22 Nisan 2018 Pazar

Pluto Geri Hareketi (21 Nisan 2018 - 1 Ekim 2018) - Astrolozi



Pluto'nun Güneş sistemindeki yeri, işe yaramayan kuyruklu yıldızların dışarı  çekilebildiği bir bölgedir. Kendine ait bir emilim ve çekim gücü vardır; burası Yin ve Yang arasıdır, karanlık ve aydınlık.. Güneş ışınlarının erişebildiği yer Yang, Pluto'nun bulunduğu yer ise Yin, yani dış uzay arası, kısacası karanlık.. Ama Pluto eril bir enerji ihtiva eder, yani Yang.. İşte Pluto, o karanlığın içindeki aydınlıktır; bilgi verici ve bütünü oluşturucu.. Doğum ve ölüm arasındaki sınır.. Küllerinden yeniden doğan Simurg misali ölür yeniden doğar ve bir döngü, bir bütün oluştururuz..

Pluto Oğlak burcunda, eski yapıların dönüşerek yeni bir forma dönüşmesini sağlar. 21 Nisan'dan 1 Ekim'e kadar süren geri hareketinde, eskiden gelen ve tamamlanmamış işlerle uğraşmaya koyulabiliriz.. Eski ve artık bizim işimize yaramayan ama bir türlü de kafamızdan, hayatımızdan çıkaramadığımız, belki de bilinçaltına gömdüğümüz ya da öyle sandığımız olaylar karşımıza çıkabilir. Bu işleri tamamlamak adına gerçeklerle yüzleşmek ve onları kabul etmek gerekebilir. Çünkü ancak kabulden sonra çözüme ulaşabiliriz. Bu bizi rahatlatan ve sırtımızda adeta bir yük gibi taşıdığımız ancak fark edemediğimiz şeyler olabilir pek tabii..

2012 Haziran ayından peri bu yaramaz cüce gezegen Uranüs ile güçlerinin doruğuna çıktı ve hepimizin hayatlarında olmadık değişimler yarattı. Rol aldıkları alanlar herkes için önemli alanlardı. Hızlı gelişmelere şahit olduk; hatta sindirilmesi, pekiştirilmesi gereken gelişmeler. Bu geri hareket dönemi bu gelişmeler adına harika bir fırsat. Değişimlerimiz üzerinde sağlamlaştırma çalışmaları, duygusal olarak da maddesel dönüşümlere ayak uydurma uğraşmaları adına uygun. Hatta senkronizasyon süreci de denilebilir.

Bu dönemde dikkatimiz içimize yöneleceği gibi kişiliğimizde, beğenmediğimiz ama düzeltmeye de pek yanaşmadığımız bu hoş olmayan yanlarımızla karşılaşabiliriz. Pluto yoğun ve derin duyguları temsil eder; bu duyguları çıkarıp atmak bizi zorlayabilir. Ancak arınmak bizi özgürleştirebilir. Pluto normal hareketine geçinceye kadar ruhun ne kadar arındığını test eden olaylarla karşılaşabiliriz. Gerek doğum haritamızdaki yeri, gerekse transit yaptığı evdeki olayların üzerini örtmemiz ya da kapatmamıza neden olabilir. Aynı şekilde içsel olan değişim gücümüzü, dönüşümler adına aktif hale de getirebilmek ve kendimizi daha güçlü ifade edebilmek adına bir nevi hazırlık dönemi diyebiliriz..

Geri hareketi ile beraber, derin ve çok önemli değişimlerin ağır bastığı temalar daha da ağır basabilir. Saklı olan su yüzüne çıkarılmaya çalışacaktır. Kendimizdeki yanlışlar ile tekrar yüzleşebiliriz. Bir kez daha ve bir kez daha kendimize nerede yanlışlar yaptığımızı, nerede geride kaldığımızı sormak zorunda kalabiliriz.. Bir nevi doğum sancısı gibi de denilebilir; içsel bir hazırlık. Bu dönemi farkındalıklarla pekiştirmek, onarılması gereken yerde belki parça değişimleri, retro bittikten itibaren kaldığımız yerden yepyeni bir enerji ile yolumuza devam edebilmemize ve bir sonra ki retro zamanına kadar değişim için yeni fırsatlara açık olabilmemize neden olur. Yarım ve başarısız kalmış çabalar, değişimin gerçekleştiği oranca geleceğe taşınabilir, bu da aksaklık yaratabilir. Pluto bir burçta çok uzun zaman kaldığı için etkileri kritik düzeyde başlasa bile gelişim, dönüşüm ve değişim uzun zamanda gerçekleşecek demektir. Pluto Oğlak burcunda eski yapıların dönüşerek yeni bir forma dönüşmesini sağlar. Kitlesel olaylarda etkileri daha çok hissedilecektir; yönetimler, yapılanmalar hepsi Pluto'nun ilgi alanında bu aralar.




Pluto'nun haritalardaki durumu, değişimi, yeniden doğumu ve gençleşme gibi konuları ele alır. Haritadaki ev yerleşimi ise hangi acılardan ders almamız gerektiğini belirler. Pluto ileri harekette iken değişimler kaçınılmazdır. Sonlara ve  yeni başlangıçlara hazır olmamız gerekir. Ancak bu güçlü ve sert hatlı değişimler için hazırlanma, içsel tamamlanma şarttır. Rota değişimleri, sil baştan yeni tecrübeler, dışsal zorlayıcı ama güçlendirici gelişmeler yaşayabilmek için önce bizlerin ringin köşesinde motive olmamız gerekebilir. Pluto, vücutta hayat ve ölüm sürecinin başladığı organları ve psikolojik durumumuzu etkiler. Çok yüksek potansiyelli bir enerjiyi ifade eder. Kişideki değişimin, gizli ve çok yavaş bir biçimde olması için gereken tedbirleri de yaratabilir. Bu enerji açığa çıktığı zaman artık yapacak bir şey yoktur. İşte enerjinin açığa çıkmadan önce, bizlerin kendimizi biraz dinlendirmesi, durumları hazmetmemiz bu noktada önem kazanır.

Bu dönemde dikkatimiz içimize yöneliyor.  Kişiliğimizde, beğenmediğimiz ama düzeltmeye de pek yanaşmadığımız bu hoş olmayan yanlarımızla dürüstçe karşılaşmaya çağırıyor bizi Pluto. Artık bunlarla yüzleş ve değiştirebildiklerini değiştir ve yoluna daha güçlenmiş bir ruh olarak devam et diyor. Pluto yoğun duyguları simgeleyen bir gezegen olduğu için içimizdeki derinliklerde bulunan olumsuz duyguları çkarıp arıtmamız bizi biraz zorlayabilir. Ancak sonuçta arınmanın ve şifa bulmanın temiz ve yükseltici enerjisiyle karşılaşacağız. Ve kendimizi bir kuş kadar özgür hissedeceğiz. Pluto ileri gitmeye başladığında ruhun ne kadar arındığını test eden olaylarla karşılaşabiliriz.


Rüyalarımızda geçmişe ait olayları, kişileri, çocukluğumuzu hatırlatan sembolleri görmemiz mümkün. Ya da eskiye ait şeyleri hatırlatacak herhengi bir sembolle günlük yaşamımızda karşılaşabiliriz. Tüm bunlar belki de çözümlenmemiş ancak artık temizlenmeye ihtiyaç duyulan konuların bizim dikkatimizi çekme yöntemleri olabilir. Bunlarla dürüstçe ilgilenmek ilerde işimize yarayacak.. Dürüstçe olmalı çünkü Pluto çok az söz edilse de dürüst, belki de can acıtıcı şekilde dürüst bir gezegendir..Gerek doğum haritasındaki natal yeri, gerekse transit yaptığı evdeki olayların üzerini örtmeniz ya da kapatmanız mümkün değildir.. Kapalı kaldığı yerde varlığını sürdürmeye devam eder ve eninde sonunda kendini gösterir. 


Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap

9 Nisan 2018 Pazartesi

Koç Yeniayı (16 Nisan 2018) - Astrolozi


16 Nisan'da saat 04:57'de Koç burcunun 26. derecesinde bir Yeniay doğacak; ateş grubunun yoğunluğu ve hava elementinin eksikliği nedeniyle mantık kullanmakta zorlanabileceğimiz, duygusal tepkilerin bizleri ele geçirebileceği bir süreç var önümüzde. Şarteyn Durağında gerçekleşecek bu durum için eskş kayıtlarda olumsuzluklar not düşülmüş ve bu dönemde önemli başlangıçların yapılmaması tavsiye edilmiş. Bu bölgede etkili olabilecek kötücül enerjilerin, karmaşalara, yangınlara yaralanmalara ve kazalara neden olabileceği söylenmiş. Yeniaylar başlangıç etkisi taşıyan süreçleri temsil eder ancak Güneş'in bilge ışığını yansıtamayan Ay kendini göstermekte yetersiz kalır. Dolayısı ile içgüdüler sahne alır; bu dönemde verilen kararlar ya da bir girişim, çocukça bir hevesten de kaynaklanıyorsa eğer sonuç hüsran olabilir. O yüzden bedenimizin gelişmeler karşısında verdiği tepkilere dikkat kesilelim. Cesaretimizi ve kararlılığımızı iyi dengelemek, tutkumuzun güvenilirliği konusunda bizlere yardımcı olacaktır. Aksi halde heves geçince atılımlar da sonuçsuz kalabilir. Güneş'in (hakikatın ışığı) rehberliği, onu Dünya'ya yansıtacak Ay görünmez olduğundan, Yeniay zamanlarında eksiktir. Bu at gözlükleri ile dolaşmamıza da neden olabilir.  Ay'ın Yeniay dönemlerinde yeryüzüne uzaklığından dolayı ayrıca hayalgücü, maddi sınırlardan yoksun kalır; işte bu da başlangıç enerjisini koşul her ne olursa olsun körükler. Yeniaylarda ekilen tohumlar çabuk büyür; o yüzden de ne dilediğimize çok ama çok dikkat edelim. Güneş'in kör edebilecek ışığı, yeni bir bakış açısı oluşturmak için olanak tanımayabilir. Aklımızı, canladıran egomuzu besleyen bir düşünce, bir bakarız ki tüm dünyamızı değiştirmiş; aynı bir heves misali.

