1 Aralık 2016 Perşembe

Chiron Geri Hareketi Bitiyor - Astrolozi


Chiron'un 29 Haziran'dan beri sürdürdüğü retro hareketi sonunda 1 Aralık itibarı ile bitiyor. Chiron'u anlayabilmek adına, mitolojik hikayesini bilmek gerekir. Daha önceki yazılarımda bunu detaylı anlatmış olduğumdan, şimdi kısaca üzerinden geçelim.

Chiron Satürn'ün ve peri kızı Philyra'nın yasak aşklarından, evlilik dışı doğmuş çocukları.. Yakalanmamak adına at kılığına girdiklerinde buluşan çiftin, yarı insan yarı hayvan oldukları sırasında doğum gerçekleşmiş ve bebek de aynen onlar gibi normal olarak değil, yarı insan yarı hayvan olarak dünyaya gelmiş.  Annesi onu çirkin diye terketmiş babası ise onu hiç görmemiş. İçgüdüsel hayvani dürtüler sonucu dünyaya geldiğinden, reddedilen ve bastırılarn içgüdülerin açtığı yaraları temsil eder. Chiron ormanda, doğada tek başına büyümüş ve her işini kendi halletmiş. Üvey babası ve onu eğiten Apollo sayesinde üstün yetenekleri olmuş; tıp, müzik yeteneği ve bilgelik kazanmış, savaş becerisi, kendi kendini koruma stratejileri geliştirmiş. İçindeki bölünmüşlük, yani kendini reddedilmiş, aşağılık ve çirkin hissetmesinin yanı sıra Apollo'nun fikirleri ve öğretileriyle içgüdüselliğini uyum, düzen ve cesaretle uzlaştırmış. Tanrı'ların çocuklarına, güvenirliği sayesinde öğretmenlik yapmış. Ancak bir gün bir ok yarası almış ve ağır acılar çeker olmuş. Aslında ölümsüz olan Chiron, acılarının dinmesi için ölüm diler hale gelmiş. Tanrılar tarafından çok sevilen ve güvenilen Chiron, sonunda ölümlü olma hakkını onlardan almış. 

Bu hikayeden yola çıkarak astrolojik olarak Chiron'un haritalarımızda, kendimiz için değil de başkaları için iyi yapabileceğimiz konuları aydınlattığını görüyoruz; kişilere rehber olabiliyor, çareler bulmalarına yardım edebiliyoruz. Ama bu dersleri kendimizde uygulayabilmemiz maalesef zor görünüyor; terzi kendi söküğünü dikmekte zorluk çekiyor. Bazı özelliklerimizi ise kendimiz görmekte zorlansak da diğerleri bunları kolaylıkla farkedebilir. Malum Chiron kendi acısını, herkese eğitmenlik yapsa da dindirememiş, yarasını iyileştirememiş. Bu bir şekilde yetersizlik ve ızdırap duyulan özellikler; kendimizde çirkin, yanlış gördüğümüz yanlarımız. Ancak büyüyebilmek, gelişebilmek ve tabii iyileşebilmek adına tedavileri şarttır. Tabii ki yarayı da ancak kendi iyileştirebilir belki yüzleşerek, önemli fedakarlıklar yaparak. Malum Chiron ölümsüzlüğünü bu yolda feda etmiş. Bu yanlarımızı öldüremedikçe de bu acı dinmez.

Chiron, konumu nedeniyle Satürn ve Uranüs arasında yer almakta; yörüngesi bazen Satürn ile bazen de Uranüs ile benzeşmekte. Dolayısı ile eski ve yeni olanı, sorumluluklarla, yaratıclığı bir araya getirmek durumunda.  Yaralarımız sadece kendi yaratıclığımızla iyileşebilir; aslında bunları da yaratan bizlerizdir. 

Chiron geri harekette iken maalesef bu yüzden Satürnyen, içe dönük çalışmakta. Farklı bakış açılarımız daha kıtlaşabilir ve karamsarlıklara neden olabilir. Kendimize acımak, belki hataları farkedememek, kendimizde kusur bulmak daha kolaylaşabilir. Ufak bir gök cismi olmasına rağmen farketmeden kanayan yaralarımıza işaret eden Chiron, neredeyse bir gezegen kadar etkili.  Kendi sistemimizi yaratma yönünde bir şekilde anlamlandıramadığımız bir mecburiyet hissettirir. Bu farkında olmadan da iç çatışmalara neden olur. Chiron, tıp, askerlik, güzel sanatlar, eğitim konularını da temsil eder. En önemlisi kendimizi aldatabileceğimiz, görmezden geldiğimiz kusurlu yanlarımızdır.


Başkalarından saklanan sırları sembolize ettiği gibi aynı zamanda sevilmeye, kabul görmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz çıplak yanımızdır. Onun kötü yarasına dostu Herakles'in bir hatası sebep olmuş. Bizi de yaşamda en çok üzenler genelde sevdiklerimiz yakınlarımızdır. Kendimizi savunmaya gerek duyöadığımız kişilere karşı savaşmak hiç aklımıza gelmez. Bazen bir söz, bizi bir ok gibi hasta edebilir. Herşeye rağmen affetmeden de iyileşmek mümkün değil. Chiron kendimizle barışabilmenin yani affedebilmenin de enerjisidir. En kıymetli hazinesi yani ölümsüzlüğünü, bilgeliğini, tüm maharetlerini başkasına armağan etmiş ve böylece acılarından kurtulmuş. Gerçek şifa, en iyi niyet adına, koşulsuz gönülden sunulandır.

Chiron'un retrosu, şifa bulmak adına başladığımız yolculuk özünde bir "kendini bilme" serüveni idi. Chiron bu dönemde içimize yönelik çalıştı. Negatif olarak gücümüzü yanlış kullanma, fanatik hedefler, şiddete yönelik davranışlar, öfke besleme, hırslanma, olduğundan farklı görünmeye çalışma, acımasızlık, toplum çıkarlarını kişisel kullanma isteği, cinsel sapmalar hatta belki bazı rahatsızlıklar larak kendini gösterdi. Hele ki Balık burcunda olduğunu da hesaba katarsak içsel olarak bireysellik hissimizin gelişmesinde suçluluk duyguları, başarılamayacak istekler peşinde yani hayal dünyasında yaşamak, teslim olmaktan ve çözülmeler yaşamaktan korkmaktan ötürü zihinsel ve duygusal kontrole başvurma, kurban - kurtarıcı kompleksi gibi özelliklerini açığa vurmuş olabilir.

