder. Yaralı olduğumuz ve bu nedenle fark etmeden bilinçaltımıza ittiğimiz konuları gözümüze sokabilir ve kendimizi tanımamızda rehber görevi üstlenebilir. Tabii yaralarımızla yüzleşmek adına bu süreci olumlu kullanmak mümkündü. Hangi konuların aslında içimizi cızz ettiği, bir yanımızı hangi durumlarda daha eksik hissettiğimiz noktaları tesbit edebilmek, içsel olarak bunlarla yüzleşebilmek, varlıklarını kabul edebilmek tam da şifanın merkezi idi. Şimdi bu süreç bitiyor. Eğer tesbitlerimiz varsa, iyileşmeyi kesinleştirmek adına etrafımızdakilere verdiğimiz aklın, fikirlerin bir kısmını kendimizde uygulayabiliriz. Endişe ve tereddüt duyduğumuz konularda, kendimize güvenimizin ağır aksak işlediği alanlarda, merhemi kendimize sürmek adına fırsatlar oluşabilir. Krizlerle mücadelede, bireysel ihtiyaçlarımızı, zayıflıklarımızı rahatlıkla belirlememize yardım edecektir. Diğerleri ile aramızdaki farklılıkları kabul etmeli, olumlu yönlerimizi, yeteneklerimizi daha öne çıkarabilmeliyiz. Eksik ya da yetersiz olduğumuz alanlarda ise belki kendimizi eğitmeli ve çarelerini üstlenmeliyiz.


Zerrin Zindancıoğlu 
ASA, MAPAI, ISAR Cap