Sabit Yıldızlara, Yeniayın ruhunu anlayabilmek için bakmak şarttır;

Asc / Achernar: Kamu işlerinde ani başarı, dini fayda, duygusal takıntılar, karşı cinse kendini kurban etme arzusu, mazoşist duygular Merkür varsa, matematik ve muhasebe yeteneği, spritüel tecrübeler, uzun yolculuklar, felsefi zihin, felsefeci ya da hukukçu, avukat, üstbilince açıklık, yangın sel gibi doğal afetler, kişisel açıdan pek çok risk alan ve bu yüzden bir zorluktan diğerine geçmeye meyilli olan kişi, yaşamda iniş ve çıkışlar, ani ve trajik sonlanmalar.

Yeniay / Kurdah: kişinin yaşamında anne ya da baba çok önem teşkil eder, sorumluluk bilinci, yaşamda inişler yaşamak, güçlü ve saygı duyulan bir erkek figürü, ancak kendini çaresiz hissedebilir, kanı deli akan, kadın haritasında ise babayı temsil edebilir, aile üyelerinde kayıp, kızına yardım edemeyen baba, en yakın aile üyeleri ile ilişkilerde sorun verebilir, jüpiter ile bu kişi profesör olabilir, kişi de bu pozisyona zamanı gelince erişebilir. Mitolojide Kral Cepheus'un (Cepheus tk yıldızı) boynunda bulunan bu yıldız, dramatik olaylara neden olabiliyor. Manilius bu yıldızı anlatırken; "otoriteyi ve akıl almaz bir aktörü ifade edebilir, Yerlilerin, halkaların yargıçlarını temsil edebiliyor. Bazen acımasız ve şiddetli davalara maruz kalmayı, insan ilişkilerinde ise suçlara ve felaketlere yol açabiliyor." demiş.

Yeniay / Al Pherg: spiritüellik, bilinmeyene yolculuk, tecrübelerini anlatan, batma, suya gömülme ya da yok olma. diğerlerine tecrübelerini öğreten. Balık takım yıldızına ait bir yıldız. Robson'a göre, hazırlıklı olmaya, kararlılığa ve nihai bhaşarıya fırsat veriyor. Tıbbi Astroloji'de Al Pherg epifiz bezini yönetmekte. Morse, kendimiz, köklerimiz ve yaratıcımızla ilgili ortaya çıkabilecek sırlara, gizli bilgilere işaret ettiğini söylemiş; yani bir nevi yaradılışın sırları ile ilgili gizlenen bilgiler gibi.

Yeniay yön. Mars / Vega: Zenginlik ve itibarı temsil eder. karizmatik, sihirli görünüm, sanat yeteneği muhteşem bir konuşmacı, müzik, diktatörlük ve yönetim kabiliyeti, politik şans geçici şöhret pratiklik bel fıtığı romatizmal rahatsızlıklar, çift taraflı anlaşmalar, cömertlik, çoban yıldızı

Yeniay yön. Mars / Al Baldah: Bazen boşanmaları, yol ayrımlarını anlatabiliyor, aldatmalar. Bir işin başı ile ilgili problemler, tecavüz gibi sorunlar, kazalar.

26 derece Koç burcu sideral olarak Balık takımyıldızına denk gelir (17 derece Balık - 2 derece Boğa). Bu alan malum Neptün yönetimindedir; spiritüellik, empati, idealizm ve hayalgücünden söz edilebilir. Bunun yanında olumsuz olarak da yanılmalar, aldanmalar, aldatmalar, zayıflıklar, kafa karışıklıkları, endişeler ve belirsizliklerden söz edilmeli. Film endüstrisi, gazlar, sis, anesteziler, hipnoz, uyuşturucular, alkol, sigara, değişen bilinç durumları, zehirler ve zehirlenmeler, sosyalizm, komunizm ve refah durumu ile yakından ilgilidir. Ülkeler Astrolojisinde ise denizler, sular, sisli havalar, yağışlar ve özellikle kralın kaderini, çok sayıda insanın kaderini etkileyebilecek kitlesel olayları anlatabilir. 3. dekan Koç burcunda Ay oldukça rahatsızdır ve kendini savunmasız hisseder. Venüs / Jüpiter yönetimindeki bu dekan denizcilikle ilgili sabit yıldızların etkisinde olduğundan yağışlı hava verecektir. 



Eris asteroidi ve Uranüs orta noktasına yerleşmiş ve her ikisiyle, aynı zamanda Vulcan ile de kavuşumda, Pluto kareli bir Yeniay süreci var önümüzde.  Önemli değişimlerin habercisi görünümler bunlar; yönetici Mars ise Satürn ve Pluto tarafından kuşatma altında. Güneş, Mars (yüksek deklinasyonda), Satürn, Venüs, Neptün hepsi kuvvetli ve söz sahibi oldukları buçlarda. Yeniay'dan yaklaşık 16 saat önce geri hareketini bitirmiş ancak gerçek hızına ulaşamamış bir Merkür. Eris asteroidi ve Uranüs orta noktasına yerleşmiş ve her ikisiyle, aynı zamanda Vulcan ile de kavuşumda, Pluto kareli bir Yeniay süreci var önümüzde.  Önemli değişimlerin habercisi görünümler bunlar; yönetici Mars ise Satürn ve Pluto tarafından kuşatma altında. Güneş, Mars (yüksek deklinasyonda), Satürn, Venüs, Neptün hepsi kuvvetli ve söz sahibi oldukları buçlarda. Yeniay'dan yaklaşık 16 saat önce geri hareketini bitirmiş ancak gerçek hızına ulaşamamış bir Merkür. Önemli bir başlangıç, ses getirici bir dönüşüm mü arzu ediyorsunuz? Klotho / Persephone ve Circe desteği ile birlikte "tükkan sizin".. Eğer duygularınızı doğru kanalize edebilirseniz, zorlu yıldız etkilerine rağmen bazı başarılara fırsat tanıyabilir bu süreç. Karanlık enerjiler, hayalgücünün de artması ile iyi hissedilir olabilir. O yüzden tutkularınızı, ihtiraslarınızı açığa vururken gerçekten yaratıcılığınızı aktive etmeyi hedef edinin. Çünkü Yeniay'ın dokunduğu haritalar ile sürekli değişen ruh halleri nedeniyle maceradan maceraya koşan isabetsiz öngörüler yapan ve belki de hevesleri kursaklarında kalan kişilere rastlayacağız. Bu Yeniay biraz çılgın ve geleneksel olana karşı isyancı. Ani gelişmeler karşısında yaşayacağımız şoklar, birden artacak agresyon rahatsız ve huzursuz edici etkilere sahip. Kalkıştığımız işlerde "tek" ve "en" olmayı isteyeceğiz. Elektriği bol ve kaotik bir 15 günlük süre var önümüzde. Hem Ay hem Uranüs değişken enerjiyi temsil ettiklerinden yaşamlarımız ya da sahne diyelim, bir anda değişebilir. Uranüs, değişimden yana olmasak da, zorla değiştirir, yani devrimcidir; kontrolü ele geçirmek için oldukça cesur hatta bazı durumlarda kışkırtıcı olmak zorunda kalabiliriz. Bu süreçte öfkeyi bastırmak pek işe yaramaz; zira bu daha sonra daha kuvvetli bir fırtınaya sebebiyet verebilir. Kartların masaya konması ve açığa çıkması gerekmekte. İtirafların, bazı gizliliklerin, sırların ortaya dökülmesi muhtemel.

Uranüs, bu Yeniay ile birlikte, 7 yıldır sürdürdüğü Koç transitindeki son Güneş ile kavuşumunu yaşayacak. Astrolojide ilkler ve sonlar yüksek enerjiler içerir. Hiç beklenmedik gövde gösterilerine neden olabilir. Hızına ulaşamamış Merkür de iletişimde olağan dışılıklar oluşturabilir. Bazı liderlerin hırslarına yenilmelerine şahit olabiliriz. Gayrimenkul, emlak, tarım, teknoloji, internet, sosyal medya, kara / hava / yeraltı ulaşımı, borsa ve para piyasaları gündem başlıklarını oluşturabileceği gibi elektrikli her türlü sistemde kaoslar, kargaşalar ve tabii toplu taşıma aksaklıkları hatta maalesef kazalar söz konusu olabilir. Üretim önem kazanacak bu süreçte. Nisan ayı çok ilginç ve şaşırtıcı bir Ay olarak anılacak. Eski suyla artık değirmenlerin dönmeyeceğini o yüzden de yalanla, dolanla bir yere gelinemeyeceğini anlamak yolunda bir sürecin başladığını haber vermekte bu ay. Bazı sabit yıldızların anlamlarından yola çıkarak bu ay içinde gerçekleşecek Hakan Atilla davasının oldukça fazla ses getireceğini söyleyebiliriz. Bunların dışında ayrıştırıcı, bölücü tutumlarla karşılaşabiliriz. Yeni uygulamalar, normal rutin yaşamın başka bir yöne rota kırması huzursuzluk ve sinirsel gerginlik yaratabilir. Bu 15 günlük süreçte durağan bir enerjiden ziyade aktif olmaya ve hiçbir şeyi sıradanlıkla ele almamaya özen gösterelim. Kapıya dayan değişimlere direnmek, işleri daha da zor duruma sokabilir. Uranüs, yüksek ve farkındalık dolu bir bilinç ile alt edilebilir; bu dönemde psişik algılarımız da tavan yapacak. Getireceği yenilikler açık fikirlilik ve ileri görüşlülük talep eder. Venüs ve Jüpiter açıları evet çok hoş ve destekleyici görünüyor ama motivasyon eksikliğine ve tembelliğe yol açabilir. Tatil dönemindeyseniz sorun yok; sıradışı kişilerle tanışabilir, sıradışı bir tatil yaşayabilirsiniz. Ancak değilseniz, biraz daha iş üstlenmeli, işin derinine inmeli ye son derece yaratıcı olmalısınız. Manevi motivasyonu yüksek tutmalı, ve yoğunluk içeren eril ve cinsel enerjinin yaratacağı durumlar karşısında inisiyatif kullanmalıyız. Fitneciliğe, ayrımcılığa, manipülasyonlara karşı durmalı ve Birlik bilincinden ayrılmamalıyız. Bir olmanın ve omuz omuza durmanın önemini bu süreçte göreceğiz.