Chiron aynı zamanda, başkalarına koşulsuz sunmamız gereken anlayış ve fedakarlıklardır. Hayattan alınan derin darbeler, asla iyileşemeyeceğimizi düşündürebilir; yani acı olaylarla sınanırız. Retro olduğunda daha karamsar haller sergilememiz mümkün; etkileri içsel çalıştı. Haritalarımızda göremediğimiz gölge yanlarımıza işaret eder. Yaralı olduğumuz ve bu nedenle fark etmeden bilinçaltımıza ittiğimiz konuları gözümüze sokabilir ve kendimizi tanımamızda rehber görevi üstlenebilir. Tabii yaralarımızla yüzleşmek adına bu süreci olumlu kullanmak mümkündü. Hangi konuların aslında içimizi cızz ettiği, bir yanımızı hangi durumlarda daha eksik hissettiğimiz noktaları tesbit edebilmek, içsel olarak bunlarla yüzleşebilmek, varlıklarını kabul edebilmek tam da şifanın merkezi idi. Şimdi bu süreç bitiyor. Eğer tesbitlerimiz varsa, iyileşmeyi kesinleştirmek adına etrafımızdakilere verdiğimiz aklın, fikirlerin bir kısmını kendimizde uygulayabiliriz. Endişe ve tereddüt duyduğumuz konularda, kendimize güvenimizin ağır aksak işlediği alanlarda, merhemi kendimize sürmek adına fırsatlar oluşabilir. Krizlerle mücadelede, bireysel ihtiyaçlarımızı, zayıflıklarımızı rahatlıkla belirlememize yardım edecektir. Diğerleri ile aramızdaki farklılıkları kabul etmeli, olumlu yönlerimizi, yeteneklerimizi daha öne çıkarabilmeliyiz. Eksik ya da yetersiz olduğumuz alanlarda ise belki kendimizi eğitmeli ve çarelerini üstlenmeliyiz.


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI



22 Kasım 2016 Salı

Yay Yeniayı (29 Kasım 2016) - Astrolozi


Akrep'in derinlerinde iyice piştikten sonra, bir çok konuda sona gelmiş, tecrübelerimizi tamamlamış olmalıyız. Problemler, krizler, güç çekişmeleri ve odaklanma gerektiren konularda yaşam bizleri başka sulara atmış olabilir. Bir nevi yeniden yepyeni doğduk sanki. Bambaşka bir sayfa açılsın diye sonu, sınırları yaşadık hep beraber. 29 Kasım'da, 7 derece Yay burcunda gerçekleşecek bir Yeniay var önümüzde; saat 15:18'de. İlgi alanlarımızı, yoğunlaştığımız konuları değiştirecek 28 gün içinde..

Bazen öyle olaylarla karşılaşırız ki; "bu da ne şimdi" der iç sesimiz. Asc derecesindeki Deneb Kaitos, sudan çıkmış balığa çevirebilir bizleri.. Ayrıca arada ifade etmekte yarar var, önemli deniz kazalarını, hava şartlarını ifade edebiliyor bu yıldız. Yay burcu ise sanki bu sorunun cevabı niteliğinde. Olandan farklı, değişik, yeni şeyler.. Karanlığın içinde ışığı farketmek, onu takip etmek, yeni bir şeylere doğru çekilmek.. Yay maceraları anlatır, yeni deneyimleri. O ışığın oralarda sizi büyük birşeylerin beklediğini hissedersiniz, şimdikinden çok daha farklı, iyi birşeyleri. Hissedersiniz ki, bunu keşfetmeniz lazım, denemeniz gerek. Yay inançlarla, felsefeyle, dinle, eğitimle, uzak ve yabancı ülkelerle bağlantılı. Tüm verileri elde toplamanız gerekebilir. Gerçek olanı merak edeceksiniz. Hep bana hep bana diyen yanımız ise şimdi adalet ve haktan yana olmalı. Kendimize ya da ilişkilerimizde birbirimize olan inancımızı sorgulayıp, ne kadar limitleri aşıyoruz ya da sınırlanıyoruz, tartacağız. Bu süreçte inandırıcılık zorlaşabilir; eksik bilgiler, dolandırıcılıklar, gizli ilişkiler artabilir. Cesur ve çıplak gönüller aykırı, kurallarını kendileri koydukları ilişkilere yönelebilir. Ancak Yeniay haritasında güney bölümde toplaşan gezegenler sayesinde herşey gözönünde olacak, haberiniz olsun. Kendimize koyduğumuz, güvende hissettiğimiz sınırların ardına kanat çırpmak isteyeceğiz hepimiz. Yeni formlar, değişik sistemler ilgimizi çekecek. Yeni bir anlayış geliştirmek, yeniden oluşturmak adına Yeniay süreci çok uygun. Dikkatinizi çeken o farklı şey ne? Ne yöne gitmek istiyorsunuz? İyimserlik ve özgüven sayesinde hedeflerimiz yönünde kendimizi geliştirmek kolaylaşabilir. Gökyüzündeki Yay sembolüğünde olduğu gibi okun ucunu hayal edin; nereyi gösteriyor? Nişan alın..

Juno var bu kez Yeniay'ın hemen yamacında. Mitolojide Jüpiterin eşi, evlilikleri, ortaklıkları hatta bazen finans konularını anlatır; oldukça kıskanç ve agresif bir hatun. Ruh eşi ya da evlilikte eş sembolü olarak görülür Juno. Olumlu açıları birlikteliklerdeki tatmini, adaleti ifade eder. Düğün, nişan törenlerinin yanı sıra ayrılıkları ya da boşanmaları yani yol ayrımlarını da gösterir. Antares ile birleşen bu dereceler ilişkilerdeki ateş elementini de körükleyecektir. Daha tansiyonu yükseltecek. Kontratlar, sözleşmeler, her türlü ilişki tipi söz konusu. Bazılarında daha sağlamlaşma ama zayıf olanlarda ayrılıklar, iptaller oluşabilir. Cinsellik öne çıkacaktır; hayvani dürtüler; taciz olaylarında artış görülebilir. Tabii ilişkilerdeki güç dengeleri de aynı şekilde. Özellikle yabancılarla ilişkilerde sorunlar yaşanabileceği gibi, seviye farkları belirginleşebilir. Terk edilme korkusu, kıskançlıklar, hesapçı duygular işleri bozabilir. 