Biraz da Eris asteroidinden bahsederek yazımı bitirmek istiyorum; zira yukarıda yazdığım gibi Yeniay Eris ve Uranüs orta noktası ile kavuşumda. Biraz internette araştırma yapınca özellikle Eris ve Uranüs kavuşum zamanlarına kadınların aile içinde bir borcu ya da krediyi kapatmak için eşleri ile birlikte işin altına elini sokmalarına ve eşleri ile eşit haklara sahip olabilecek durumlara işaret etmiş. Demek ki herkesin beraberlik içinde olması gereken bir zamanı ifade ediyor. Ancak böyle zamanlarda ailelerin bu eşitlik tutkusu ya da arzusu nedeniyle çocukları ile daha az ilgilenmeleri söz konusu olmuş. Yani görevi paylaşmaktan çok, aynı görevi üstlenmek gibi. Batı ülkelerinde bu etkiler söz konusu iken doğum oranları düşmüş. Eris, Lilith'in dış gezegen versiyonu gibi algılanmalı. Lilith herkesin bildiği gibi "bebek katili" olarak anılır mitolojik hikayesinden ötürü. Bu Yeniay'ın da bu yüzden Dünya üzerinde neo-feminizm hareketlerine zemin yaratabileceğini düşünüyorum. Unutmayalım ki Eris "ötekileştirme" ile ilgilidir. Hele ki Ay ilişkilerdeki dengeyi temsil eden Terazi burcunun tam karşısında iken ve Eris ile Uranüs orta noktasına yerleşmişken; gerisini siz düşünün. Mars, Satürn ve Pluto ile kendi geleceğimize yatırım yapmak isteyeceğiz; belki bir çoğumuz yatırımlara ve para konularına odaklanacak. Borçlarımıza ve sorumluluklarımıza artık daha gerçekçi yaklaşmamız gerekecek. Son 7 yıldır kafa karışıklığı ya da değişime direnç içinde yaşıyorsanız, bu sonlanacak. Bu arada hiç beklenmedik şekilde eski bazı ilişkiler gündeme gelebilir; hani yolda yürürken, kahve alırken bir omuz çarpar gibisinden. İletişim odaklı bir Yeniay etkisindeyiz ve ilişkilerdeki gizlilikler aydınlanacak. Kadın yürüyüşleri, özgürlükçü halk hareketleri, kadınların örganize edebilecekleri bazı propagandalar görülebilir. Yeni yasalara, yaptırımlara tepki olarak halk hareketleri oluşabilir. Bu süreçte bazı faili meçhul suçlar tekrar masaya yatırılabilir. Hakkımızı savunalım derken, birlik bilincine ve diğer tüm insanlık haklarına bağlı kalmaya çok ama çok dikkat edelim. Karşımızdakilere karşı "ben" diye ortaya çıkıp sonradan o "ben" haklarından da olmak var işin içinde.. Hızlı hareket etmeli, hızlı düşünmeli, gerektiğinde mutlaka inisiyatif alınmalı ve etik kurallardan ayrılmamalı.. Hava, yeraltı ve kara ulaşımı sırasında çok çok dikkatli olmakta yarar var. Bu kişisel tavsiyelerin yanı sıra, Dünya için önemli kargaşaların hatta savaşların başlangıcı gibi tarif edilebilir bu dönem. Yok o parti yok bu parti, yok o böyle çaldı o yedi bu yemedi ifadelerinden çok OMUZ OMUZA verilmesi gereken bir sürece giriyoruz. Bu öyle veya böyle ister sosyal deyin ister ekonomik, hepimizin evinde hissedilecek bir durum olacaktır. O yüzden de kafamızı dar pencerelerimizden çıkarıp, nereye doğru gittiğimizin farkında olmalıyız..



Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap


8 Nisan 2018 Pazar

Satürn Geri Hareketi Başlıyor (18/4/2018) - Astrolozi


Satürn ile ilgili mitolojide şeytani hikayeler bulunmaktadır. İyi huylu hikayeler hep Satürn'den uzaktadır. Onu alt etmek için ya güce ya da zekaya sahip olmalıdır. Akıl sahiplerinin sıksık mitlojide Satürn'ü yendikleri görülmektedir. Sümer, Babil, İncil Satürn'den bahsetmektedir. Zamanı yönettiği belirtilir. Tanrı Ea, Babillerin Büyük yaratıcısıdır. Yarısı keçi, yarısı balık ile tasvir edilen bir tanrıdır. Tapınaklarda rahipler balık benzeri kostümler giyerlermiş. Eski Çin'de ''Karanlık Savaşçısı'' olarak Kova ve Balık burcu ile birlikte anılır. Gündüz toprakta, gece suda yaşar. Yunanlılar Pan ile de ilişkilendirirler. Tanrıların habercisi Hermes'in oğludur. Hermes, Pan'ı sıcak tutmak için bir tilki postuna sarar ve Olimpos'a götürür. Tanrılar Pan'ı böyle görünce pek güler ve alay ederler. ''Bütün'' anlamına gelen Pan adını da ona yakıştırırlar. Satürn ile Oğlak Burcunun ilişkilendirilmesi Romalıların Satürn onuruna her yıl kış dönümü (Ekinos) zamanı, yani Güneş Oğlak Burcundayken yaptıkları kutlamalardan kaynaklanır.

Bundan başka Satürn; bir "zaman, kehanet ve ölüm tanrısı" olarak çeşitli yerlerde karşımıza çıkar. Satürn'un etkisi ağır, sınırlayıcı ve uzun sürelidir, tıpkı zaman gibi. İnsanın kendini geliştirip yücelteceği sorumluluğunu, görev duygusunu, kişisel disiplinini, sabır, direnç ve kararlılığını arttıracak ve sınayacak bir güce sahiptir. (Tarottaki Dünya kartının temsil ettiği de; sorumlulukların kabulü yoluyla elde edilecek başarıdır.) Astrolojide Satürn kısıtlayıcı bir gezegen olarak bilinir. Bu sınırlama insanlara sorumluluklarını sürekli hatırlatmasından ötürü ortaya çıkar. İnsanın karakterinde henüz tamamlanmamış eksikliklerini karşısına çıkarır ve onları cesaretle ele alıp düzeltmesini sağlar. Soyluluk ve ağırbaşlılık verir.

Satürn'den ders almışlar bilir ki; O, kötülüğün tanrısı değil, müthiş bir gücün tanrısıdır, en aşağının ve en yücenin... Her güç gibi korkutucu ve tehlikelidir. Aynı zamanda özgürlüğün ve aşkınlığın anahtarı olabilir...

O Zamanın lordu, karmanın efendisi, başöğretmen ve astrolojide kendisine adanan büyük cümle 'Ne ekersen onu biçersin!'

Nerede? Haritalarımızda Oğlak Burcu'nun kestiği evde ve doğum haritamızda açılarla değdiği tüm gezegen ve evlerde.

Ne dedi; Size bir şans veriyorum, 7 Eylül'e kadar bir durun da düşünün! Ya da...'Ateş düştüğü yeri yakar' sözünde olduğu gibi, Satürn, Oğlak burcu haritalarımızda hangi evimize düştüyse, orada her şeyi bir kere daha düşünmek için bir geri çekiliyor.  Bizim için nelerin öncelikli olduğunu, korkularımızla yüzleşmeyi, nerede disiplin gerektiğini ,nerelerde disiplin hatası yaptığımızı, neleri elememiz, neleri aşmamız gerektiğini, içimizde ve dışımızda ölen ve doğan soyut-somut her şeyi gözümüze sokmaya çalışacak. Söz konusu gezegen, geri harekette iken üstünkörü, geçiştirici işleri hiç sevmez; hele ki Oğlak burcundayken. Evet, birşeyleri doğru yapma için fırsat sunabilir ancak elimizdeki bir projeyi tekrar tekrar ele almamızı talep edebilir. Çevremizdekilerin sınırlarını ya da sınırlarımızı anlamanın, sabırlı olmanın zamanıdır bu dönem. Otoritelerle ilişkiler bir sorun oluşturabilir tabii; örneğin, patronunuz, aile büyükleriniz ya da resmi makamlarla olan ilişkileriniz.. Bir şekilde parçası olduğunuz sistemle savaşmak gibi diyebiliriz. Gezegen geri gittiğinde sanki sınırlar kalkmış gibi hissetmeniz olası; ama neye "evet" dediğinize çok dikkat edin aksi halde ileride sizi bunaltacak ve güç kaybı hissettirecek bir durumu kendinize çekiyor olabilirsiniz.



Başarısızlıklarımızı değerlendirmek, hatalarımızdan öğrenmek ve bilgelik ve anlayışla iç gözlemden ortaya çıkmak zamanıdır. Satürn genellikle karma, disiplin ya da adaletin dağıtıcısı olarak adlandırılır. Bizi kendi kişisel gerçekliğimizle yüzleştirmeye iten ve kontrol sorunlarımızı derinlemesine, titiz ve yıkıcı bir şekilde ifade eden bir gezegendir. Satürn mitolojide bilge bir adaçayı olarak ifade edilmekte. Retro hareketi ile birlikte bizim için hayatımızda her şeyi yeniden gözden geçirme ve dersler alma zamanı başlayacak. Daha önemli olan nokta ise bu dersleri ne zaman alacağımız ve kendimizi geliştirmek için nasıl çalışacağımızdır. Bu döneme engel ve kesinti olarak da bakabilirsiniz, mola ve kendini dinleme olarak da. Tabi ki bu size ve takınacağınız tavra kalmış… Görevlerimiz, sadakatimiz, azmimiz, dayanıklılığımız, şekil vermek istediğimiz yanlarımız veya işlerimiz, madde ile ilişkimiz, sınırlarımız ve sorumluluklarımız; işte bunlar Oğlak burcundaki Satürn'ün ana konuları. Sanki bir imparatorluk inşa etmek ve büyümesi, gelişmesi için sağlam temeller oluşturmak gibi. Eğer temel sağlam değil ise kararsızlıklar çekebilir hatta ruhumuzun arzularını yerine getiremeyiz. Oğlak burcu her ne kadar görevlerle, madde ile, sorumluluklarla ilişki olarak bilinse de o, denizden çıkan kayalara tırmanan bir keçi olarak sembolize edilir; yani bir çok tecrübe ve yaşanmışlıkla kazandığı olgunluğa, ayrıca su elementinin temsil ettiği ruhsallığa sahiptir.

Satürn retro döneminde gözlerimizin üzerindeki perdeleri açar ve olayların ardındaki derin anlamı görmemizi sağlar. Çok çalışma ve elini taşın altına koyma sonucunda bilgelik elde etme olanağı tanır bizlere. Öncelikle kendimize sonra da çevremize göstereceğimiz şefkat ve anlayış bu bilgeliğin daha kolay gelmesini sağlar. Tamamlanmamış, kısmen ilerletebildiğimiz, gözetimsiz kalan işleri, projeleri tamamlamamıza yardımcı olacaktır. Bunları yapmak için baskı yapacağını zannetmeyelim; ama görevleri yerine getirebilmek için zaman tanıyacaktır. Önümüze çıkan yollar hakkında bilgi edinmeli, otorite gösterebilmeli doğru zaman ve mekan olgusunu iyi kullanabilmeliyiz. Bizlere uzakları gösterebilir ve sınırlarımızın ötesine geçmemize yardım edebilir; hatta yapabileceklerimizin ötesine. Çevremizdekilere ve gelişmelere derinden daha bilgece bakmamızı talep eder. Ancak bu bilgeliğin sıkı çalışma ve derin tecrübelerle edinilebileceğini unutmamak gerek.

Eskiden olmuş hatalı olayları hatırlatır, tekrar önümüze çıkarır ki varsa hataları çözelim ve yolumuza pürüzlerden arınmış bir biçimde devam edebilelim… Doğum haritamızdaki ana tema, birden ve çok belirgin bir biçimde çalışmaya başlar. Eğer dersimiz ilişkilerse birden üstü örtülmüş sorunlar su yüzüne çıkar. Ekonomik olarak da kısıtlamalara da neden olacağından, dikkatimizi bütçemize çevirmek durumunda kalabiliriz, yetersizlik hissi ise birden kendi kendimize yetmek durumunda kalabiliriz v.b. Bize limitlerimizi aşma ve normal şartlarda aklımıza gelmeyecek kadar zor şeyleri yapabilecek, engelleri aşabilecek güçte olduğumuzu gösterme eğilimindedir. Tabi bunun yanında dayanma gücünü de ruhsal olarak verir beraberinde..

Bu dönem hayatımızın hızını azaltma, süratle ilerleyen olayları yavaşlatma, ayağımızı frene dokundurup, etrafımızda olan bitene ve kendimize dönüp bakma zamanıdır. Herkes sorumluluklara olan bakış açısını tekrar gözden geçirir. Satürn retrosu ruhumuzun gerçek ideallerine ulaşabilmesi ve kendimizi gerçekleştirebilmemiz için neye ihtiyaç duyduğumuzu görme şansı tanır.  Hayatımızda olan ve başımıza gelen şeylerin gerçek anlamı ve değeri sorgulanır. Nelere devam etmeliyiz ve neleri bırakmalıyız sorularına cevap aranır. Gerçek anlamda ruhumuzun özüne uyan şeylerin ne kadarını gerçekleştirebiliyoruz diye bakmak, buna hizmet eden icraatlerin de önem kazanmasına vesile olur. 
Transit olarak bir yaşam alanımıza dokunduğunda orada almadığımız, ertelediğimiz, göremediğimiz sorumluluklarımızı hatırlatır. Aslında Satürn maddi dünya içinde ilerlememizi ister, bizi geliştirerek yaşamda ilerleme prensiplerimizi tayin eder. Yaşadığımız hayat ile olan ilişkimiz almamız gereken sorumlulukları kabullenmemiz, disiplinli olmamız gereken alanlarda sorumluluklarımızı alarak gelişmemiz için itici bir güçtür. 

Unutmamak gerekir ki Satürn disiplinin gezegenidir; güvenlik ve emniyet isteklerimizi arttırıcı enerjileri yönetir. Ve tabii Oğlak burcu geçişinde, genişlemeye çalıştığımız her konuda kısıtlamalar ve az ile yetinmeye yönelik etkiler verecektir. Geri hareketinde diğer gezegenlerin retrosundan daha etkili bir durum ortaya çıkabilir. Özgür iradeye ve davranışlarımıza en iyi örnekleri temsil eder. Tabii ki bir öğretmen, bizlere yeni ufuklar açacaktır; bizlerin işlerimizi ciddiye almamızı, öğretilen şeylerden ve disiplinden yararlanmamızı sağlayacaktır. Ancak onu gücendirirsek, öğretim metodu ile savaşırsak, bizleri sadece engelleyecek ve bizlere karşı koyacaktır. Farklılığı sadece bizim ona tepkimize bağlıdır. Geri hareketindeki negatif etkileri, güvensizlik hatta aşağılık kompleksliliği derecesinde endişe ve korku olabilir. Bu süreçte kendimize dönüp baktığımızda, gördüklerimizden hoşlanmayabiliriz. Reddedilmekten korkup, onaylanmayacağımızı düşündüğümüz durumlarda kendimizi çok kolay geri çekebiliriz. Rutinliğe, cesaretlendirilmeye ihtiyacımız olabilir; sanki bazı hırslarımız körelmiş gibi görülebilir. Ancak olumlu kullanımlarda, gerçekten neyi inşa etmek istediğimizle ilgili net hedefler ve yöntemlerin tespiti kolaylaşır; neler yapmamız gerektiğini net görebiliriz. Başarıya ulaşma adına acele etmeden sağlam adımlar atmanın planlarını yapabiliriz. Temkinli olarak ve kendimizi sıkıntıya sokmadan işlerimizi halledebiliriz. Retro süreçleri bizlere güç verecektir; evet zor bir dönem olarak adlandırabiliriz. Tüm bu zorluklara verilecek ödüller ise tüm bu zorlanmaların ardından çok daha değer içerecek. En büyük ödül, lütuflar ve takdirler; geri dönüşümlerle başarılardan daha fazla tatmin alınabilir. Gelişen bilgelik ise maneviyat için çok ama çok değerli olacak.

Doğum haritalarında geri giden Satürn'e sahip olanlar genelde hayatlarını bilgiye adarlar; neyin düzeltilmesi, sağlamlaştırılması gerekiyor, peşinde olurlar. Bu bireylerin net sınırları olmaz ve diğerlerinin sınırlarını bu yüzden daha kabul edici davranırlar. Sorumluluk duygularında zayıflık görülebilir; yaşamdaki rollerini bulmaları da dolayısı ile zaman alabilir. Hayatlarında genel olarak rehber edindikleri kişilerin aslında doğru kişiler olmadığını anlamakta gecikebilirler.

Bu durumda 18 Nisan'da 9 derece Oğlak burcunda başlayacak  sürecin ardından 7 Eylül 2018'de 2 derece Oğlak burcunda geri hareket son bulacak; 13 Aralık 2018'te ise Satürn geri harekete geçtiği 9 derece Oğlak burcunda olacak. Kısacası tam anlamı ile geri hareket etkileri 13 Aralık'ta son bulacak diyebiliriz. Bulunduğu evlerin ve Oğlak burcu ile ilgili daha itinalı, yapıcı, iradeli ve dikkatli çalışmamız gerekecek. Acelecilik ve hırs tuzak oluşturabilir.. Bu dönemi içsel disipline ile geçirmek ise, ileri harekete geçtiğinde Baş Öğretmen'in sınavlarından başarıyla geçmemize yardımcı olacaktır. Az ile yetinmenin önemi en çok bu zamanlarda kendini hissettirebilir; bu süreç ise güzel bir hazırlık evresi olarak kullanılabilir.



Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap



1 Nisan 2018 Pazar

Chiron (Yaralı Şifacı) Koç Burcu Transiti (2018 - 2027) - Astrolozi

Chiron, 17 Nisan 2018 itibarı ile Nisan 2010'dan beri transit yaptığı Balık burcunu geride bırakıp, Koç burcuna geçiş yapacak. Bu geçişin ardından 4 Temmuz 2018'de başlayacağı retro hareket ile birlikte geri giderek 20 Temmuz gibi Koç transitini, Balık burcuna tekrar geçiş için bitirecek. 2018'deki retro seyahati ise 9 Aralık 2018'te son bulacak ve Chiron'un tekrar ve kat'i Koç burcuna geçişi 18 Şubat 2019'da kesinlik kazanacak. Ve bu transit 2027'nin Nisan ayına kadar da devam edecek. Gördüğümüz gibi Chiron'un burç değiştirmesi uzun zaman aralıkları ile olmakta; ortalama 50.45 yılda ise tüm Zodyak'ı dolaşmakta. Şimdi yeni başlayacağı Koç transitinde ise ağır gezegenlerden önemli majör bir açı almayacak; bu da demek oluyor ki, Chiron kendini tüm gücü ile özgürce ifade edebilecek. Bu süre içinde 2023 ilkbaharında Jüpiter ile ve ardından da 2024 ilkbaharında Kuzey Ay Düğümü ile kavuşacak. Hem Jüpiter hem de Kuzey Düğüm, büyüme ve gelişme, ilerleme ile ilgilidir. Bu demek oluyor ki özellikle Kuzey Düğüm ile beraberliğinde kimliğimizi iyileştirme fırsatları sunacak ve Jüpiter ile gelişim, eğitim hatta bir çoğumuza kendiliğinden şifalanma bilinci bahşedecek. Her iki kavuşum da yepyeni yaratıcılıklara ve ifade mertebesine ulaşmayı temsil edebilir. Dönüştürücü tamamen değiştirici enerji güçlerine kuvvetli tepkiler verebilir, başka gerçeklik seviyelerine ulaşma arzusu duyabiliriz. Çok şey bilip de neden ve nereden öğrendiğimizi bilmeden mükemmellik ve sanatsal başarılara yol açabilir. Hele ki Kuzey Ay Düğümü ile olacak kavuşum, öncülüğe, manevi konularda rehberliğe, öğretmenliğe işaret edebilir. Önümüzdeki yıllarda daha fazla, şifacı, şaman, enerji terapistleri, yaşam koçları göreceğiz sanırım. 2023 - 2024 yılları manevi çalışmalarda, uğraşlarda artış görülebilir. Daha fazla insan, eski ve görünür kimliklerini geride bırakmak ve yepyeni bakış açıları ile özlerine dönüş sağlayabilir ve yeni kimlikleri ile yaşamlarına devam etmek isteyebilir. Koç burcunun ilk burç olmasından dolayı da bu sanki bir "yeniden doğuş" gibi algılanabilir. Koç transiti ile 1969 ve 1977 yılları arasında doğanlar, Chiron dönüşlerini yaşayacaklar ki bu ortalama 50 yaşında gerçekleşmektedir. 50 yaş hayatın en önemli dönüm noktalarından biridir. Şifalanma, iyileşme krizleri ile ilgilidir. Bu yaşlarda maddi değerlere olan ilgide zayıflama görülebilir ve manevi arayışlar artabilir. 