Anlaşmak adına yeni yollar denememiz gerekecek; görüş farklılıkları olsa da uyum gösterebilir, orta yolu bulabiliriz. Jüpiter ve Pluto arasında sert açı birçok ilişkiye yeni formatlar atacak görünüyor; emin olun artık hiç de eskisi gibi olmayacak ilişkiler. Taraflarda fanatik davranışlar görülebilir, diretme, inatlaşma.. Ancak zemin hızlıca değişiyor, akslarda öncü burçları görüyoruz, haberiniz olsun. Huzur ve güç adına irade kullanmamız gerekecek. Pluto ve Yeniay'ın 8. evdeki konumu, gölge yanlarımızla bizleri yüzleştirecek; maddi güvence ihtiyacı, çıkarcılık, hırs, tutku, ihtiras ile sınanabiliriz. Beraber kotarılacak, fikir birliği, uzlaşma gerektiren bir zaman dilimi. Uranüs'e git gide yaklaşan Jüpiter açısı gümbür gümbür geliyor; hazır değilsek yıldırım çarpmışa dönebiliriz. Şeytanca, düşmanca, çıkarcı, fanatik yanlarımızı bir kenara bırakmalıyız. İyi gözlemleyin ilişkilerinizi, kaybetmek istemediklerinizi.. Belki önceden bazı detayları kaçırdınız; bunları rayına oturtma şansı bulacaksınız. Ay Düğümleri Yeniay'a kare açı yapıyor; biraz mücadele, cesaret şart değişim için. Düğümler geçmişte yaşanmışlıklara ışık verecek, bugüne taşıyarak bir sonraki adımı belli edecek. Geçmişteki yanlışlar ya da eksikler gözlerinizin önüne serilebilir. Belki de tekrar seçim zamanı gelmiştir; anlamak, idrak etmek şart. Bugüne kadar inandıklarımız farklılaşacak ve kabul etmediklerimizi kabul etmek zorunda kalacağız; Neptün ve Güney Düğüm kavuşumu Yeniay'a kare yapmakta. Sadece görüşlerimizi yenilememiz ve gerçekçi olmamız gerek. Bu kesinlikle başarısızlık ya da bir kayıp değil, inanın.

Provokasyonlardan, fanatik duygulardan, korku, hırs, inat, ihtiras içeren tüm hislerden uzak durun; bunlar yolumuzu puslandıracak. Akrep'in kuyruğuna takılmayın; bu duygular gerçeği görmemizi engelleyebilir. Dikkatsizleşir, kendi negatif kayıtlarımıza odaklanma hatasına düzebiliriz. Dikkatsiz bir Yay'ın oku ise, kimbilir nerelere saplanır.. Karanlığın içinde bir parıltı var, unutmayın. Biraz anlayış gerek. Hayallerin sınırı da yok ama asıl hedefe nişan alın; içinizdeki kötümserliğe değil. Yay vizyon sahibidir. Geleceğinizi, ideallerinizi düşünün, nasıl olmalarını bekliyorsunuz? İnançlarınız ya da şimdiye kadar aldığınız kararlar bu yola hizmet ediyor mu? Farkındalık ise, nerede hata yaptınız, ayağınız takıldı, görmeniz için şart. Kendinizi kabul edin, barışın, kayıplar ve başarılarla, hatalarla, doğrularla birlikte. Karşıt düşüncelere, fikirlere kulak verin, öğrenmeye, araştırmaya devam.. Böyle gelişiyoruz. Şimdiye kadar vardığınız yerlerin, bir adım ötesine gitmeyi hedefler arasına koyun. Sadece yapın; söz vermeleri bırakıp, bir değişiklik yapıp, potansiyel gerçekliğinizin peşine düşün.

Haa bir de önümüzdeki dönem sakın karamsar olmayın; her ne olursa enerjinizi düşürmeyin, neşenizden ödün vermeyin. Neşeli Yay bilir ki, gülümsemek için her zaman bir neden vardır. Bol müzik, bol bilgi, bol kitap.. Bu Yeniay'ın önerileri arasında...


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI



20 Kasım 2016 Pazar

Neptün Geri Hareketi Bitiyor (20 Kasım 2016) - Astrolozi

Neptün Retrosu Bitiyor - Astrolozi


Neptün, "düşlerimizi ne kadar hayata geçirebileceğiz" veya "kendimizi ne kadar kandırıyoruz" sorularını cevaplayabilir. Büyük hayalleriniz varsa ama bir türlü gerçekleşmiyorsa, haritalarımızda Neptün'ün enerjisi bir yerlerde kendini saklıyor demektir. Gezegen ruhani konulara olan ilgimizi, dini nasıl sorguladığımızı, duygusallığımızı nasıl ifade edebileceğimizi ve sanatsal yeteneklerimizin, yaratıcılığımızın boyutunu incelemek adına mutlaka iyi incelenmeli.  Çok büyük hayallerimiz olduğu halde bir türlü uygulamaya geçirilemeyen projelerin sahipleri, zorlu Neptün açılarına sahip olabilir ve kendilerini aldatabilirler. Ruhsal yönü kuvvetli kişilerin ve sanatçıların haritalarında Neptün oldukça kuvvetli bir yerleşimdedir. 168 yıl süren Zodyak yolculuğunda, her burçta ortalama 14 yıl kalır ve bu konularda çözülmelere, dağılmalara neden olabilir.  Etkileri maalesef kolay farkedilmez, belirgin değildir ancak su gezegeni olduğundan, çözücüdür. 

Neptün, sezginin, hayal gücünün ve ruhsal gücün gezegenidir. Balık burcunda bu yıl 12 Haziran'da geri gitmeye başladı. Geri giden gezegenler fonksiyonlarını dışarıda iyi ifade edemez; bir anlamda engellenmeye maruz kalmış gibidirler. Bu dönemde başlanacak şeylerin rahat akmasına izin vermeyebilir, sonuç alınmasını uzatarak zorlaştırabilirler. Bu geri gitme sürecinde empati, sezgi, kabullenme, bütünün farkındalığı gibi duygular içe yöneldi. Yani, kendimizi anlamaya çalışmamız ve kendi iç bütünlüğümüzü hissetmemiz gerektir. Geri gitme dönemleri, kendi içimizde ne yaşadığımızı, ne kadar ilerlediğimizi, gezegenin ileri gittiği zamanlarda dışarıya gösterdiğimiz hazırlık evreleri gibidir. Bu zamanların sonucunda dışarıya çıkanlar bir takım olaylarla test edilebilir. Neptün bu zaman aralığında hepimizi içe dönük sorunlarımızı halletmeye yöneltti, ancak tabii bu biraz imkansız oldu; daha çok hayal dünyasında yaşayıp, gerçeklerden soyutlandık, yani kendimizi aldattık. Neyse ki, 20 Kasım itibarı ile bu geri hareket sona eriyor.

Geri giden Neptün'ün tabii ki açıları oldukça önem kazandı; hele ki zorlayıcı açılarda, içimize doğru ilerlemek, meseleleri çözmeye pek yaramadı. Aksine daha derin bir hayal dünyasına daldık, hatta kendimizi soyutlayarak, belki de aldattık. Fedakar yanımız, başkaları için işe yarayınca kendini mutlu hissetti. Ancak olumlu açılarda ise bu sehayat bu içsel yolculuk muhteşem kişisel kavrama gücümüzü ortaya çıkarttı. Geri hareketinde kafa dağınıklığı, konsantrasyon problemleri, ulaşılmaz hayallere ve fantazilere, kendimizi aldatmamıza ve çevremizdekilerin bizleri aldatabileceği kadar saflık sergilememize neden olmuş olabilir. O içimizdeki, sanatçıdır, içimizdeki yumuşaklık, merhamet, maddi olmayan, tanrısal doğa ile ilişki kurulan yerdir. Retro Neptün, gerçekleri göremememizi, aldatılabilmemize neden olur; aslında bu olgunluk için gereklidir. Büyümemiz için bunların şart olduğunu gözümüze sokarcasına gösterir hem de. Gerçeklerden kaçmak gezegen retro durumdayken en çok başvurduğumuz yoldur.. Aslında bildiğimiz ama halledebileceğimize yeterli güveni duymadığımız konulardan kaçmak adına, kendimizi mutlu edecek sahte haz noktaları bulmak için çalışırız. Neptün gözümüzün önüne o flu tül perdeyi çeker; alkol, uyuşturucu, antidepresan, sakinleştiriciler, belki kumar tuzakları oluşturabilir. Neptün'ün haritalarımızdaki sert dokunuşları çözülmemize, dağılmamıza, korkak, tembel, mücadeleden uzak davranışlar sergilememize neden olabilir. Neptün'ün geri istikamete giden yolculuğunda, daha önce geldiğimiz yöne, uzun yıllar gitmiş olan "ben" ile karşılaşırız. Kendimizi başkalarının gördüğü noktadan görme, hatta dinleme fırsatı yakalayabilir; bilinç üstü ile bilinaçtı savaşına şahit olabiliriz. Belki önemli eksikliklerimizi, hatalarımızı, gerçeklerden uzak ideallerimizi tesbit edebilme fırsatı bulabiliriz.


12 derece Balık burcunda başlayan retro seyahat, 9 derece Balık'ta sona eriyor. 12 Haziran'dan beri gezegen zor açılar aldığında ise, özellikle zorlu hava şartları nedeniyle sel felaketlerine, toprak kaymalarına, deniz kazalarına ve ölümlerin oluşmasına, kafa karışıklıklarına, hatalı kararlara, sahte alkol yüzünden çoğu kişinin hayatını kaybetmesine ya da sakat kalmasına neden oldu. Gördüğümüz, şahit olduğumuz konularda gerçekleri görmekte zorlandık.. Şartlara, ilahi olana kendimizi teslim edemedik. Belki kendimizden bile şüphe ettik; hatta belki dini konulara yaklaşımımızı sınadık. Gerçekçi olmakta çok zorlandık, belki fantazi dünyamızda daha çok bulunduk. Aldatıldık, gerçekleri yok farzettik, belki uğraşmaktan çok oluruna bıraktık.. Kendimizi mutlu hissetmek adına belki ilaçlara, belki alkole ve en önemlisi sadece bizi mutlu edeni görmeye çalıştık. Mücadele etmeden kolayca kaçmaya, şartları kabul etmeye daha meyilli olduk. Bilinçaltımızdaki endişeler, korkular kendimize olan güvenimizi aldı götürdü.

Evet, sonunda 20 Kasım'da Neptün'ün düz harekete başlıyor; kısacası bu iyi bir şey. İdeallerimize kavuşma isteğimiz harekete geçecek, canlanacak ve iç dünyamız ile dışımızdaki dünya gerçekleri birbiri ile örtüşecek. Gözümüzün önündeki ı sis perdesi yavaş yavaş aralanacak. Haritalarımızda Balık burcunun bulunduğu evlere göre, temel prensipleri öğrenmeye devam edeceğiz; aslında beklentisiz bir yaşamın yani teslimiyetin insanı daha mutlu edeceğini keşfedeceğiz. Bu dönemde aşk, güzellikler, barış, huzur, müzik, sanat, mutluluk ve keyif veren herşey daha fazla hayatımızda olacak. İçimizdeki ilahi güç bize rehber olacağından yabancı yardımcı maddelere, düşlere ihtiyaç duymayacağız. Estetik değerlerimize, ikili ilişkilerimizde uyum ve denge sağlanabilir, en azından bu konularla ilgili bizler daha korkusuz, endişesiz ve özgüvenli olabiliriz. Daha fedakar, merhametli, şefkatli, naif, yaratıcı, kabullenici, romantik, sezgisel ve sonsuzluk arayışımızda uyumlu davranabileceğimiz bir süreç başlıyor. Yardımlaşma artacak ve etrafımızda ihtiyacı olanlara daha kolay destek olabileceğiz. Hem kendi içimizde hem de çevremizdekilerle bütünleşmek adına güzel ve olması gerektiği gibi bir dönem başlıyor.