Chiron'un yörüngesi pek düzgün değildir o yüzden bazı burçlarda daha fazla kalır. Kabaca söylemek gerekirse 1.5 yıl ila 9 yıl bir burçta kaldığı söylenebilir. Balık ve Koç burçları ise en uzun süre yani 8 ila 9 yıl kaldığı burçlardır. Balık burcunun Zodyak'ın son ve Koç'un da ilk burç olduğunu düşünürsek, oldukça ilginç bir durum denebilir. Demek ki en fazla bu burçlarda çalışıyor, zaman harcıyor. Her şeyin sonunu hatta Bütün'ünü (Balık), tüm olasılıkların başlangıcına (Koç) bağlamak tabii ki kolay bir iş değil. Bu zorlukla başa çıkabilecek bir güç varsa, o da Chiron'dur diyebiliriz. Bilinçdışı ve bilinç, manevi olan ile maddi olan, bütünlük ve teklik arasında sanki bağlantı kurmak için çalışır. Zaten yörüngesini de incelersek aynı anlamları yani varoluşun iki farklı alemini nasıl birbirine bağladığını da anlayabiliriz. Chiron, Satürn ve Uranüs arasında seyahat eder; Satürn son görünür gezegendir ve Uranüs ise nesil gezegenlerinin ilkidir. Demek ki Chiron kişisel deneyimlerimizi kolektif bilince bağlamaya yardım ediyor diyebiliriz. Bir de şöyle bir bakış açısı sunabiliriz; malum mitolojide Chiron bir kentor (centaur); yani bir vücutta yer alan hayvan ve insan, sanki yarısı at, yarısı Tanrı gibi.. Sembolik yapısı ile sağlam, dürüst ve kutsal nitelikli bir insan ile güçlü bir hayvan gibi doğa ile bütünleşmiş, doğanın bir parçası olmuş, anlamlı bir yapıyı anlatır. Doğa ile bütünlüğü, tıpkı bir şaman (tanrısal güçleri ile insanlara ve topluma düzen ve sağlık veren yüce, kutsal insan) gibi ona, tedavi edici, iyileştirici, düzenleyici unsurlar verir. Tanrı'nın oğlu olan Chiron akıl ve zekayı, düşüncenin gelişimini anlatır; medikal çalışmalardaki başarıyı anlattığı gibi, müzik, kültür, ahlak ve avcılık, savaş ve astrolojiyi de temsil etmektedir. Chiron transitte doğum haritanızda bir yerleri tetikliyorsa bir iyileşme krizi başlar. İçinde bulunduğu ya da transit yaptığı ev konularında yaşamınıza etki edecer, bu ev konuları ile ilgili hassasiyetleriniz varsa, işte bunların önem kazanmasına, gözümüze iyileştirmeleri için batmasına yol açar. Chiron orayı kırmak ve farklı bir varoluş gerçeğini bir araya getirmeye çalışır. O, Zodyak'ın simyacısıdır ve her şeyi daha ulu, daha yüksek bir anlam oluşturmak için kırmaya bozmaya çalışır. Chiron bizleri bir kahraman gibi hazırlar; sadece gündemde olan bilgileri ve bilimi değil, ahlak ve kültürel olarak değerleri de öğretir. Tam bu noktada ise maneviyat oldukça önem kazanabilir. 



Koç burcundaki Chiron, kendiniz olma hakkınızın olmadığını hissettirir. Zira Koç her şeye atılır, kural ve engel tanımaz, korkusuzdur ve kin ne düşünüyor bakmadan fikir önderliği yapabilir; özgür olmalıdır ve "ben" demelidir. Koç tam olarak benliği anlatır ancak az önce belirttiğim gibi Chiron burada daha yüksek daha kutsal bir düzen oluşturmak için benliğin sorgulanmasını talep edecektir. Koç, burçların ilki; dürtü, tutku, içgüdü demek. Önce "Ben" dediğimiz yer. Kendimizi ifade ettiğimiz, isteklerimizin peşinden gittiğimiz, eşsiz olduğumuzu ifade etmek için sınırlar belirlediğimiz bir bölge. Sanki ilkbaharda topraktan başını çıkararak, yaşamı seçen ve yaşama gitmeyi, kendini ortaya koymayı arzulayan ilk filiz gibi. Chiron ise yaralı, utangaç, kırılmış ve yetersiz hissettiklerimiz. Demek ki Chiron burada Koç'un kendini ortaya koymasına, bireysellik ifadesine meydan okuyacak. Ders verici acı tecrübeler neticesinde kişinin sınırlarının hatırlanmasını sağlar. Kimlikle ilgili yaralar da aslında en önemli yaralar diyebiliriz. Kimlik yaraları ile var olma hakkına sahip olmadığımızı hissedebiliriz. Bunu kavramakta da zorlanacağımız için acısı da daha fazla olabilir. Hepimiz bir kimlik yarası ile doğarız; bebekken neredeyse kimliğimiz yok gibidir, yani ebeveynlerimizin genetik bir yapısı olarak dünyaya geliriz. Büyüdükçe kendimizi ifade edişimiz, ortaya koyuşumuz desteklendikçe, eşsiz kimliğimiz de yavaş yavaş gelişir. Bu hiç kolay bir seyahat değil tabii; ebeveynler haklı olarak çocuklarını kollar ve farklı bir kişilik olduğumuza direnç ile sanki onların bir parçası, bir uzvu olarak yaşamamızda ısrar ederler. Bu içgüdüsel bir dürtü, onları suçlamayalım. Onların istediği çocuklarını korumak. Ancak çocuğu başka biri olmaya zorlamak, çocuğun benlik duygusuna zarar verir. Bir bireyin bireyselliğini hiçe saymak belki de şiddetten daha fazla zarar verir. Psikolojik açıdan da en zorlayıcı psikolojik sorunlara sahip olanların, kendileri olmalarına izin verilmemiş, kendi eşsizliklerinin farkına varamamış ve böyle yetiştirilmiş bireyler olduklarını söyleyebiliriz.

* "Ben hiç kimseyim" - genel bir boşluk hissi ve yaşamdan kopukluk
* "Yeterli değilim" - kendini kanıtlama arzusu
* "Eğer uyumlu değilsem, varolmuyorum" - herkes tarafından sevilme ve onaylanma arzusu
* Diğerlerini kopyalamak, gördüklerini uygulamak, ancak örnek aldığı rol modelini tanımlayamamak
* Fark edilmek, dikkat çekmek korkusu - kişinin görüşlerini, inançlarını ifade etme korkusu
* Kişinin hem bedensel hem de duygusal bağ kurma problemleri
* Ya da tam tersi, kişinin tekliğini ispatlamak için garip bir görünüşe ve tuhaf tutumlara başvurması
* Kendini, fiziksel veya psikoljik açıdan incitme eğilimi - kendini yaralama, uyuşturucu, alkol ve ilaç bağımlılıkları, duygusuzluk, hissetme fonksiyonlarında problem..
İşte bunlar Astropsikoloji derslerimden notlar.. İlginç değil mi? 

Peki bu değersizlik duyguları ile nasıl başa çıkacağız? Kimlik yarası iyileşir mi?
Yeterince ne başarı ne para ne de çevrenizden aldığınız onay bu yarayı iyileştirmez; önce bunda anlaşalım. Öncelikle gerçekten siz olduğunuz şey olmanın kabulünü öğrenmekle başlar iyileşme süreçleri; olmamanız gereken şeye bürünmek değil. Bilmek, kabul etmek, yolun yarısı diyebiliriz. Koç burcundaki Chiron hepimizin doğduğumuzdan beri belki de boğuştuğumuz kimliğimizle ilgili yaraları ele almamızı ve iyileştirmemizi isteyecektir. Bir şekilde varlığımızın sorumluluğunu üstlenmemizi, acılarımızla, utançlarımızla yüzleşmemizi isteyebilir. Acıya, yaraya rağmen kendimizi göstermemizi ister; hepimiz bu süreçlerde bunları hissedeceğiz, tabii ki Koç burcuna ait evlerimizin konuları ile bağlantılı olarak. Bir şekilde kendimizi, özümüzü ve gerçekten her ne isek onu göstermemizi isteyecek; bu durumda yapmamız gerekeni yapmalı ve belki de artık saklanmamalıyız. Gerçek kimliğimizle bir adım öne çıkmamız gerekecek. Bunu yapmamız gerektiğine en büyük kanıt, bu yaşamda olmamız. Hepimiz bir nedenle dünyada bedenlendik; her kimsek o olarak devam etmek için. Milyarlarca genetik olasılığın içinde bizler seçildik. Var olma hakkımız, bir nedenden dolayı. Benzersiz görevlerle doğduk. Eşsiz hediyelerimizi yani yeteneklerimizi, becerilerimizi, aklımızı, bilincimizi benzersiz bir yolla, kendimize özgü yollarla ifade etmek için; başka bir diğer kişinin rolünü üstlenmek, ondan kopya çekmek için değil. Sandığımızdan, inanın ki, çok daha fazla bir şeyiz. Yıldızlar çarpıştı, Big Bang oldu, evren birbirine bir düzen oluşturmak için girdi ve bizler bu şekilde buraya geldik. Gerçeğin görünür olmasına izin verdiğinizde ise yara mara kalmayacaktır; bu şekilde kendinizi gerçekleştirebilirsiniz. Gerçekleştirme tüm kırık parçaları bir bütün oluşturmak için bir araya getirmekle olur. Ama ne parça olursa olsun, küçük, büyük, Tüm'e koymanız gerekir. İçinde korku olabilir, inat olabilir, utanç, suç olabilir. Hepsi bizlerin bir parçasıdır, hepsi tüm hikayemizin bir paragrafı gibi. Örneğin, cesaretinizden, kararlılığınızdan, mücadele gücünüzden içsel olarak kimseye belki kendinize bile farkettirmeden korkuyorsunuzdur; işte Chiron Koç burcunda sehayat ederken, sizi bu duygularla sınar. Bu korkunuzla, eksikliklerinizle burun buruna gelir, yüzleşmek zorunda kalırsınız; artık vakti gelmiştir. Bu defoların, diyelim, var olmalarına izin verdiğinizde, onları kabul ettiğinizde aslında kabul etme gücü gösterdiğinizde kendinizin var olmasına da izin vereceksiniz. Chiron için derslerimizde, "haritamızın anahtarı" deriz. Bu anahtar ise daha yüksek bir mertebeye, varoluşumuzun, gerçek kimliğimizin daha yüksek anlamını bulmamıza yardım eder. Sakladıklarımızın, korktuklarımızın, utandıklarımızın yer aldığı kara bir sandığın anahtarıdır Chiron. Koç burcu transiti ile birlikte işte o sandığın kilidi açılabilir. Sonuç mu?? Büyük bir tatmin, mutluluk, huzur ve en önemlisi büyük bir özgürlük duygusu..  ki bu duygular, dünyevi mertebenin şartlarıdır; misyonumuz mutlu olmayı öğrenmektir. Nasıl mı? 1977 yılında keşfedilen, asteroidler arasında 2060 numaraya sahip, 200 km çapa sahip bir taş parçasının manyetik enerjisi sayesinde..



Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap









30 Mart 2018 Cuma

Hamursuz (Pesah) Bayramı - Suzi Barokas Fergan



Hamursuz Bayramı (Pesah), genelde Gregoryan takviminin Mart ya da Nisanına denk gelen Nisan ayının 15. gününde başlar. esah, Fısıh veya Hamursuz Bayramı (İbranice: פסח Pesah), bir Yahudi bayramı ve festivalidir. Mısır'da kölelikten kurtarılan Antik İsraillilerin göç hikâyesini anar. Bu tarih Kuzey Yarım Küre'de bahara denk gelir ve bayram 7 veya 8 gün kutlanır.Tevrat’a göre Nisan, Yahudi takvimindeki festival yılının ilk ayıdır . Nisan’ın 14. günü kuzey ilkbaharı ekinoksundan sonraki, dolunaylı bir geceyle başlar, bu nedenle, Pesah bir ilkbahar festivalidir. Pesah’ın bahardan önce başlamamasına emin olmak için, antik İsrail’de, arpaların olgunlaşması baharın başladığını anlamak için bir test olarak görülmüştür. Böylece, arpalar olgunlaşmadıysa, bahar daha yakın değildi ve araya ilave edilen Adar II ayıyla, Nisan başlatılmazdı. Bu ayarlama, 4. yüzyıl itibariyle matematiksel olarak yapılıyor.
İsrail’de Pesah (mayasız ekmek festivali) yedi gün kutlanır. Bayramın ilk ve son günleri resmi olarak tatildir. Bu iki günün arasında kalan günler Hol HaMoed (Festivalin hafta günleri) olarak adlandırılır. Diaspora Yahudileri bayramı sekiz gün kutlarlar. Sekiz gün olmasının nedeni bir zaman ayarlaması (ibadetlere katılmak, bulundukları yerin takviminin Kudüs’teki tapınağa endekslenmesi, v.b) olarak görülür veya Yahudilerin tehlikede oldukları zamanlarda, Yahudilere karşı gelecek saldırıların günlerini şaşırtmak amaçlı ortaya atılmış ve günümüze gelmiş olan bir alışkanlık olduğu düşünülüyor. Karaim ve Samiri Yahudiler, modern Yahudi takviminden bir iki gün sapan Yahudi Takvimi versiyonunu kullanırlar. Örneğin 2009 da, Rabinik Yahudiler tarafından kullanılan takvime göre nisan 15 Modern takvimde Nisan 9 u karşılamaktadır. Karaimler ve Samiriler tarafından kullanılan takvimde ise Abib ya da Aviv 15, Miladi takvimde Nisan 11 i karşılamaktadır. Karaim ve Samiri Hamursuz Bayramları 6 gün süren Mayasız Ekmek Festivalinden sonra bir gün sürer.  

Alıntı;Vikipedi


Bizim evde ve sanıyorum ki tüm Musevi ailelerinde Pırasa köfteleri, Ispanak'la yapılan çeşit çeşit yemekler hatta köftesi bile var... Cevizli,portakallı,tarçınlı ve bol yumurtalı kekler hazırlanıyor... Mutfaklar temizlendi kırklandı diyebilirim.. Pesah (hamursuz)'' özgürlüğün bayramı diye bilinir'' 210 yıl süren Mısır'daki esaretten çıkışı anımsatır... Bayram gecesi sofrada çocuklar için anlatılan geleneksel mucizevi öykülerinde bolca anlatılır.  Bu seneki hamursuz bayramının 22 Nisan'daki Dolunay gününe gelmesi de çok manidar... 
Dilerim ki yaradanın IŞIĞI hepimizi aydınlatsın, Özgür kılsın ve Barış getirsin..


Sevgiler

Suzi Barokas Fergan

27 Mart 2018 Salı

Terazi Dolunayı (31 Mart 2018) - Astrolozi


31 Mart günü saat 15:36'da 10 derece Terazi burcunda bir Dolunay gerçekleşecek; Ava Ay durağında netleşecek karşıtlık için resmi işler açısından olumsuz bir dönem olarak vurgulanmış ve ayrıca sindirim bağırsak, apandisit gibi rahatsızlıklara yol açabilir denmiş. Yaklaşan Mars ve Satürn kavuşumunun kare açısı ile ses getirici Dolunay ayrıca geri hareketteki Merkür ile karşıtlığı nedeniyle de dikkat çekici. Dolunayın mesajını anlayabilmek adına ilgili derecelerle hizalanmış sabit yıldızlardan yardım almak en doğrusu. Bunun yanında hem 21 Ağustos 2017 hem de 15 Şubat 2018 Güneş Tutulmaları ile bağlantıda olan bir fenomenle karşı karşıya olduğumuzu bilmek gerek; sanki tutulmaların etkilerini harekete geçirmek isteyen bir Dolunay. Ateş elementinin ve öncü niteliğin yoğun çalışması ego savaşlarını da beraberinde getirecektir. Ancak hem Dolunay derecesinin hem de haritanın Tepe Noktasının Venüs yönetiminde ve Venüs'ün de yönettiği ve Ay'ın da yüceldiği Boğa burcuna geçmiş olması, Dolunayın karanlık etkilerinin yanı sıra olumlu hatlarını da ifade etmekte; sanki Güzel ve Çirkin filmini seyreder gibi hissettim kendimi. Venüs ve Neptün arasındaki minör açı ile gerçeklerin saklanamaz olacağını söylediği gibi önyargılarımızla, değişmez dediğimiz fikirlerimizle yüzleşerek tüm bu kalıpların yıkıldıklarına şahit edecek bizleri. Tembelliklere, sorumsuzluklara, ciddiyetsizliklere, ve yüksek egolara set çekecek bir etki altına giriyoruz. Bir nevi ne kadar ekmek o kadar köfte misali..

Asc / Alfard: her türlü zehirlenme, ilaç gaz, narkoz ısırıklar, ilişkiler yoluyla, bağımlılıklar bazen sigara, ilaç. Yüksek sezgiler kuvvetli yerleşimlerde, moral bozukluğunu ifade eder.

Güneş / Algenib: tutku, kibir,  sezgi, coşku, kötü ya da yanlış kararlar, iftiraya uğramak, satürn ile kafa yaralanmaları ay ile gençlikte beğenilmemek,  deniz ve okyanuslarla ilgili olaylara neden olabiliyor, havada değişimler getiriyor, tutkuların boşuna kişiyi yorması, yargılanma, hüküm giyme ihtiraslar nedeniyle, zorbalıklara, şanssızlıklara ve kişinin adının kötüye çıkmasına neden olabilir, ayrıca atlarla da ilgilidir ve askerleri veya savaş başlatanları temsil edebilir, keskin bir zihne ve güçlü isteklere işaret eder, ayrıca eski eşya koleksiyonerleri ya da sokak temizleyicilerini fiade edebilir.

Gelelim Dolunay derecesine ki aslında tüm hikaye burada gizli..
Vindemiatrix: dulluk yıldızı, yanlışlıklara, utanmazlıklara, hırsızlıklara neden olabilir. Ay ile birleştiğinde endişeler ve hayal kırıklıkları verir, kanuni veya yasal evrak hırsızlıklarına, kayıplarına, başarısızlığa, kötü sağlığa neden olabileceği gibi partneri kaybetme korkusuna neden olabilir.

Porrima: popülarite, iş endişeleri, ev yaşamında olumsuzluklar, boşanma, kötü sağlık verdiği gibi eğer Ay burada ise az sonra diğer sabit yıldız ile birlikte anlatacağım kara karganın çirkin nitelikleri ortaya çıkabilir. Aktif, becerikli, utanmaz, acımasız, hırsız ve sarhoşluk gibi etkilere de neden olabilir.

Gienah: Terazi burcunun 2. dekanı ile hizalanmış Corvus yani Karga Takım yıldızında bulunmakta. Güneş Tanrısı Apollo bir gün düzenlediği bir davete su getirmesi için kara bir kargayı görevlendirir. Ancak karga ormanda incirler yüzünden dikkatini dağıtır ve zamanın nasıl geçtiğini farketmez. Davetliler onun görevini yerine getirmediği konusunda suçlamalara girince de karga bir yalan bulur ve önünden bir yılan geçtiği için geç kaldığını savunur. Başka bir mitolojik hikayede ise yine Apollo, kargayı hamile olan sevgilisi Coronis'e göz kulak olması için görevlendirir. Karga Apollo'nun gözüne girmek için ise, ona sevgilisinin başka biri ile ilişkisi olduğu yalanını uydurur. Gerçeği öğrenen Apollo çok öfkelenir ve kargayı lanetler; böylece aslında parlaj gri tüyleri olan karga o günden sonra kapkara bir hal alır. 
Corvus Takım yıldızının simgesi işte bu kargadır; Mars ve Satürn karakterinde olan bu yıldız ise, zekilik, açgözlülük, marifet, sabır, intikam, tutku, hırs, bencillik, yalan, saldırganlık, maddi içgüdüler, yerli halkın kışkırtıcı tutumları ifade ettiği gibi başkalarının zayıflıklarını yakalayan paparazzileri, yazarları ve gazetecileri temsil ettiği söylenir.


Ay, Terazi burcunun 2. dekanında hiç rahat değildir; kendinden emin durmaz ve diğerlerinin ne düşündüğü ile çok fazla ilgilenir. Dolayısı ile Dolunay haritasının dokunduğu haritalar birilerinin onayını almak için hırslanabilecek kişileri temsil edebilir. Bu dekan ilgi, alaka peşinde koşturabilecek narsist eğilimleri ortaya çıkarabilir. Bu enerjiyi kolektife hizmet için kullanabiliriz; bu olumlu sonuçlar verebilir ancak bu esnada yeterinde onay ve tasdik görmemeyi de göze almak gerek. Bu dekan için Austin Coppock "kalıcı ve güvenli bir birliktelik oluşmaz" demiş. Demek oluyor ki ilişkilerimizde dikkat gerekmekte. Mars ve Satürn kavuşumları genelde savaş olarak yorumlansa da dünya magazinlerinde cinsel içerikli skandallara, şantajlara yol açmış; yine böyle bir haber ile çalkalanabiliriz. Bunun yanında haberde sahtecilik aynı Corvus tk. yıldızının mitolojik hikayesinde olduğu gibi oluşabilir; şu anda gündemde olan bazı haberlerin yalan olması muhtemel. Porrima'nın ilahi içgüdüleri, Vindemiatrix'in ölüm ve kaybetme korkusu, Gienah'ın sahteciliği ve yalancılığı birleşiyor. Sevdiğimiz birinin ölümü ya da kaybetme korkumuz olduğunu farkedebiliriz bu aralar. Bu düşüncelere mahal vermeyin. Evet, Ay söz konusu olduğunda bu zorlaşabilir; zira söz konusu duygular ve bilinçaltıdır. Gizemli bir Dolunay enerjisi mevcut; bu bir sihir mi ya da kötülük dolu bir maji etkisi mi? Dolayısı ile iyi / olumlu niyetlerinizi, düşüncelerinizi eksik etmemeniz gerekli; aksi halde bu karanlık enerjiye bizler de kapılabiliriz. Dolunayın karşısındaki retro Merkür duyguları anlamlandırmanın ve ifade edebilmenin zorluğundan bahsediyor. Kötücüllerin karesi ile olumsuz düşünme, üzüntü, yalnızlık ve kabul görmeme gibi hisler oluşabilir. Malum yukarıdaki sabit yıldızlar bu anlamları daha da pekiştiriyor. Bir şey yapmamak ve enerjilerin bizleri bloke etmesi kesinlikle bir seçenek olmamalı. Sıkı çalışma, kendimizi geliştirme için yoğunlaşöaya çok uygun etkiler var. Yaşamlarımzı dönüştürmek için fırsatlar yaratabiliriz. Korkularımızı ortaya çıkaracağından, zayıflıklarımızla, bilinçaltı önyargılarımızla bizleri yüzleştirecek. Bu konuları tesbit için işimize yarayabilir. 

Düşüncelerin enerjileri vardır ve madde dünyasında tezahüre yol açarlar. Bu süreçte korkuları besleyecek kargaların çoğalması da söz konusu tabii. Termodinamiğin 1. kanunu; enerji yaratılmaz ve yok edilmez. Enerji sadece bir formdan diğerine aktarılabilir yani form değiştirebilir. Bu nedenle olumsuz düşüncelere ait bilinçli bir farkındalık kazanıldığında, onları mutlaka mutlu ve olumlu düşüncelere dönüştürmeye çalışmak gerekir. Unutmayın ki bilinçsiz korkularımız, önyargılarımız, sezgilerimizi, hayallerimizi, potansiyellerimizi ve vizyonumuzu bozuyorlar. Dolunay korkularımızla çalışma, bilinçaltındaki olumsuzluklardan arınmak, kötü alışkanlıklardan kurtulmak (Eurydike - Atropos), temizlenmek için olumlu kullanılabilir; ardınızdan da kapıyı sıkıca kapatmayı ihmal etmeyin. Dolunay zamanları dünyalar arasındaki perdeler incelir; o yüzden davet ettiğiniz enerjilere dikkat edin. Güneş saklanacak yeri kalmayan şeytani bilinçaltına ışığını gönderecek. Negatif düşüncelerinizi, pozitif enerjiye dönüştürün. Dolunay haritası olumsuzluklar içermekte; ancak bu şekilde olumsuzlukları bertaraf edebiliriz. Süreci kontrol ettiğinizden ve başkaları tarafından zorlanmadığınızdan emin olun. Mars ve Satürn beraberlikleri başlı başına en olumsuz görünümler olarak yorumlanmış tarih boyunca. En karanlık arzular ateşlenebilir, agresyon artabilir, intikam diye haykırabiliriz. Cehalet ve tembellik, hayal kırıklıklarına yol açabilir. Bu yıkıcı enerji sabırsızlıkla birleşirse büyük risk oluşturur. Evet bu Dolunay, savaş enerjisi barındırıyor. Sakin kalmak, güç toplamak, çok çalışmak adına kullanılmalı. Meydan okumalara, karştılıklara, zırlıklara çok dikkat. Sorunları görmezden geleceğimiz bir süreç değil. Gerektiği yerde güvendiğimiz kişilerden destek almayı da unutmayalım. Bu süreçte kelimeler çok ama çok büyük bir güce sahip olacaklar; söylenen de söylenmeyen de, görünenin ardındaki de ışığa kavuşacak. Akıl kontrolünde başarılı iseniz, korkmayın. Sanki kendi kendini gerçeğe dönüştürecek bir kehanet gibi sihirli bir etkiye sahip günler var önümüzde.

Ortaklıklar, evlilikler, ikili ilişkiler, eğlence sektörü, kadınlar, gençler, lüks tüketim, marka ürünler, moda ve tekstil sektörleri, ekonomi, belediyeler, borçlar, bankalar, hukuki başlıklar, adalet mekanizmaları, yurt dışı bağlantılı konular, eğitimle ilgili konular, yakın çevremiz, kardeşlerimiz, komşularımız, spor ve sanat camiası etki alabilir. Güzelliğe, lükse, rehavete, estetik konulara, maddiyata vurgu yapabilir. Tutkuların kontrolüne girmemeye dikkat edilmeli. Sır ve gizlilik içeren konular, saklananlar görünür olabilir. İşbirliklerinde, anlaşmalarda, sözleşmelerde, siyaset ve hukuk sistemlerinde, vize, pasaport, yurtdışı ile ilgili başvurularda, eğitim sektöründe testten geçeceğiz. Ülkemizin 4. evinde 5. burcunda gerçekleşecek Dolunay nedeniyle iç güvenlik, topraklarımız, tarım ve madencilik, muhalefet partileri, gençlerimiz, sanat ve spor camiası, eğlence sektörü, döviz ve hisse senedi gibi spekülatif alanlarla ilgili konuların öne çıkacağı söylenebillir. Terazi burcu genel olarak politikayı ve adaleti temsil eder. Mecliste kadınlarla ilgili kanun hükümleri konusunda hızlanma oluşabilir. Adaletsizlik içeren bazı konular rahatsız edici hal alabilir.Yabancı ülkelerle ilişkilerimizde ve ticari anlaşmalarımızda sorunlar oluşabilir. Yurtdışı davalarla ilgili olarak bazı haberler bizleri meşgul edebilir. Satürn ve Mars'ın natal Asc karşısında yer alması, halkımız üzerinde baskılayıcı ve sertlik içeren tutumları gerektirecek gelişmelere neden olabilir. 1. ve 2. evimizin yöneticisi olarak yer alan Ay'ın 4. evdeki zorlayıcı açıları maalesef hem güvenlik hem de ekonomik olarak zorlayıcı gelişmelere yol açacağı gibi, üzerimizde artan baskılar da bunaltıcı bir hal alabilir. 


Zerrin Zindancıoğlu,
ASA, MAPAI, ISAR Cap



11 Mart 2018 Pazar

Balık Yeniayı (17 Mart 2018) - Astrolozi


17 Mart günü saat 16:11'de Balık burcunun 26 derece 53. dakikasında bir Yeniay gerçekleşecek; Chiron kavuşumlu olmasından dolayı ben ona Chironyen Yeniay diyorum, zira bu aralar bir merküryen bir neptünyen hepsi arka arkaya sıralandı.. 26 derece Balık burcunda Ay Duraklarından Ferülmukaddem hakim; bu durak Balık burcunun 16. derecesinden itibaren etkili. Özellikle ilişkiler açısından olumlu bir dönem olarak belirtilmiş ve insanlardan destek görmek ve başlanılan işlerde başarılı olmak için uygunmuş. Yalnız ihtiyacı olan çocuklara özellikle yetiştirme yurtlarında büyüyen çocuklara yardım edilmeli diye not düşülmüş. Olumlu etkilere sahip olmasını haritaya ilk bakışta farkedebiliyor insan; Yeniay'ın yönetici gezegeni Jüpiter ile Yeniay derecesinin olumlu harika bir üçgen açısı var. Efendim o Jüpiter retro diyenler olabilir ama unutmayın ki %100 yaptırım kuvvetine sahip 4. evde ve o da yöneticisi Mars ile karşılıklı ağırlama içinde; bu da Jüpiter'e çok olumlu enerjiler katıyor. Retro olması sebebiyle biraz geriye dönük alışkanlıklarda, düşünce biçimlerinde, modası geçmiş fikirlerde sıkı bir bahar temizliği yapıp, yepyenin doğmasına izin vermek gerek, işte o kadarcık..:)) Haydi gelin hep beraber biraz deşelim şu chironyen Yeniay'ı..

Sabit Yıldızlar;
Asc'de Rasalas veya Ras Elased Borealis yıldızı: şanssız bir derece olarak not düşülmüş; Jüpiter ile birlikte ani gelişebilecek kalp rahatsızlıklarına işaret ettiği söylenmiş. Bunun yanında kavgacılık, korkusuzluk, kazalara açıklık, yıkıcı enerjiler ile birlikte kişinin özelliklerini karşısındakileri ezmek için kullanabileceği not düşülmüş.

Chiron ile Scheat: olumsuz bir derece, ünlü ve açık fikirli kişilerin haritalarında bulunduğundan farklı fikirlere, hızlı ve imkansızı düşünmeye ayrıca da yapmaya yol açabiliyor. Ancak hapis, cinayet, intihar boğulma, talihsizlikler ve dünya astrolojisinde doğal afetlerin yanı sıra madencilik kazalarına,  uçak ya da gemi kazalarına neden olabiliyor.

Yeniay yön. Jüpiter ile Unukalhai: kazalar, politik gelişmeler, gemi kazaları, acımasızlık, sporda başarı, melankoli, zehirlenmeler, kronik rahatsızlıklar, sağlıkla ilgili çalışanlar, şiddet ve sinirsel gerginlik, bilgelik, yüksek farkındalık ve parlak zeka ile eşleştirilmiş.

Yeniay modern yön. Neptün ile Achernar: felsefeciler, hukukçular ve avukatlar, kendini birine kurban etme arzusu, yangın ya da sel gibi doğal afetler, ani ve trajik olaylar, duygusal takıntılar olarak ifade edilmiş.