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI

17 Kasım 2016 Perşembe

Neptün ve Güney Ay Düğümü Kavuşuyor (18 Kasım 2016) - Astrolozi



18 Kasım 2016'da yeni güne hemen geçişte 00:07'de Neptün ile Güney Ay Düğümü kavuşumu yaşayacağız; yakın geçmişte 1966, 1983 ve 2000 yılı civarında doğanların haritalarında bu etki mevcut. Dolayısı ile kavuşum etkisini bu kişiler daha yoğun hissedebilirler, aynen benim gibi. Uzun soluklu bir etkileşim. Bir kaç aydır yaklaşan açı ile birlikte yılbaşından az sonraya kadar da etkisini sürdürecek. Ama tam kavuşum 9 derece Balık burcunda 18.11 de saat 00:07'de netleşecek.



Bu tarz önemli görünümlerde Güneş merkezli haritaları kullanmak daha uygun oluyor; Dünya merkezli görüş ile oldukça farklı değil mi? Tabii bu haritalarda Ay, Dünya ile birlikte yorumlanır zira Güneş'ten bakıldığında o şekilde gözükür ve tabii bu tip haritalarda Güneş yoktur, yerine Dünya kullanılır ve daha evrensel yorumlar yapılır. Balık burcundaki toplaşma, bu dönemde önemli olaylara işaret ediyor. Roma mitolojisinde Neptün elinde 3 dişli bir yaba tutar ve bunu yere vurduğunda depremler olur hatta bir rivayete göre hırsı yüzünden Atlantis yok olmuştur. Geçtiğimiz günlerde yaşanan Yeni Zelanda depreminin baş rol oyuncularından biri anlayacağınız; umarım bir yenisi eklenmez. Bunun yanında denizden ve sulardan gelebilecek tehlikelerle de direkt bağlantılı. Dünya Astrolojisi derslerimden hatırladığım kadarıyla ise Dolunay'lar ardından yani Ay'ın Dünya'nın ardına gizlenmesini takiben geçen 4 gün sonunda Dolunay fazında açılma olur ve Ay Dünya'nın arkasından çıkar; bu da Güneş rüzgarlarının oluşmasına neden olur. İlginçtir ki 14 Kasım Boğa Dolunay'ının ardından 4 gün sayarsak 18 Kasım tarihine ulaşıyoruz. Güneş merkezli haritaların etkilerini tüm Dünya, doğa ve yaşayan toplumlar üzerinde bariz görebiliyoruz.

Dünya'ya indiğimizde ise tam kavuşum anının haritasını aşağıda görüyorsunuz.. maalesef 9 derece Balık burcunda bu kavuşum. Neden mi? 24 Ağustos'ta yaşanan Mars ve Satürn'ün kavuşumu da 9 derece Yay'da oldu ve ordumuz, Suriye atağını başlattı. Şimdi kavuşum derecesi bu noktaya kare açı ile temas ediyor. Zaten bu Neptün'ün üzerinde bu yılın tümüne yayılan Satürn karesi tozları mevcut. Bu alanda aksiliklerin, hayalkırıklıklarının, endişe ve kafa karışıklıklarının önüne geçmekte zorlanacağımız bir dönem. 


Kavuşum anının haritasında 7. evde oluşan bu görünüm yani köşe evlerde oldukça önemli ve ses getirici olabilir. Ne ilginçtir ki hem Asc hem de MC yöneticisi Merkür de 4. evde ve Satürn'e yaklaşmakta; hem de yine 9 derece Yay'da ve Neptün / Güney Düğüm derecesine kare açıda. Yani şu malum 24 Ağustos derecesini tetiklemekte. Yükselen derecesi ise Marsiyen bir sabit yıldız olan El Kophrah ile aynı boylamda; Ursa Majör ailesinden. Çocukları, kadınları, yasak ilişkileri ve başarısızlıkları ifade eden mücadele gerektiren bir yıldız. 9 Derece Yay'da ise artık herkesin bildiği Antares yani savaş yıldızı var ve 4. evde, güçlü bir konumda. Hem kavuşumu hem de Malum Merkür'ü ise Jüpiter'in yönettiğini görüyoruz. Jüpiter, Algorab ile aynı boylamda. Algorab'ın derecesine Jüpiter erişince, maddi olarak felaket getirebiliyor ya da maddi güç oluşsa da felakete neden olabiliyor. Bu Jüpiter ise Uranüs ve Pluto ve Ay  ile açık ara bir Büyük Kare içinde; meali önemli yıkıcı bir dar boğazın başındayız. Neyse ki, Grand Cross öncü burçlarda; inisiyatif almakla çözülebilir. Yöneticisi Venüs ise out of bounds yani en yüksek deklinasyonda, deli dumrul gibi Pluto'ya doğru ilerliyor ve hiç de rahat bir pozisyonda değil. Çocukları, gençleri, borsayı, dövizi ilgilendiren bölümde. Önlem alınmazsa ki; dört bir yandan haritayı saran bir etki, sonu hiç hoş değil. 9 derece Balık'ta ise Situla yıldızı etkisi var; yine Satürn ve Jüpiter etkisinde bir yıldız. Bol bol endişe, korku, şartların bir türlü denk gelememesine sellere, sudan ve denizden gelebilecek tehlikelere işaret ediyor. psikolojik sorunlar aynen maddi problemler gibi tavan yapabilir, insanların anlamlandıramayacağımız hareketlerine, kontrolsüz çıkışlara maruz kalabiliriz. Kavuşumun Contraantiscia noktası ise 20 derece Koç; aaa Uranüs de orada. Bu derece karşıt gibi çalışacak bu süreçte; yani hızlı, şaşırtıcı ve aksiyon dolu huzursuzluklarla.. Yaratıcılık ister bu Uranüs, farklı ol der. Hayalkırıklıkları, aldanmalar, planların suya düşmesi muhtemel; her ne işimiz varsa kesinlikle şansa bırakmamakta yarar var. Sular oldukça bulanık, kafalar da bir o kadar karışık. Kendi kendimize karar vermekte zorlanabiliriz. İlgilendiğimiz konularda dikkatli ve titiz davranmak, sağlam temeller oluşturmak ve değişime ayak uydurmak şart.