Yeniay yüc. yön. Venüs ve Merkür'ün kavuşumu ile Alpheratz: özgürlük ve bağımsızlık eğilimi, zincirleri kırmak ve hızlı hareket etmek. 
Hızlı hareket etmek zaten Yeniay derecesinin bulunduğu Pegasus tk. yıldızının da ana özelliklerinden biri.

Yeniay ile Matar: Pegasus'un sağ dizine yerleşmiş olan yıldız, transformasyonlara, uçak ya da helikopterlerle ilgili problemlere, sudan gelebilecek tehlikelere ve seyahat isteğine neden olabiliyor ve bunun yanında şifacı özelliklere, sanatsal gelişmelere ve şifaya olanak tanıyor. Bunun yanında tabii yıldızın ait olduğu Pegasus'a göz attığımızda Manilius'un 1. yy.da bu yıldız için "her görevi yerine getirmek için kişilere güç ve hareketlilik sağlar." ifadesine rastlıyoruz. Yani fiziksel ve zihinsel hıza işaret etmiş. 
Zaten haritada gördüğümüz üzere 9. evde bulunan Venüs ve Merkür kavuşumunun Kuzey Düğüme olan üçgen açısı işe eğlence ve macera katabileceği gibi, 2 gezegen üzerinde etkili olan Alpheratz ile birlikte karmik bağlardan kurtulabilmek, zincirleri kırmak gibi yorumlar yapılabilir.

Yeniay'ı gözümüzde biraz daha canlandırmak üzere bulunduğu Balık burcu 3. dekanını da biraz irdelemekte yarar var. Bu dekan kış mevsiminin sonuna yaklaştırır bizleri O yüzden Yeniayın bizleri şarj edici özellikler barındırdığını ifade edebiliriz. Duygusal değişimlere açık olan bu bölge, ilişkiler ve elimizdeki projeler konusunda gelgit düşüncelere de neden olabilir. Bunun yanında yukarıda sabit yıldızlar bölümünde de görüldüğü gibi 3. dekan sanatsal özelliklerle çok bağlantılı; dünyaca ünlü çoğu sanatçıda Ay yerleşimlerinin bu dekanda olduğu görülebilir. Başka bir yönden ele alırsak da toplumun, insanların duyarlılıklarını anlatabilir. Bazı kaynaklarda popülerlikten ve tartışmalarla da olsa gündeme gelmekten zevk alan kişileri ifade ettiği görülmüş; yani dedikoduların veya skandalların ana konuları olmak gibi. Dolayısı ile bu süreçte kolektifi dramatik olaylarla besleyen bazı tanınmış kişileri haber başlıklarında görebilir hatta bazı skandallar karşısında şaşırabiliriz denebilir. Pegasus takım yıldızı etkisindeki bu bölge için mitolojik Pegasus ve Andromeda hikayesinden de dersler çıkartılarak, Pegasus gibi yıldızlara ulaşabilmek yani şimdiye kadar ertelediğimiz başarılardan sonuç alabilmek adına bir takım fedakarlıklar yapma vaktinin gelişini belirttiğini söyleyebiliriz.

Bu süreçte dengelerimizi bozabilen bir huzursuzluk oluşabileceği gibi bununla başa çıkmak için sıradışı ve oldukça hızlı, şartları yenileyecek kararlar alabiliriz; olaylar karşısında eylem yapmak isteyeceğiz. Mars'ın durumunu göz önüne alırsak artık bazı şartların işlevselliğini kaybettiğini ve değişmesi gerektiğini görebiliyoruz. Malum bu tarihte Merkür'de geri harekete geçmek adına hızını düşürdü ki o ve Venüs Mars yönetiminde. Tüm opsiyonları dikkate alarak rota değiştiren kararlara gebe bir dönem diyebiliriz ama tabii çok ama çok dikkat etmekte yarar var zira bu Matrix filmindeki gibi kırmızı mı yoksa mavi hap mı diye duyulan kararsızlıkların neden olabileceği duygusal sıkışıklığa neden olacak görünüyor. Bunu atlatabilmenin tek yolu 9. evdeki Uranüs üçgeni sayesinde tek taraflı bakış açısından kurtularak olayları bütün ele alabilmek; yeni vizyonlara zaten açık olacağız. Dolayısı ile kaybettiğimiz dengeleri tekrar oluşturmak için yeni yollar belki de biraz macera hissi ile tecrübe edilmeli. Öğrenmeye ve gelişmeye yol açabilecek krizler arifesindeyiz. Bu şekilde alıştığımız düzenin dışına çıkmamız için bir takım gelişmeler yaşayabiliriz ki bunların gelişim ve ilerleme için şart olduğu bilinmeli. Ama bazılarımız bu chironyen sürecin etkisi ile kanayan yaralarına odaklanarak geride kalabilirler. Kanayan dedim zira gerçekten Mars karesi var, can acıtıcı. Bu yüksek enerjili bir meydan okuma gibi; sanki birileri ile ego çatışmaları yaşanabilir ve gücümüzün üzerine çıkmak isteyebiliriz, kısacası tolare etmekte zorlanabileceğimiz düzeyde. Bu enerji sabırsızlık ve aşırı cesarete de neden olacağından, hatalara pek bir müsait; yani provakasyonlara çok dikkat edilmeli. Öfkeyi beslememeye özen göstermeliyiz. Mars'ın neden olacağı bu etkiyi olumlu yönde kullanabilmek için bol spor, egzersiz, fiziksel güç gerektiren işler yapılabilir ama yine de kendinizi fazla zorlamayın çünkü kazalara, kas ağrılarına ve bitkinliğe neden olabilecek yönleri de var.

Önümüzdeki 15 günlük süreçte merak ve yaratıcılık yönünde göstereceğimiz her çaba bize ayrı bir kapı açabilir. Beklenmedik görüşmelere, önünüze düşebilecek bilgilere, farklı bakış açılarına izin verin; es geçmeyin. Bilim, internet, sosyal medya, teknoloji, bir seyahat, uluslararası bir konu, yabancı kültürlerle ilgili bir gelişme, bir hobinizin uğraş haline gelmesi, bir eğitim şansı, bir krizin çözümüne ve hayal kırıklıklarının dağılmasına yardım edebilir. Dikkatimiz bugünlerde çok kolay dağılacak, dikkatli olmakta yarar var ama farklı fikirler, değişik bakış açıları arasında bağlantı kurabilecek hızlı zihinsel aktiviteye de sahip olacağız. İşte yeni keşfimiz tam da burada olacak.. Mars ve Uranüs etkileşimi sürecin eğlenceli ve heyecan verici olabileceği yolunda işaretler veriyor. Bazı çatışmaların bile sürprizlere, farklı heyecan verici algılara yol açabileceği söylenebilir. Cinsel yönden de uyarıcı bir enerjiden bahsettiğimiz üzere birçok ilişkide ilk adımın kolaylaşacağını da söyleyebiliriz. Cinsel içerikli bazı suçlarla ilgili kararların belki kanun maddelerinin de şaşırtıcı gelişmelere yol açabileceğini söyleyebiliriz. Bazı üzeri kapatılmış skandallar da bu süreçte görünür olabilir. Özellikle Ceres ve Yeniay bağlantısı çocuklarla ilgili taciz olayları konusunda önemli gelişmeler yaşanabileceğini söylemekte.

Kendimizi ifade etmemizi ya da özgürlüğümüzü kısıtladığını düşündüğümüz kişilerden bir çırpıda kurtulmak, uzaklaşmak isteyebiliriz. Aynı şekilde bizleri başarıdan, mutluluktan ve yaşamda yol almaktan aıkoyduğunu düşündüğümüz her türlü alışkanlık, bağımlılık, eskimiş düşünce biçimleri de bu listeye dahil edilebilir. Bu dönemde içgüdülerimize güvenelim ve risk almaya hazır olalım. Aile içinde bazı yüzleşmeler yaşanabilir; ister duygusal ister fiziksel olsun miraslar masa üzerine yatırılabilir. Chiron, yukarıda bahsettiğim kriz ve çatışmalar içinde acı verici, kanayan bir yara gibi can yakabilir. Bu canımızı acıtan şey, çocukluktan gelen bir travma, fiziksel ya da ruhsal hassaslıklar veya görünmeyen ama hissedilen, derinlere gömdüğümüz, kapalı kapılar ardında bıraktığımızı sandığımız bir nedenden kaynaklanmış olabilir. İşte bu derin yaralar benliğimize zarar vereceği gibi depresyona, mağduriyet duygularına, özgüvensizliklere, kendimizi kurban durumuna düşürmemize yol açabilir. Yukarıdaki yıdız listesinde de göreceğiniz gibi Chiron Scheat yıldızı ile hizalanmış ve Mars'tan sert ve neredeyse partil bir açı almakta; bu da etkileri daha da olumsuzlaştırabiliyor. Mars'ın neden olacağı kriz ve çatışmalar Chiron'un neden olduğu derin yaraları hatırlatacak ve geri getirecek. Bu kanayan yaralara ise öğrenme, gelişim, hızlı değişim, içgörüler, yüksek farkındalık, farklı bakış açılarını göz önüne almak şifa olabilir.

Ülkemiz açısından ise ekonomik olarak risk almamak gerektiğini söyleyen Yeniay, bunun yanında bazı kanun tasarılarında hızlanma olacağını ifade etmekte. Güneydoğu sınırımızda devam eden olayların şehit haberlerinin devamına neden olabileceğini söyleyebiliriz. Cinsel içerikli suçlarla ilgili olarak gelişme kaydedeceğimiz aşikar zira Yeniay, ülkemizin Venüs / Mars orta noktasını tetiklemekte. Önemli bazı kişilerin sıradışı haberleri manşetleri süsleyebilir. Partiler arası güç birliklerinde şaşırmaya devam edebiliriz. Bu süreçte şeker fabrikaları ile devam eden gelişmelerin kamuoyu baskısı ile sonlanabileceğini düşünüyorum; umarım gerçekleşir. Natal ülke haritamızdaki Lachesis ve Asc / Mc orta noktası ile Yeniay etkileşimi nedeniyle bazı uluslararası ilişkilerde sanki bir rota değişimi, bazı anlaşmaların zora girmesi ve farklı alternatif yollar arama ihtimalini göz önünde bulundurmalıyız. Yurtdışı ile ilgili hukuksal gelişmeler öne çıkabilir. Transit Satürn'ün natal Asc'miz ve Mars'ımızla oluşturduğu T-kare açı kalıbı, halkın üzerinde baskı oluşturabilecek kanun hükümlerine ya da zamlara neden olabilir.


Zerrin Zindancıoğlu
ASA, MAPAI, ISAR Cap