Bazen kafamızda kurguladıklarımızı hayata geçirmekte zorlanırız. Her birimiz kayıplar yaşamızdır. Bu bireysel ya da toplumsal yaşamlarımızda olabilir. Ama şimdi etki daha kollektif, söz konusu Neptün zira, yani hepimizle ilgili. Evren acilen acının yerini işaret ediyor; bil ki çaresine bak. Hiçbir acının oluş anında kalamayız. Her zaman kendimizi kurban gibi hissedemeyiz. Hep kederli olamayız. Hep kendimize acıyamayız. Ama olması ya da yaşanması, hissedilmesi gerekeni de yok farzedemeyiz.  Bulunduğumuz şartlar her ne ise dikkatimiz dağılmadan yaşamalı, hakkını vermeli ve geçmesine izin vermeliyiz; bu en doğrusu. Kaçmak, saklanmaya çalışmak bu noktada yanlış. İç dünyamızda gezinmeyi sakın ha ihmal etmeyelim. Tabii ki hayallerimiz, ideallerimiz olacak; onlar yoksa umut da yoktur. Kayıplar ise bu umutların yok olmasına neden olur; yer altına inerler. Kendimize olan güvenimizi sarsarlar. İşte sakın buna izin vermeyelim. Bunları hayata geçirecek gücümüzü sakın unutmayalım. Neptün bu, hemen kafa bulandırır, insanı ikileme düşürür. Yenilgilerden kafamızı kaldıralım, gözyaşlarımızı silelim. İnsan her zaman kaybetmez, unutmayalım. Her inişin bir çıkışı vardır, hep ama hep hatırlayalım.



Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI


10 Kasım 2016 Perşembe

Boğa Dolunayı (14 Kasım 2016) - Astrolozi


Nasa söylemiş, yalancısıyım.. Süper Ay'mış, Dünya'mıza 1948'ten bu yana en yakın pozisyondaymış; dile kolay 68 yıl.. Pek sıradan değil kısacası, ses getirici hatta yöneticisi Venüs olunca hani "devlerin aşkı büyük olur" gibisinden bir laf var ya, tam da ondan dedirtiyor. Ya herro ya merro deyip, beynimizi yiyip bitiren düşünceleri, kötü kadın Müzeyyen tarzı endişeleri bir bir masaya yatırabilir ve olayların gidişini değiştirebiliriz. Gölgeler kalkıyor bence bu Dolunay sürecinde, bir çok ilişkide netleşmeler olacak. Uzayıp giden yılan hikayeleri ise sonunda çözüme ulaşacak. Büyük harcamalar, lüks alışverişler, yatırımlar yaptırtabilir; dedim ya büyük oynama söz konusu, heybetinden mütevellit. Aman yine de size kumar oynamayın, dikkat. Boğa kumar oynamaz, yere sağlam basar, unutmayın.. Önemli buluşlar, icatlar hatta önemli gizlerin deşifre olması, ortaya saçılması pek mümkün..

14 Kasım'da 16:52'de, Boğa burcunun 22. derecesinde, hem de haritanın 1. evinde, en önemli ev.. Yükselen derecesi de Boğa, 5. derece.. Ay, hayz durumda, gündüz haritası, güneş ufkun üzerinde, Ay ise altında, Boğa'da, dedim ya kuvvetli, etkili. Karşısında Akrep burcu var; yüzeyin altında yatan derinlikler, tabularımız, gerçekler daha da önemli hale gelecek bizler için. Bu saklı bahçelerde, kilitli odalarda korkularımız, bırakamadıklarımız bir bir en derine gömülmüş, bekliyor. Yöneticisi Pluto ise haritanın en en tepesinde; manipulatif işler peşinde. Akrep "ya benimsin ya kara toprağın" dercesine hırs ve tutku dolu hayvani yanımızla pek bir ilintili. Yani "gri"den pek  bihaber. Boğa'nın ise aslında hiç kötü bir niyeti yok. Güzel bir yemek, lüks bir obje, hoş bir ambiyans.. olsun yeter. Nerden mi biliyorum? Çünkü ben bir Boğa'yım.. Duygusal olarak anlıyoruz ki, Akrep doğasındaki yoğun fırtınalardan biraz olsun kurtulmak, istikrar ve sadelik, netlik peşine düşme zamanlarındayız. Ne geçmiş, ne de gelecek olmalı; anın tadı çıkarılmalı. Yavaşlayın, durun biraz, çiçeklerin, renklerin, yaşamın kokusunu duyun birazcık, farkedin. Biraz kök salın, temellerinizi güçlendirin.Gerçek ve şu an ile ilgilenin, tadını, ruhunu, kokusunu, sesini hissedin; 5 duyunuzu çalıştırın. Boğa'nın yöneticisi Venüs ya, vücudunuzu dinleyin. Belki biraz ödüle ihtiyacı vardır; belki bir masaj, belki biraz spor, bakım.. Tamam canım yaa, çikolataya da izin var bu kez...

Bu Dolunay sürecinde sizi gerçekten ne ilgilendiriyorsa, ne size keyif ve huzur veriyorsa, o öne çıkacak. Karşındaki Akrep Güneş'i ile bu alanlarda bir dönüşüm, yenilenme sürecinde olmanıza zemin hazırlayabilir. Bu kez Pluto üçgeni ile bu gelişmeler üzerinde kontrol ve irade sağlamak ise inanın çok kolay olacak. Eğer keyif varsa, o zaman bilin ki gelecek adına doğru yoldasınız. Toksin atmak, arınmak, belki biraz kilo vermek, negatif düşüncelerden enerjilerden temizlenmek, hastalıklı endişeleri geride bırakmak bizi güçlendirecek. Hayat burada, şu anda der gibi Boğa Dolunay'ı. Kara Ay, yanı başında Güneş'in; hala o psikolojik olarak rahatsız edici vesveselerle çomak sokmaya devam ediyor. Ama korkmayın, Dolunay bu alana ışığını gönderiyor. Görünür olması, farkedilmesi, bence yolun yarısı; yaratıcı ve dönüştürücü kuvvetinizi iradenizi kullanarak, gerekli müdahaleleri yapabilirsiniz. 

Ay, pek sever Boğa burcunu. Kendimizi mis gibi kek kokulu anne evinde, ayaklarımızda pofuduk terliklerimiz varmış gibi huzurlu hissettirebilir. Bir tek annem olsun yeter, deriz ya.. Tabii bu hisler masaya yemek koymaya ya da faturaları ödememize pek yaramıyor. Bu basit duygu halleri, en azından içinde olduğumuz anın değerini belli edecek. Yaşamlarımızda nelere istikrar getirmek istiyoruz? Chiron'un desteği ile duygusal güvenlik ağlarımızı aktive edebiliriz, hem maddi hem de manevi. Bütçenizi mutlaka ele alın bu süreçte; gerekli düzenlemeleri yapın. Ayarlama mı lazım, dengesizlik mi var? Sağlığınız nasıl, vücudunuz alarm mı veriyor? Duygular mı inişli çıkışlı?. Güvenlik de herşey gibi önce içte, derinlerimizde başlar; Dolunay bize bunu net olarak gösterecek. Duygular dengesiz ise bilin ki cüzdan da dengesizdir.

Ahhh o Venüs, maalesef temel bir açısı yok. Zaten hoşlanmadığı, duygulardan yoksun Oğlak burcunda; ama ufaktan bir üçlü yöneticiliğe sahip.. idare etmek lazım. Tabii bu durum işleri birazcık zorlaştıracak. Daha fazla sorumluluk ve çalışkanlık gerekebilir, Boğa'nın tembelliğine izin verilecek zaman değil. Neyse ki Kuzey Düğüm ile olan ilişkisi olumlu ve akıcı; inanmak, kendimize güvenmek şart. Bi de ne mi şart, bu açı etkisi alında "şükretmek" şart. Aldığımız nefese, elimizde olana, Yaradan'a şükran..

Evinizdeki, ofisinizdeki eşyalara, sahip olduklarınıza bir göz atın. Bilin ki onlar sizi anlatıyor. Değerinizi, kim olduğunuzu hatırlayın. Yaşamın size verdiği hediyeleri anımsayın. Sizi zengin hissettiren, sağlıklı yapan şeyler ne? Farkedin, idrak edin.. Değerli taşlar, kristaller hep toprağın en dibinde, en karanlık yerlerinde gizlidir. Orada basınç ve zifiri karanlık vardır. Boğa Dolunayı ile onları o zorlu, gizli yerlerinden günışığına çıkarma, hazineye ulaşma şansı bulabiliriz. Yeniden doğum, dönüşüm, öldükten sonra oluşur. Bu da netlik ister, hem onunla hem onsuz değil cevap. Hoşlanmadığımız, onaylamadığımız, bizlere rahatsızlık veren tüm duygu halleri, alışkanlıklar belki bilinçaltı kayıtları ya da yaşam şartları, artık geride bırakılmalı, kararlar verilmeli. Her yaşam travması, acılar, bizlerde pırıl pırıl bir mücevher bırakır; şükürler olsun.. İnsanoğlu maalesef böyle pişiyor; acılar, bizleri pişiren ateş. Şimdi sırtınızı geriye bir yaslayın, sakinleşin ve gelmiş ve gelecek tüm ödüllerin tadını çıkarın...


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI


27 Ekim 2016 Perşembe

Akrep Yeniayı (30 Ekim 2016) - Astrolozi


Koç Dolunay'ının ardından Ay ve Güneş'in Akrep burcunda kavuşumu sayesinde derinlerimizdeki çöplerle, karanlıklarla yüzleşeceğiz. Orada en saklı korkular, zehirler yatıyor. Sanki ölümün ya da yaşamın terörize edildiği alanlar oralar. Annemi kaybettim, biliyorsunuz. Kendime vakit tanımak istedim, bazı şeyleri iyice sindirebilmek için. Bu kayıp beni biraz daha büyüttü, köşelerimi yonttu sanki. Daha şekillenmesi gereken detaylarvar. Onlar belirmedikçe de günlük rutin yaşama dönmek zor görünüyor. Dolayısı ile yazmakta zorlanıyorum.. 1 Aralık'a kadar aranızda yazılarımla olamayacağım. Ama arada içimdeki sesi dinleyerek, böyle ara yazılar çıkabilir; kendimi sınırlandırmıyorum. İşte bunlardan birini okuyorsunuz şimdi.

Akrep burcu, gerşekten final çizgisini göğüslemiş noktaların artık ölmesine, dönüşmesine olanak tanır. Aslında en zor zamanlardır bunlar; hani göğüs göğüse Kor a Kor gibi, taa kemiklere kadar hissedilen. Çok yabani, sert hatlı bir dibe dalıştır bu. Tabu olarak görülen şeyleri de ifade eder; takıntılı olduğumuz yerler gibi. Hani küçükken beynimize büyüklerimizin kazıdığı kurallar gibi; cinsellikten bahsetme, herkesle politika, din konuşma, eşikten sağ ayakla geç gibi gibi.. Sınırlardır bunlar, sanki aşılamayacak gibi kesin ve sert.. Sınırlar aşılacak şimdi aniden, hızlıca.. Amma velakin, Merkür'ünü ustaca kullanan, başarı elde edecek. Kararlılık, odaklanma, konsantrasyon prim yapacak. Kararlarımızı, eğer bu alanlarda tüm ihtimalleri hazırladı isek, işleme koyabilir ve önemli değişimlere imza atabiliriz. Eski alışkanlıklarımızı, inançlarımızı bir bir sorgulayacağız şimdi.

Yeniay eski mitlerdeki Ölüler Bayramı'na denk geliyor. Küçük çocuklar, cadı kıyafetleri giyip, kapıları çalarak, şeker isterler ya hani. Haritadaki Mars ve Uranüs karesi ise, kapının çalınması ile boş bulunup kapıyı açınca, korkunç görünümlü bir cadıyı karşınızda görmüşcesine saçlarımızın diken diken olmasına yol açabilir. Hazırlıksız yakalanınca "kal" gelir ya.. İrkileceğiz, korkacağız, huzursuz olacağız gelişmelerle hızlıca. Yeniayın Kuzey Düğüm ile olumlu açısı sayesinde ise önümüzde açılacak yepyeni bir yola işaret etmekte; ama hızlı hareket etmek, sürpriz gelişmelere ve huzursuzluğa hazır olmak şart.. Her zamankinden farklı, bambaşka bir yol bu. Hani doğum ve ölüm iç içe geçmiştir ya, onun gibi. Hah çok iyi oldu bu derken, bir yandan da off neden böyle oldu derken bulabiliriz kendimizi. 

Asteroidlerden Memoria ve Photographica bizleri anılara, eski sararmış fotoğraflara sürükleyecek. İçimiz yanabilir, eskilere dalabiliriz. Üzülmeyin sakın,şifası da beraberinde olacak. Geçmişle iç içe hissedeceğiz, kaybettiklerimizle içsel sohbetler yapacağız. Diğerleri ya da başka dünyalarla kolay empati kuracak bağlar oluşturacağız; konuşmadan çoğumuz anlaşacağız. Bol renkli rüyalara hazır olun. En çok rüya göreceğimiz dönem olacak bu Yeniay süreci. Seslerin, kelimelerin ardındaki anlamlar, belki boşluklar, ruhların gerçek sesi, sessizliğin sesi daha belirginleşecek. Söylenmeyenlerden daha çok şey öğreneceğiz. Anılardan, sezgilerden, göreceğiniz vizyonlardan, rüyalardan sakın korkmayın. Geçmişe, yitirdiklerinize sevgi ve şifa enerjisi gönderin; belki yıllar öncesine belki atalarınıza. Umut var, hayal desek o da var, destek.. o da var. Tuttuğumuzu koparmaya ise, ramak var. 

Kontrol etmeye, düzen getirmeye çalışmayın, bırakın gelişen gelişsin olan olsun, sadece korkmayın, huzursuz olmayın ki hataya düşmeyin. Beklenmeyeni bekleyin, Cesur Yürekli Richard olun ya da Martı Jonathan.. Yaşam da, ölüm de her zaman denge içindedir; sizler de ruhlarınızla barış yapın, denge sağlayın. Yürekten geçen, kafaya, beyine ulaşsın, gerçeği yaratsın. Böylece değişime dönüşüme hep birlikte kapı açalım. Bu Yeniay'dan sonra bilin ki, hiç bir şey aynı kalmayacak; anlayacağınız sizler bile. Ama acılı mı acısız mı buna biz karar verelim..


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI


19 Ekim 2016 Çarşamba

19 Ekim 2016 - Astrolozi


Ay, yeni günde tümüyle İkizler burcunda kalacak; iletişimin ve zihinsel aktivitelerin öne çıkabileceği ve hızlı akacak bir gün denebilir. Kıvrak zeka ve esprili ruh halimizin yanı sıra huzursuz ve kararsız davranışlar da sergileyebiliriz. Zihnimizi meşgul edecek bir şeyler arama dürtüsünün yanı sıra, bir anda bir kaç konu ile ilgilenebiliriz. Ruh halimiz de buna bağlı olarak değişkenlik gösterecektir.

07:10'da Ay ve Jüpiter üçgen açısı ile beraber ve yardımlaşarak yapılacak işlerden başarı sağlanabilir. İyimserlik ve değişik tecrübelere açık olmak sayesinde araştırma, bilgide derinleşme mümkün. Eğitim, hukuk ve seyahat, medya konulu işler ele alınabilir ve ilerleme sağlanabilir.

08:46'da Ay ve Neptün karesi nedeniyle önemli kararları ertelemekte yarar var; hata payı yüksek olabilir. Çevremizdekilere ve gelişen olaylaya kolay inanmak, aşırı hayalperestlik yanlışlara neden olabilir. Sakarlık türü ufak kazalar açısından da riskli saatler diyebiliriz.

12:26'da Ay ve Ay Düğümleri arasında oluşacak diğer kare açı ise geçmiş olumsuz tecrübelerin karamsarlığa neden olmasına zemin hazırlayabilir. Aile ya da yakın çevre ile ilgili olumsuzluklar, hedefler doğrultusunda engelleniyormuş hissi baskın olacaktır. Geçmiş tecrübelerden dersler çıkararak ileriye dönük ideallerde olumlu düşünce tarzına ağırlık vermeli, enerjimizi düşürmemeliyiz.

Mars ve Pluto kavuşumu 14:22'de kesinleşecek; tümüyle hafta içi etkisinde olacağız. Güçlü dost, tehlikeli düşman açısı denebilir. Gözü kara bir şekilde egemen olma, hükmetme ihtiyacı doğurur. Amaçlarımıza ulaşmak, istediğimiz şeyi başarmak ya da herhangi bir olayda yönetimi ele geçirme hırsı ile birlikte oldukça zorlayıcı, tehlikeli, kargaşa ve bozgunculuk yaratıcı bir etki. Genellikle çevremizde birileri hiddetimizin hedefi olabilir, dikkat. Şiddeti arttıran, gizlilikleri zorlayan, ortaya çıkarıcı, kışkırtıcı bu enerji nedeniyle parlamaya yatkın olabiliriz. Güçlü fikirler doğurması, her zamankinden üstün ve üretici düşündürebilmesi, zor ve karmaşık işlerin üstesünden gelebileceğimiz gücü ve iradeyi sağlaması ise olumlu yanlarıdır.

14:39'da ise Ay ve Satürn karşıtlığı netleşecek; depresif duyguları besleyebilir. Kendimizi soğuk ve duygusuz hissetmemize neden olabilir. En iyisi bu etki altında hiçbir şey yapmamak ve enerjimizi düşürmemeye çalışmak olacaktır. İş bitirici kararlar vermemeniz ve fırsat varsa dinlenmeye özen göstermeniz en doğrusu olabilir.


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI