6 Şubat 2017 Pazartesi

Jüpiter Geri Hareketi Başlıyor (6 Şubat - 9 Haziran 2017) - Astrolozi



Etkilerini anlamak önce zannediyorum önce Jüpiter'i tanısak daha iyi olur.. Jüpiter diğer adlarıyla Erendiz ya da Müşteri, Satürn ve Mars arasındaki en büyük gezegendir, sanki küçük bir güneş sistemi gibidir. Gücü, bizi korkutan sınavların gezegeni Satürn'den daha fazladır. Turuncu dev bir gaz topu gibi olup, 4 adet büyük, 1.000'e yakın küçük uydusu bulunur. Bu büyük uydularının bazıları neredeyse Dünya'mızın yarısı kadardır. Güneş'e benzer özellikleri vardır; kendi kendine enerji üretir. Burçları, retroları ile beraber 12 yılda dolaşır. Yani metrik sistemi oluşturur; yılda bir burç atlar ve Dünya'mızdan Venüs'ten sonra çıplak gözle görülebilen en parlak gezegendir.

Jüpiter, şans, büyüme, gelişme, neşe ve keyif için gerekli etkileri verir. Açılma, genişleme, fırsatlar, felsefeler, dini görüşler, ahlak kavramı, uzak yolculuklar, ukalalık ve çok bilmişlik.. Eski Astrologlar Jüpiter için evrendeki Yaratıcı'nın 2. parçası demişler; sanki bir sigorta yani ekstra bir güçtür. Tanrı'nın bize yardım eden yönü diyebiliriz. Yunan mitolojisinde büyük Zeus ile temsil edilir. Rengi turuncudur, hatta bir yerlerde Budist rahiplerinin tuniklerinin bu yüzden turuncu olduğunu okumuştum. Maddeye hakim olan, içimizdeki aydınlığı, maddenin üzerindeki ruhu, hiç solmayan bir ışık gibi temsil eder. İçimizdeki ahlakı, çalışma hayatımızı, olayları kavrayışımızı ve abartma şeklimizi de anlatır. "Çok" ve "Bolluk" demektir. Kenidmizi nasıl görüp, görüşümüzü genişletebilmemizle yakın ilgilidir. Eğitim, ruhsal seviyemiz, karşımıza çıkan olanaklar, şanslar ve fırsatlarla ile bağlantılı. Haritalarımızdaki Jüpiter açıları bunları nasıl değerlendirebileceğimizi yansıtır. Güçlü bir Jüpiter, optimist ve pozitif düşüncelere sahip insanların haritasında bulunur. Bu kişiler, zorluklar karşısında, yenilgiyi kabul etmezler ve çıkış noktalarını kolay yakalarlar.


Jüpiter, insanları belli sistemlerle daha iyiye ulaştırmak için doğmuş olan dinleri de temsil eder; hayata baktığımız bir pencere gibidir. Karmadaki sorunları çözebilen bir etkisi vardır; büyük bir koruyucudur. Sanki bir kalkan gibi bazı kuyruklu yıldızların ve astroid kuşağının, Jüpiter'in çekim alanına kapılıp dünyaya ulaşamadığını biliyoruz. Sayısı 9'dur. Zodyak'taki doğal evi 9. evdir. 1'den birlik ile başlayıp, 8'de sonsuzluktan geçip 9'a yani tanrısallığa ulaşılır; 9 kutsal bir sayıdır. Feng Shui'de mekanlar 9'a bölünür ve Jüpiter Grand Duke olarak adlandırılır. Tüm Doğu inanışları Jüpiter üzerine çalışır ve tek tanrılı dinlerde de anlamı öne çıkar. 3 büyük peygamberin Jüpiter ve Satürn'ün kavuşum dönemlerinde doğduğu rivayeti vardır.


6 Şubat ve 9 Haziran 2017  arasındaki Jüpiter retrosunda ise bizler, görünenin ardındaki gerçeklere daha çok odaklanabiliriz. Hayatta çok güçlü olabiliriz, örneğin, çok güzel, çok zengin veya çok akıllı vs. Ancak bunlara sahip olmak, ego, kibir gerektirmez. Bizler bir puzzle parçalarıyız; yani bir Bütün'ün. İşte bunu farkettiğimizde Jüpiter kalkanı, ödülleri çalışmaya başlar. Ancak bu retro dönemi bu kalkanın çalışmaktan çok, kişilerin bu idrake varmaları için işleyen bir süreçtir. Hayatta kendimizi gösteriş şeklimiz bile değişebilir. İmajımız, kendimizi ifade ediş biçimimiz hatta fiziki kilo değişimi görülebilir. Her zaman yiyip de kilo almadığımız bazı besinler, bu süreçte kilo yapabilir. Aslında bu değişimler içsel çelişkiler sonucunda doğar; bir tepki gibi. Bugüne kadar yaptığımız doğrular, yanlışlar, felsefi bakış açılar, inançlar sorgulanacaktır; gerçeği arama dürtüsü yoğunlaşabilir. Tabii eğer şişirilmiş egolar var ise, ilk sınanacak bunlardır. "Ben şunu yaptım senin için" yakarışları retro sürecinde daha fazla duyulabilir. Büyüttüklerimiz, şişirdiklerimiz, abartılarımız testten geçecektir. Sakıncalı ve saklı görüp üzerini kapatmaya çalıştığımız yanlarımız, ortaya dökülebilir. Bu dönemde inançlar üzerinde ciddi değişimler, iç sorgulamalar yaşanabilir. Farkındalık düzeyi ile ilgili olarak daha da yanlış inançlar peşinden gidilebilir. Ancak şu bir gerçektir ki, farkındalık ne kadar yüksek ise büyük gezegen görevini o derece güçlü yapar, o derece ayrıcalık verecektir. Nerede ne hatalarımız varsa, bu dönemlerde yüzümüze vurulabilir, sivri yanlarımızı yontmak, yumuşatmak için güzel ve değerlendirilmesi gereken bir süreçtir. Farkındalık aslında hazmedilmiş olmalıdır, işte bu retro dönemi bunu ifade eder.


Duygusal olarak iç sorgulama dönemi diyebiliriz. Hangi duygumuzu şişiriyoruz, hangi yeteneklerimizi abartıyoruz, sevgilimizle ya da çocuklarımızla ilişkimizde çok mu bencil davranıyoruz, cömertlikte, hayırseverlikte aşırılığımız mı var, bizi ilgilendirsin ilgilendirmesin etrafımızdaki olayları çok mu kontrol etmeye çalışıyoruz, kendimizi fazla mı öne sürüyoruz, cümlelerimize hep "ben" ile mi başlıyoruz ya da eleştiriye hiç mi tahammülümüz yok. İşte yüzleşeceğimiz konular.. Bu arada entelektüel ve yüksek konumda kişilerle, hukuk konularında ve akademik veya yurtdışı bağlantılı işlerimiz varsa, aksiliklerle, tıkanmalarla karşılaşabiliriz. Jüpiter ilerlemenin, optimizmin ve idealizmin gecegeni. Geri harekette olduğunda bizler kendi dini ve felsefi inançlarımızı, ideallerimizi hatta ahlak anlayışımızı bize öğretildiği tarzda değil de, kendi bildiğimiz, doğru gördüğümüz şekilde oluşturmak isteriz. Sezgisel sorularımızın cevaplarını sadece kendi içimizde bulabiliriz. Olaylara fazlaca geniş çerçeveden bakar, detayları atlayabiliriz. İşte tam bu noktada Başak burcunda sergilenmesi gereken titizlik, analizci özellikleri boş vermişlik görülebilir. 




Malum bu geri hareket bu yıl Terazi burcunda gerçekleşecek; uyum ve denge arayan ilişki kuabilen iyimser, duyarlı, huzur arayan, ılımlı sevecen, tarafsız, adil ve eşitlikçi bir burç. Jüpiter, Terazi burcunda üçlü yöneticiliğe sahip yani zayıf değil. Terazi en çok ikili ilişkilerle alakalı; Koç gibi tek başına değil de, ilişkiler sayesinde farkındalık düzeyine erişmek amacıyla buradadır. İlişkilerde denge, huzur ve adalet onun için önemlidir Uzlaşmakta ustadır. Diğerlerinin nasıl hissettiklerine önem verir ve bu şekilde barış sağlayabilir. Jüpiter'in bu burçta konumu, yaptırım gücüne müsait. Terazi'nin aradığı özellikler Jüpiter doğasına uygun; yani özelliklerini rahatça sergileyebilir. Hukuk ve adalet sisteminde eşitlik ve haktan yana olabilmek, sosyal alanda işbirliği yapabilmek, halkla ve uluslararası ilişkiler kurabilmek adına uygun bir pozisyon. Diğerlerini cesaretlendirici, onurlandırıcı hareketler ortaya koyulabilir.  Burada aşılması gereken en önemli nokta malum Terazi'nin gölge özelliği olan kararsızlıktır. Jüpiter'in temsil ettiği eğitim, hukuk, adalet, uluslararası ve yurt dışı konular, inançlar, yaşam felsefemiz ve bilgimizi derinleştirmek istediğimiz alanlar konusunda kararsızlıklar, haritalarda Jüpiter'in alabileceği zorlayıcı açılarla gün yüzüne çıkabilir.


Jüpiter'in geri hareketi süresince Terazi'deki başarı çıtası biraz geri çekilecek görünüyor. Bazı durumlarda ise gereğinden fazla uzlaşmacı ve uyumlu olmak yönünde dengeler bozulabilir. Bu aşırı gayret, genelde arada kalmaya ve kararsızlıklara sebebiyet verebilir. İlişkilerde çıkarcılık amaçlı uyum dürtüsü yükselebilir.  Tanıtım, pazarlama, halkla ilişkiler konularında tarafsız ve adil olmakta zorlanabiliriz. Tarafsız ve adil hüküm verme zorlaşabilir. Egosantrik hareketler artabilir; çıkar amaçlı ilişkiler kurulabilir. Başkalarını dinlemekte zorlanabiliriz; hatta güvenip akıl danıştığımız kişiler konusunda bile yanılgıya düşebiliriz. Fikir birliği oluşturmamız gereken alanlarda zorlanmalar, engeller oluşabilir. Jüpiter'in şans ve fırsat tanıyan enerjisi malum 6 Şubat ve 9 Haziran arası biraz kendini geri çekecek. Yaşadığımız ortamlarda estetik ve dekoratif dokunuşlarda sonradan pişmanlık yaratabilecek kararlar almamız mümkün. Parasal olarak yanlış alışverişler, sonradan beğenmeyeceğimiz harcamalar yapılabilir. Sakin ve nazik olmaya çalışırken ani duygusal patlamalar yaşanabilir. İlişkilere daha fazla ihtiyaç duyabiliriz ya da sosyal yaşama. Kişisel özgürlük alanımızı korumaya ya da yapılandırmaya çalışırken, yalnız kalma ihtiyacı zor anlar yaşatabilir. Diğerlerine yararlı olma yardım etme, gereği yokken işbirliği içinde olma dürtüsü yükseleceğinden olur olmaz ilişkiler de kurulabilir. Partnerimizi düzeltme ve uyum yaratma çabası fazlasıyla sabrımızı yıpratabilir. 


Dolayısı ile başta ilişkiler, ortaklıklar ve evlilik olmak üzere, Jüpiter'in konuları olan eğitim, hukuk, pazarlama, uzak seyahatler, uluşlararası işler, medya ve internet alanları, konserler, fuarlar, din, inanç ve felsefe gibi alanlarda yeni başlangıçlardan çok, eskiye dönük işlerimizi bitirmeye, bu alanlarda yardımlaşarak, destek alarak ilerlemeye, yeni ilişkilerden çok süregelenlerde adil ve uyumlu olmaya çalışmalıyız. Adalet ve uyum aradığımız alanarda daha detaycı ve daha eşitlikçi olamay özen gösterelim. Kararsızlılar bu süreçte bizleri yorabilir. Tereddütlü, yüzeyseli fazla kabullenici ve uyum uğruna her ieye katlanan, hiçbir şeyden vazgeçemeyen, yapmacık, tembel, zevklere aşırı düşkün ve kendini pahalı objelerle önemli konuma oturtmaya çalışan, tartışmalardan kolay kaçan, rahatına, konumuna aşırı düşkün, yapılması gerekeni sürekli erteleyen, disiplinsiz, sürekli etki altında kalan, hayır demeyi beceremeyen ve en önemlisi kendine güvensiz duygular, düşünceler, davranışlar önce kendimizde daha sonra çevremizdekilerde görebileceğimiz özellikler olabilir. Estetik kaygılarımız, dış görünüme verilen önem ise bu süreçte artabilir.




Kendimizi ve başkalarını önemsememize, haklılığımıza, ciddiyetimize, samimiyetimize ikna etmek için binlerce bahane bulsak da, kalbimiz her zaman gerçeklerin farkındadır. İşte o vicdan, Jüpiter'dir. Gerçekle yüzleşmek zordur! Ama hatalarla hatta boş vermişliklerle yeni bir yola çıkmak da mümkün değildir. İleri harekete geçtiğinde elimizdekilerle yeni bir şans, talih, bereket ve bolluk anlayışı ile devam edeceğiz. Sanki gökyüzü diyor ki; evet, sen ne yaptın bu inanılmaz düzen için, bir faydan var mı bu sisteme. Hak yolunda ne kadar adilsin ki, adalet istiyorsun? Takkeyi önümüze koyup, belki kendimizi biraz frenlemek ve gereken düzenlemeleri yapmak için gökyüzü yine bizlere fırsat sunuyor..



Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI




5 Şubat 2017 Pazar

Aslan Burcu'nda Ay Tutulması (11 Şubat 2017) - Astrolozi


11 Şubat 2017 gün saat 03:32'de parçalı bir Ay Tutulması ile tutulma mevsimini açıyoruz. Aslan burcunda gerçeklecek fenomenin derecesi 22; hatta haritanın önemli 5 gezegenini 20'li derecelerde seyrettiğini söylemeliyiz. Satürn ise derecesi itibarı ile galaktik merkez kabul edilen 26 derece Yay'a oldukça yakın; önemli bir gökyüzü olayı da sayılabilir, hepimiz yıldız tozu etkisi altında olacağız. 114 saros no'lu tutulma taplam 4 saat 19 dakika sürecek; bu da etkisinin ortalama 4 ay kuvvetle devam edeceğini anlatabilir. Avrupa, Asya'nın büyük bölümü, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika, Pasifik, Atlantik, Hint Okyanusu Grönland ve Antartika'dan seyredilebilecek. İstanbul'dan ise saat;
Başlangıç                01:34:14
Maximum tutulma   03:43:49
Bitiş                         05:53:25'te eğer hava açıksa rahatlıkla gözlemlenebilecek. Bunun yanında Avusturya, Almanya Belçika, İtalya, Sicilya, Çek Cumhuriyeti, İngiltere, Türkiye ve Suriye'yi ise yakından ilgilendiren bir tutulma denebilir.


Aslan Tutulmaları ile ilgili tarihte soylu, imtiyazlı kişilerin ölümleri, başarısızlıkları, eski binaların, sarayların ya da tarihi, dini eserlerin mahvolması, yıkımı, din adamlarının bölünmesi, şehirlerin kuşatılması, hayvan ve tahıl kıtlığı bilgisi verilmiş. İnsanların ve orduların yeni girişimlere doğru harekete geçmesini anlatırmış. William Lilly ise halkın ya da askerlerin yeniliklere açık olması, yeni kanunların, yönetim şekillerinin öne çıkarılması olarak yorumlamış. 3. dekan Aslan, Mars yönetiminde; Lilly ateş grubu olarak ise bazı yolsuzluklara, yangınlara, kuraklığa, fırtınalara, tayfunlara, gemi ve deniz kazalarına dikkat çekmiş. Ebertin, aslanın başı olarak ele aldığı 3. dekanın rahatsızlıkları, depresyonu ve medyada çözülmeleri beraberinde getirebileceğini savunmuş. Noonan ise, bu bölge için söylemlerin sertleşmesine, baskılayıcı olmasına ve kabalaşmasına neden olabileceğini kaydetmiş. Daha sonra listeleyeceğim sabit yıldızlarla ilgili ise Vivian Robson, Algenib yıldızı ile kavuşan Mars'ın, ki Algenib, Pegasus'un kanadını temsil etmekte, hızlı düşünce şekillerine, hızlı, ani davranışlara, yalanlara, hırsızlıklara ve tehlikeli kazalara yol açabileceğini anlatmış. Aslan burcu tutulmaları için eskiden krallar arası düello zamanı denmiş. Önemli bir ego savaşı içeriyor bu anlam. Sabit burçlarda olan tutulmalar tarihte depremlere ya da önemli afetlere de neden olmuş. Örneğin bundan önceki Aslan / Kova tutulmaları 1998 - 1999 yıllarında idi; zira bu burçlar dünyanın temellerini ifade edermiş. Bunun yanında yeryüzünün durumu, onun ürünleri, madenler ve yerkabuğunun içindekilerle direkt bağlantılı bulunmuşlar. Ancak genel olarak ise Ay tutulmaları insanların durumu ve halkla ilgili olayları temsil etmekte.


Sabit yıldızlara gelirsek, her zaman olduğu gibi Yükselen derecesinden başlamayı tercih ederim; dereceyi görünce tutulmanın ne kadar önem arzettiğini farkettim. Malum söz konusu 9 derece Yay burcunda, hatırlarsanız, Mars ve Satürn kavuşumu yaşanmıştı, 24 Ağustos 2016'da ve ordumuz Suriye topraklarına girmişti.
Antares / Asc (Mars ve Jüpiter karakterinde) - Akrebin kalbi, Batı'nın bekçisi de denen bir kraliyet yıldızı, aşırılıkları temsil eder; hedefler ve yaşamın niteliği arasındaki denge tuttuurulursa, başarı sağlar. Aksi halde yıkım ve savaş getirir. Acımasızlıktan ve kıskançlıktan, intikam duygusundan uzak durmanın önemini anlatır.

Spica / Jüpiter - Asc yöneticisi (Venüs ve Mars karakterinde) - Yazarları, bilim adamlarını, ressamları, müzisyenleri ifade eder. Başarı, parlama ve yetenekler söz konusu olur; kişi yaptığı işe güzellik, uyum ve zeka katabilir. Bir şekilde bereketi temsil eder.

Markeb / MC (Satürn ve Jüpiter karakterinde) - eğitim, din ve seyahatlerle ilgili bir yıldız

Aldebaran / DSC (Mars karakterinde) - Doğunun bekçisi denen diğer bir kraliyet yıldızı. Bu yıldızın emrettiği şey dürüst olmakla alakalıdır; bu şekilde başarı sağlanır. Ancak yalan, hırsızlık ya da dürüst olmayan davranışlar gölge yanında yıkıma neden olur.

Azelfafage / IC (Venüs ve Merkür karakterinde) - baştan çıkarma ya da kandırmaktaki başarı, mutlu ve verimli evlilikler, ortaklıklar olarak ifade edilmiş.

Tutulma derecesinde 3 adet yıldızı görüyoruz;
Tania Australis (Mars karakterinde) - kırmızı yıldız için Ptolemy, sukunet, sakinlik ve sabrın yanı sıra intikam duygularının da kabarmasına olanak tanır demiş; kindarlık verebiliyormuş.
Ras Elased Borealis (Mars ve Satürn karakterinde) aslanın kafası, yıkımlara, kendi kendini mahvetmeye, intihar girişimlerine, kavgalara, tehlikeli kazalara neden olabiliyormuş
Pherkad (Satürn ve Venüs karakterinde) problem yaratıcı bir yıldız, egonun yüksek olmasına, baskılayıcı kontrol sağlamaya neden olan hareketlere, ülke ve vatan için ölümü göz alabilecek duygusal durumlara zemin hazırlayabilirmiş.

Tutulmanın diğer bacağı ve Ay'ın yöneticisi Güneş'e gelirsek;
Sadalsuud (Uranüs, Satürn ve Merkür karakterinde) - şanslı olarak kabul edilse de risk alarak tehlikeye düşmeye neden olabilen bu yıldız, spiritüelliği de anlatıyor. Bazen gerçekleşmeyecek hayallere, hastalıklı düşüncelere sevkedebiliyor
Deneb Algedi (Satürn ve Jüpiter karakterinde) - iki zıt alternatifi bir arada yaşama geçiren bir kadersel yıldız; örneğin üzüntü ve mutluluk ya da başarı ve başarısızlık gibi. Din adamlarını ve hukukçuları temsil ediyor.
Doğa sabittir, asla karmaşık değildir. Karmaşık ve dolambaçlı olan ise bizim aklımızdır, demiş Sepharial. Ay tutulmalarında biriken enerji görünür olur; Ay ve Güneş karşı karşıyadır. Kendimize güven duymaya, yaratıcılığa, liderlik özelliklerine, sorgulatıcı yeni ve farklı anlayışlara, uyanışlara davetiye çıkarır. Bu fenomen her konuda denge gerektirir. Aslan burcunda bu yıl gerçekleşecek olan 3. dekan tutulmaların ilkini yaşayacağız, diğeri ise Regulus kavuşumu ile Ağustos ayında. Ursa Minör takım yıldızı etkisindeki bir dekan ile önemli liderlik özelliklerini içeren konuları öne çıkacaktır ve tabii önemli kararlarımızı da. Uranyen prensipte Satürn ve Pluto orta noktasına denk gelen bu gökyüzü olayı mutlak dönüşüm gerektiriyor; yani eskinin parçalanması ve yeninin oluşması kaçınılmaz. Eksenlerin değişken burçlarda oluşu ise, şartların değişebileceğini ve bizlerin de bu değişime ayak uyduruken duygusal olarak yorulabileceğimizi anlatıyor. Ağustos 2016'dan beri kapımızı zorlayan değişimler artık burnumuza kadar dayandı. Duygusal olarak bile daha bunlara hazır değilken olaylar daha da hızlanacağa benzer; bizlerde mi yoksa içinde olduğumuz sistemde mi yanlış var? göreceğiz.

Açı kalıpları oldukça fazla söz konusu tutulma haritasında; dolayısıyla anlıyoruz ki çok dinamik bir sürece giriyoruz, enerjiler oldukça yoğun. Sizleri fazla sıkmayacağım ancak çoğu astroloji severin bildiği üzere başta kocaman bir Mistik Dikdörtgen olmak üzere, Büyük Kare, Yod, Uçurtma hatta Trapez bile mevcut haritada. Bu kadar çok açı kalıbının yanı sıra başlı başına Mistik Dikdörtgen'den anlıyoruz ki sadece entellektüel bilgi başarı için yetmeyecek; tüm hepsini sanatla, yaratıcılıkla, yetenekle harmanlayabilen sanki bir orkestra şefi edasında olayları kontrol altında tutmayı başaran çok büyük başarıları hak edecek. Bir şekilde esaret içeren teknolojinin, yararlı yönde kullanılabilir olması, esaretinden da kurtulabilecek yeni fikirler, hatta belki yepyeni teknoloji devleri, icatları, bu süreçte ortaya çıkacaktır. Siber dünya atağa geçiyor, bir kısmı da adaletin oltasına takılabilir, zorlanabilir. Önemli kalıplaşmış, markalaşmış firmaların, şirketlerin zor zamanlarına tanık olacağız. Bir sürü pozitif açının yanı sıra, Satürn'ün mükemmel simetrisi sayesinde bir çoğumuz problemlerimizi sabırla ele almak ve pratik çözümler sayesinde önemli başarılara imza atacağız. Güneş ve Ay'ın karşılıklı duruşu ile ilişkilerde, ortaklıklarda, iş ve ev, arkadaşlar ve aile gibi birçok dualite içeren konuyu görünür yapacak. Kişisel özgürlük ihtiyacı bizleri kamçılayacak; kendimizi hemen harekete geçebilir hatta kanatları açıp uçabilir hissedeceğiz. Hatta bizlere karşı duran herşeye kafa tutabiliriz gibi gelecek. İşte bunları sağlam kazığa bağlayabilecek ise Satürn olacak.

Toplumlar üzerinde etkili olan bu tutulma serisi kendimizi ateşe atma konusunda da istek verecek. Bunların yanı sıra yeni kanunlar, yeni tasarılar, yeni sistemler bir çok ülkeyi ilgilendirecek. Haritada değişimleri bireysel yaşamımıza nasıl entegre ederiz diye yardımcı bir çok faktör var. Yaşam akıp giderken aslında farkında olmadan ne çok değişim yaşadığımızı daha sonradan fark ettirecek olaylarla karşılaşacağız. Önümüzdeki 4 aylık dönemde adalet kavramlarının, hakkımız mı değil mi tartışmalarının yoğunlaşması çok normal. Malum Jüpiter de geri harekette olacağından bazı bıçak sırtı durumlar da oluşabilir. Yükselen yöneticisi Jüpiter'in hem geri hareketi hem de hızının düşüklüğü, gezegenin gölge yanlarının çalışmasına neden olabilir; malum ayrıca haritadaki Ay ve Güneş dışındaki tek karşıtlık da Jüpiter ve Uranüs'e ait. Belirsizlik içeren her konuyu sabırla ve yaratıcılıkla ele almanın faydaları ise sayılamayacak kadar çok. Belki çoğumuz zayıf olduğumuz yerden sınanacağız, belki intikam öç duygularımız kabaracak. Ama unutmamak gerekiyor ki, tertemiz sayfalar için dürüstlük şarttır, hatta önce kendimize karşı. Tamam istersek en kötü de olabiliriz, eski yapılan hatalara tekrar tekrar düşebiliriz. Sizlerin sil baştan aynı tecrübelere yüreğiniz dayanacaksa, hodri meydan. Ancak bu kez farklı ve değişik olanı deneyeceğiz; artık akıl oyunları sahnede. Hekate asteroidi, bizlere bu tutulmanın kaderin de tam kendisi olduğunu söylüyor, belli ki önemli bir yol ağzındayız. Zamanı geçiştirmek ya da anı kurtarma uğraşları bu oyunun terse dönmesine neden olabilir. Gerçekten ne mi istiyoruz yaşamdan, işte şimdi ortaya ne var ne yok sürme zamanı..
Yaşamak; teslim olmadan, boyun eğmeden, el etek öpmeden yaşamaktır. / Nazım Hikmet
Ülkemiz için ise natal Neptün'ün üzerine gelen Ay tutulması ile bol bol şaşıracağımız olaylara, medya kuruluşları ve gazetecilere, eğitim sistemine, kara deniz, ve hava yolları ile ilgili atılımlara rastlayacağız manşetlerde. Suriye ile ilgili olarak birçok detayın çok daha görünür olması, belki ordumuzun geri çekilmesine yönelik haberler, arkamızdan dönen oyunların ortaya dökülmesi söz konusu olabilir.  Retro Jüpiter ile anayasanın değişimi konusu bu ay oldukça aktif olacağı gibi bazı engeller bu alanda duyulabilir. Şaşıracağımız belki afallayacağımız referandum propagandaları yapılabilir. Satürn ile retro Jüpiter'in ilişkisi sayesinde ise yönetim ve idareci kadrolarında değişimlere, bazı kişilerin düşüş yaşamasına tanık olabiliriz. Güvenlik ve sınırlarımızla ilgili yeni düzenlemelerin yanı sıra bazı cinayetler ya da saldırılarla ilgili olarak netleşmeler yaşanabilir. Bunun yanında ekonomik olarak yapılan hesaplar uçurtma hızı ile değişebilir ve bizleri zorlayabilir. Geçici çözüm içeren bazı düzenlemelerin aslında bir işe yaramadığına tanık olabiliriz. Halk olarak üzerimizde baskı hissedeceğimiz bir çok olay yaşayabiliriz. Özellikle eğitim ve yargı konusu oldukça öne çıkabilir. 


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI




22 Ocak 2017 Pazar

Kova Yeniayı (28 Ocak 2017) - Astrolozi


28 Ocak 2017 Cumartesi günü, 03:07'de Kova burcunun 8. derecesinde oluşacak Yeniay, Eylül 2016'da başlayan tutulmalar mevsiminin son virajını belirlemekte.. Özellikle 16 Eylül Ay Tutulması ile başlayan bir süreci bitiriyoruz aslında. Yeniay Venüs'ü ki haritada önemli bir role sahip; Tutulma derecesini aktive ediyor. Yeniay yöneticisi Satürn ise bu noktaya kare açı yapıyor ve daha bir sürü teknik detay mevcut. Son 6 aydır hissedilen endişelerin, özgüvensizliklerin artık halledilmesi, çözülmesi adına belki de bir süreç hediye ediyor Yeniay bizlere. Evet, biliyorum çözüm oluşturmak o kadar kolay değil; ancak en azından geçtiğimiz süreçte bazı yollar kendini belli etmiş, rengini ortaya koymuştur. Bir sonraki tutulmaya 2 hafta kala, kafamızdaki dağılmış parçaları bir araya getirebilir, yaratıcı kombinasyonlar oluşturabilir, ilerleyen sıradan süreci en baştan itibaren evirerek elden geçirip gerekiyorsa yön değişikliğine gidilebilir, sanki düşük çözünürlüklü bir kameradan fotoğraf çekmeye çalışan kameraman rolünden çıkılabilir ve seyirci olmak yerine aktörlüğe soyunabiliriz. Ay Tutulmasında bulunan Satürn ve Neptün karesi, şimdi yerini Satürn ve Venüs karesine bırakıyor; gerekli önlemler alınmadı ise bu süreçte şimdi ilişkilerde ayrılıklar ya da ciddi finansal problemler kendini iyice görünür yapabilir. Bazı korkularımız, endişelerimiz, paranoyalarımız yüzümüze fiilen görünür olabilir. Sabır, problemlerin net olarak tesbiti ve dayanıklılık gerektiren 15 günlük bir sürece giriyoruz.

Ben sabit yıldızları çok seviyorum biliyorsunuz; hep birlikte bir göz atalım..
*Agena (Asc) - (Venüs / Jüpiter doğasında) Öğrenme ve anlama yolunda fedakarlık göstermek; bilginin kafa karıştırıcı ve acı verici olması, yaralanmalar, kazalar, zarar görme.
*Scheat (Mars: Asc yöneticisi) - (Mars / Merkür doğasında) Çok olumsuz ve tehlikeli bir yıldız; bazı astrologlar ölüm yıldızı diyor. Ünlü ve açıkfikirli kişilerin haritasında hızlı düşünme yeteneğine ışık tutuyor. Düşünme cesareti ve alışılmışın dışında zihinsel aktiviteye neden oluyor. Plutonik bir etki vermekte yani keskin ve güçlü. Bazı facialarda parmağı var maalesef; gemi ya da uçak kazaları, dünya üzerinde herkesi ilgilendirebilecek felaketlere sebep olabiliyor.
* Lesath (Satürn - Yeniay yöneticisi) - (Mars / Merkür) Bıçak gibi keskin düşünceler ve kararlar, kazalar, önemli bağırsak, sindirim problemleri hatta operasyonları
* Baten Kaitos (Uranüs - Yeniay yöneticisi) - (Satürn) Su ile ilgili önemli kazalar, sudan çıkmış balığa dönmek, afallamak, kayıp cesetler
* Alpha Tucana (Yeniay) - göz boyayan görüntüler, joker gibi fırsatlar. Hedefi şaşamamak ile ilgisi var. Biliyorsunuz Tukan kuşu hantal görüntüsünün ardında avını kaçırmayan bir kuş. Gereğinden fazla ses çıkarmayı da temsil ediyor ki, politikacıların arasında oluşacak söz düellolarını bol bol işaret ediyor gibi geldi bana.

Kova burcunun 8. derecesi astrolojiyi de ifade etmekte; bol bol konuşulacağız, ne güzel. Gökyüzü rehberimiz olacak demek ki; tabii bol bol UFO görülecek bu aralar. İdealist kişiler, çalışarak yoksunluklara karşı mücadeleci bir şekilde ayağa kalkan insanları temsil eden bir dekan, Kova 1. dekan. Capricornus takım yıldızına ait bu bölüm, Mars ve Merkür etkisinde olduğu gibi bol tartışmalı bir sürece girdiğimizi haber veriyor. Ay ve Güneş de burayı pek sevmez; bu konumdan her ikisi de rahatsız. Asc ise Akrep 3. dekanda ve aklını delice kullanma, kafayı çalıştır der gibi. Duygulara yer yok bu aralar; yetenekler, yaratıcılık ve bilgi birikimleri, dağınık olan tüm kapasite toplanmalı ve masaya yatırılmalı.

Kova burcu grup çalışmalarını, aktivist hareketleri, grup projelerini, dernek-klüp, meclis çalışmalarını, hümanist insancıl, özgürlükçü çalışmaları ifade eder. Kendimizdeki farklılıkları farkedip, ortaya sermek isteyeceğiz. İlişkilerimizdeki sorumluluklar bir çoğumuzu sıkacak, patlatacak raddeye getirebilir. Ruhlarımız ipini koparmak istese de akıl süzgecinden geçirmek zorunda olduğumuz gelişmeler yaşayacağız; aman galiyana sakın gelmeyelim. Bu dönemde sivil toplum örgütlerinin, hümanist kuruluşların  girişimleri hareketleri artacak görünüyor. Aslında bu süreçte yakın çevremizdeki bazı kişilerden nasıl da apayrı dünyalar içinde olduğumuza şahit olacağız. Yükseleni Akrep olan görünüm sayesinde ise olayları kendimize yontmak isteyebilir, içimizde krizler oluşturabiliriz. Sıradışı konuşmalara, söylemlere, zihni sinir projelere pek müsait. Entellektüel bakış açımız ise tüm çevremizle ilişkilerimizde etkin olacağa benziyor; bunu ayrıştırıcı değil birleştirici kullanmak en mantıklısı tabii ki. Ses getirici icatlar, özellikle kanserle ilgili önemli buluşlar, teknolojik gelişmeler, akademik çalışmalar, gençlerimizle ilgili başarı haberleri bu dönem için öne çıkabilir. Kavrayışımız artacağı gibi, dahiyane fikirlerle, daha hümanist, tarafsız kararlar alabilir, çok farklı konular içinde kendimizi bulabiliriz. Yenilikler ve değişim bizi korkutmasın. Sözlerimizi sakınmak pek de bize göre olmayacak görünüyor; o yüzden dikkat şart. Haritadaki Balık stelyumu ise ev, aile, vatan ve gayrimenkullerle ilgili bazı konularda hassas bir dönem olduğunu fısıldamakta. Bazı geçiştirilen konular, bir anda masaya yatırılabilir.

Haritada Satürn ve Venüs karesinin tam orta noktasında yer alan Yeniay sebebiyle ilişkilerimizin ve finansal durumumuzun söz konusu olacağını söyleyebiliriz. Aşkı ve parayı fazlaca ciddiye alacağız. Tüm ilişkilerde soğukluk, uzaklık, duygusal problemler görülebilir. Bunların başlıca nedeni ise kendi korkularımız ve endişelerimiz ve tabii özgüvensizliklerimiz olacaktır. Aynı şekilde diğerlerinde de aynı duygular yükseleceğinden, zorlanacağımız kesin. Sevdiklerimizle ilgili sorumluluklar, değer ve sevgi arayışı, depresif duygulara zemin hazırlayabilir; kendimizi yalnız hissedebiliriz. Özsevgi, özdeğer konusundaki problemleri gidermek adına estetik ve alışveriş düşkünlüğü, sonradan pişmanlıkları beraberinde getirebilir. Motivasyonumuz düşük de olasa kafamız zehir gibi çalışacak merak etmeyin. Bu kez insanlardan ya da olaylardan uzaklaşmak yerine, üzerimize düşeni yapmak, farz. Bizlere ihtiyacı olanlara sakın bu süreçte sırt çevirmeyelim. Yardımlaşam ve bütünlüğe, birliğe verilecek önem son derece önemli. Son birkaç aydır beynimizi kemiren kuruntular topluca uyanabilir ve yaşam üzerimize geliyor gibi algılayabiliriz. Hem ilişkiler hem de parasal alanda bazı meydan okumalar bu endişeleri daha belirgin hale getirecek görünüyor.

Bu olumsuz detayları kurtaracak görünümleri sona sakladım, merak etmeyin.. Söz konusu Venüs ve Satürn karesine, Satürn ve Jüpiter arasındaki kuvvetli enerji olumlu destek verecektir; iyimserlik içeren şanslar yaratabilir. Dolayısı ile fırsatları geliştirebilir, güçlendirebilir, bir sisteme oturtabiliriz. İçimizdeki ruhsal, doğal yargıç, doğru yolu seçmemizde bize yardımcı olacaktır; hislerimize güvenmeyi sakın ihmal etmeyelim. Ruhsal olarak bir arınma süreci olarak de nitelendirebileceğimiz bu günler, zira tutulmadan önce sanki balzamik faz etkisinde olduğunu düşünüyorum, eksik olanı tamamlama adına son viraja girdiğimizi müjdelemekte. Ticaret yapanlar bilir; bazen en olumsuz en zor görünen müşteri, en büyük alışverişi yapar. Çekimserlği üzerimizden atmalı ve kendi değerimizin, yeteneklerimizin farkına varmalıyız; belki değiştirmemiz ya da önlem almamız gereken ufak detayları görmek adına bu süreç bize çok yardımcı olabilir. Ayrıca diğer bir avantaj ise, Yeniay'ın hem klasik hem de modern yöneticisi olan Satürn ve Uranüs üçgen açı içinde olması; aslında tüm yıla yayılan bir enerji bu. Gerçekçi olmak şart diyor. Hesaplarımızı iyi yapma ve geliştirmek istediğimiz sistemleri ele alma dönemi. Eğitim, uzak şehirler, yurtdışı bağlantılı konular, teknolojik ve uzayla ilgili yenilikçi sistemler, daha doğrusu sistem değişimleri bu sürece damga vuracak. Mantık çerçevesinde kararlar alırken, bir yandan da endişeler, hesaplaşmalar, az birazcık kötümser bakış açıları ve eleştirel yanımız minnacık rol alabilir.

Ülkemiz açısından riskli bir süreç denebilir; zira Yeniay ülkemizin 8. evinde, natal Güneş'imize kare açıda ve tr Asc, natal Jüpiter ile kavuşumda. Cesareti, meydan okumaları, fikir ayrılıklarını, inatlaşmaları, borsa ve döviz alanında krizleri, eğitimi, bakanlıkları, güvenlik güçlerini ve en önemlisi ekonomik oldukça zorlayıcı etkileri ifade ediyor. Gündelik yaşamda önemli düzenlemeler yapılabilir. Sabit burçların yoğun olduğu Yeniay etkisi ile ayak uydurmakta zorlanabiliriz. Artık bazı başlıklar kapalı kapıların ardında değil de daha yüzümüze yüzümüze aktarılacak görünüyor. Bakanlıklarda ani değişimler, terör olayları, dünyayı ilgilendiren önemli üzücü facialar, referandum kararı ve tarihi bu süreçte gündemi meşgul edebilir. Gazeteciler, medya, ressamlar, fotoğrafçılar bazı sanatçılar öne çıkabilecek haberlerde yer alabilir. Önemli bazı kişilerin sağlıkla ilgili olumsuz duyumlarını alabiliriz. Yeniay haritasının Asc yöneticisi olan Mars'ın natal Ay ile olan karesi ise halk olarak canımızı yakacak gelişmelere davetiye çıkarabilir. Önemli yol ayrımları, acı bazı gelişmeler aslında görünenin ardında yatan gerçeklerin de can acıtıcı bir şekilde yüzümüze vurulmasına neden olabilir. Kendimizi aldattığımız noktaların gerçekliği bizleri afallatabilir.


Zerrin Zindancıoğlu, Dipl. of ASA, MAPAI



7 Ocak 2017 Cumartesi

Yengeç Dolunay'ı (12 Ocak 2017) - Astrolozi



'You Could Never Tame' by Novawuff on deviantART.:
2017 yılının ilk Dolunayı, 12 Ocak günü saat 14:34'te Yengeç burcunun 22. derecesinde gerçekleşecek. Kızılderili inançlarına göre Kurt Dolunayı denmiş bu ay içinde gerçekleşecek dolunaylara.. Kurt aylarının ise anlamı, hayatla yüzleşmemizi gerektiren zorluklarla, problemlerle karşılaşmamıza neden olurlarmış. Bu sorunlarla başedebilmek adına kişinin çok kuvvetli ve iradeli olması gerekirmiş. Yalnız bir kurt gibi karşısındakini iyi izlemeli, analiz edebilmeli, derin anlayış ve inanca sahip olmalı, yalnız ama iletişimci olmayı başarabilmeli imiş kişi. Kurt bir sürünün üyesi ama avlanırken çoğu kez yalnız. Kurt göz teması kurar ve saldıracağı avını malum, gözlemler. Avlanma, yaşam alanı koruma onun için önemlidir. Kendimize şefkat ve anlayış göstermek, yalnız hareket etmemiz gereken konularda kuvvetli ve iradeli olmak bu süreçte önemli kısacası. Yanlış anlamalar, yanlış anlaşılmalar, terör olayları, sadakatı sınayacak durumlar görülebilirmiş. Kurt ayrıca entellektüel kesimi, okur-yazarları da temsil etmekteymiş.
* Eğitim şeklini mi değiştirmek istiyorsun?
* Yakın çevrendekilerle dost musun ya da onlar senin gerçek dostların mı?
* Kendine dürüst davranıyor musun?
* Kendine ve hedeflerine yeterince sadık mısın?
* Amaçlarınla ilgili stratejik çalışmalar, hareketler belirliyor musun?
* Kendine, ailene, dostlarına yeteri kadar kaliteli zaman ayırıyor musun?
Bu soruların öne çıkabileceği belki sınanabileceği günleri temsil eden bir süreç var önümüzde Yengeç Dolunayı ile birlikte. Eski kayıtlara göre Kurt bunları ifade etmekte imiş. 

Kısaca sabit yıldızları birlikte inceleyelim..
Hyadum / Asc'de, (Satürn ve Merkür karakterinde) okuyan, yazan entellektüel kesimi, üst düzeyi anlatabiliyor. Protesto hareketleri, amacı aşan girişimlerle bağlantılı.

Acumen / Merkür (Asc yöneticisi), (Mars ve Ay karakterinde) ikiz bir nebula. İkizinin açtığı sorunlarla başa çıkmak zorunda kalan, saldırılarla zayıf kalmayı anlatan bir yıldız.

Castor - Pollux kardeşler / Dolunay derecesi, Castor, Merkür doğasında, Pollux ise Mars doğasında. İki sabit yıldızın üzerinde biraz uzunca duracağım zira çok önemli.. Castor, basın yayın kuruluşları ile direkt bağlantılı, anayasa, kanun belirleyiciler, hukukçularla. Kol ya da bacak bölgesinde oluşabilecek kırık ve benzeri rahatsızlıkları anlatabiliyor. Kardeşi Pollux ise daha mücadelec bir yapıda, zorluklarla savaşıyor. Bazen kontrolün kaybedilebileceği durumları anlatıyor Pollux. Ezoterik olarak da mitolojik hikayelerde Apollon - Herkül ya da Kabil - Habil gibi birbirine düşman iki tarafı sembolize ediyor Castor ve Pollux. Çocğunuz bilir ya da internetten ulaşabilirsiniz ki, Adem ile Havva'nın ilk çocuğu Kabil, kardeşini bir kız hikayesi nedeniyle öldürür ve tarihe ilk katil olarak geçer. Bu sanki bana ister toprak, ister petrol, ister inanç adına savaşan tarafları ifade eder gibi göründü. Dini anlaşmazlıklar, ırkçılık, İslam ve karşıt gruplar ya da görüş farklılıkları, batı ve doğu ya da kuzey ve güney gibi kutuplaşmaları besleyecek, ayrımcılığa neden olabilecek bir görünüm var gökyüzünde. İçsel olarak yani bireysel anlamda ise öfke, korku, suçluluk, utanç, paranoya, akıl hastalıkları, bağımlılıklar, depresyon, sinir bozuklukları ve intihara meyil sebebi olabilecek etkileşimler denebilir. Tabii bu bana bir suikastı ya da düşmanca bir girişimi, savaşı da düşündürttü. Bir kadın figürünün ise bunda rol alması hiç de uzak bir ihtimal gibi görünmedi.

Foramen - Spica / Jüpiter (dolunayın yücelme yöneticisi), (Satürn ve Jüpiter karakterinde) uçak ya da deniz kazalarını, nakliye problemlerini, dar görüşleri ve yabancı kültürleri, uzun seyahatleri anlatabiliyor. Trafik ve araçlarla bağlantılı bir yıldız. Spica ise yazarlar, bilim adamları, sanatçılar, şöhretli kişilerle birlikte, ufak bir hareketin büyük sonuçlarını, ses getirmesini tarif ediyor.

Dheneb Okab / Güneş, (Mars, Jüpiter ve Pluto karakterinde) terörist eylemler, bombardımanlar, yer altı kuruluşları ve silahlarla ilgili. Kan davaları, öç alma, borç ödeme ya da olumsuz anlamda bedel ödeme ile ilgili. Ayrıca olumsuz hava şartlarını tarif eden bir sabit yıldız.

Ras Alhague / Satürn (Güneş'in burç yöneticisi), (Neptün, Satürn ve Venüs karakterinde), kötücül karakterde yılan ve kadınla ilişkilendirilmiş. Zehirlenmeler, ilaç sanayi ya da tıp ile ilgili olduğu gibi, suç sayılabilecek ataklar ve tehlikelerle direkt bağlantılı. Zehirlenme derken, ilaç, gaz, yemek, alkol vs. hepsi sayılabilir; bana bir çeşit bir şeyin içine sızma gibi bir görüntü de verdi diyebilirim.

Armus / Mc, (Mars ve Merkür karakterinde) kavgacı doğa, devamlı kritize eden ve asabi görünümlü bir yıldız, tutarsızlıklara ve konumu koruyamamaya neden olabiliyor.


The Cento is a put-together poem. Much like a mosaic or shards of glass in a stained glass. Blue Moonlight by Barb Keith:
Dolunay haritasında kocaman öncü bir Büyük Kare kesinlik kazanmakta. Duygusal olarak köşeye sıkıştırıcı, epey süre kendinden bahsettirecek bir görüm var.  Su grubunda bir yoğunluk var gibi görünse de hava grubu oldukça baskın bir enerjiye sahip; yanı mantık, bilinç önem kazanacak. Yengeç burcunun anaçlığından çok baskın bir anne motifi zorlayıcı etki yaratacak. Grand Cross'lar bizleri dört bir yana çekebilecek mücadele gerektirici etkileri anlatır. Hangi biri ile uğraşacağımızı şaşırırız bu tip zamanlarda. Liderler, politikacılar, hukukçular, komşular, sınırlarımız, bu dört köşeyi tarif etmekte. Hiç bir köşe sıradan değil; hepsi ağır abiler yani ağır gezegenler tarafından tutulmuş köşeler bunlar. Bu haritada tek yardımcı etki Satürn / Mars / Ay ve Jüpiter arasında bulunan Rosetta yani Trapez açı kalıbı. Bunun anlamı ise oldukça zorlayıcı şartlar altında abartılı durumlar yaşansa da, hak hukuktan ayrılmadan, sabır, dayanıklılık ve bilgelik yolunda ilerlemek, hedeften ayrılmamak, bir kurt gibi avına odaklanmak ve kararlı olmak, belki klasik çözüm yollarına, konservatif bakış açısına, az ama öz olsun diyerek abartısız sahip çıkmak, büyüklerimize, otorite figürlerine saygı ve itaat, belli sıkı bir disiplin içinde kalarak hareket etmek, şart görünmekte. Çarpışan 2 kutup arasında orta noktayı bulabilecek Satürn haritada bilge olgun yaşlı biri gibi duruyor; bu karaktere sahip çıkmak ve bu özelliklere uyumlanmak en doğrusu olacak. 3. dekan Yengeç burcu kaçakları yakalamak adına düzenlenen bir sürek avını anlatabiliyor; savaşçı bir amazon kadınını tarif ediyor. Karşısındaki Güneş ise Oğlak 3. dekanatta; maddeciliği, açgözlülüğü tarif ediyor. Dolayısı ile tarz çekişmeler ortasında kalmamak, sağa sola savrulmamak adına sağlam ve iradeli duruşlar önem kazanacak. Medyada sağduyunun önemini öne çıkaracak önemli gelişmeler yaşanabilir. Halkı engelleyici yasaklar, kısıtlamalar oluşabilir. Yerküre hareketleri bu dönemde artacağı gibi hava şartları da alışılmışın dışında farklılık gösterecektir. Çocuklar, gençler, sanatçılar ve bunlarla ilgili kurumlar kuruluşlar öne çıkabilecek konular. Etkisi büyük terör olayları bizlere eskilerini bile unutturabilir. Bunun yanında Dolunay haritasında 2. burcun dolunay derecesi olması sebebiyle ekonomik açıdan zorlayıcı bir dönem diyebiliriz; yeni vergiler, uygulama değişiklikleri söz konusu olabilir.

Geçtiğimiz Temmuz ayında yaşanan Yengeç yeniayından beri belki fikir birliği sağlayamadığımız, uzlaşamadığımız bir türlü dengeye oturtamadığımız konular bu Dolunay sürecinde karşımıza çıkabilir. Ki Temmuz ayı biliyorsunuz, hem ülkemiz açısından hem de Fransa'daki Nice saldırıları ile birlikte oldukça zor bir aydı. Fransa ile ilgili bazı gelişmelerden yine haber alacağız. Terör derseniz, bu süreçte tüm dünya bu açıdan riskli. Büyük isimlerin karıştığı büyük haberlere hazır olmak lazım. Özellikle Amerika'da yemin töreninin ardından gelişecek protesto hareketleri Clinton ve Trump taraftarlarını karşı karşıya getirecek; yani Castor ve Pollux sahneye çıkacak. Bedel ödeyenler, faturası kesilenler görünür olacak ki; öncü Büyük Kare nedeniyle olayların hızına yetişmekte zorlanacağız. Dev şirketler, önemli ilişkiler, rekabetçi ortamlar, teknolojik saldırılar ya da casusluklar sonucu görünür olacak. Yüzleşmeler, bitişler, ayrılıklar.. aslında hiç bir şey eskisi gibi kalmayacak diyebiliriz. Eğer yaşamlarınzıda bir süredir net karar veremediğiniz, ya da bir türlü start veremediğimiz hedefler varsa, bu konuları ele almanın tam zamanı. Ruhunuzu besleyecek şeyleri, uğraşları, hobileri yaşamınıza çekin derim. Kendinize koyduğunuz engelleri, sınırları kaldırmak adına daha uygun bir dönem zor bulunur. İçsel duygusal olarak hissettiğiniz güvensizlikleri bir kenara bırakarak, mücadeleci, savaşçı ve hak ettiğiniz konularda elinizdekini ardınıza koymadan savaşmak, başarı sağlayacaktır. Şartlar değişiyor; siz de bu arada kendi şartlarınızı oluşturabilirsiniz. Aksi halde bu grand cross yaşamda 4 köşede problem çıkarabilecek nitelikte. Kısacası geminin kaptan köşküne çıkıp, dümen başına geçmek için artık pek az vakit var. Planlarınızı, stratejilerinizi acilen hayata geçirmek üzere hazır olalım hepimiz. Kurt Dolunayı ile birlikte av yerine avcı olmak ancak bu şekilde mümkün olabilir.



Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI



30 Aralık 2016 Cuma

Uranüs İleri Harekete Geçiyor (30 Aralık 2016) - Astrolozi




Eski çağların insanı geceleri başını gökyüzüne doğru kaldırdığında muhteşem bir görüntüyle karşılaşıyordu. Bu birer elmas gibi parıldayan milyonlarca yıldızla bezenmiş gökkubbenin sır dolu çehresi insanlığı bugün de meşgul etmeyi sürdürüyor. Tüm bu güzelliğin arkasında gücün ve aklın görülmez bir yaratıcı tanrısının olduğu düşüncesi tüm kültürlerden bugüne kalan en temel inançtır. İnsanlık tarihinin en gelişmiş ve pek çok sırrını hâlâ ele vermeyen Mısır kültüründe gökyüzünün bu tanrısının adı Nut’tur. Nut üzeri yıldızlarla bezenmiş bir elbise giyer ve ayakları yere basar halde tüm vücuduyla öne doğru eğilerek yeryüzünün üzerinde bir köprü oluşracak biçimde elleriyle yeryüzüne dokunur ve simgesel olarak dünyanın ve insanlığın üzerinde duran gökkubbeyi oluşturur. 

Babil'de aynı tanrı Anu adıyla karşımıza çıkar. Babil dilinde isminin tam karşılığı "Gökyüzü" demektir. O "baş yaratıcı tanrı"dır, ancak ölümlülerin kavrayabileceklerinin ötesindedir. Antikiteye gelince "yıldızlarla bezeli gökyüzü" anlamına gelen ismiyle Ouranos veya Uranüs karşımıza çıkar. Bu tanrının transandental olma özelliğine paralel olarak resimlerine veya heykellerine çok nadiren rastlanır. Başta renkli kişiliğiyle mitolojik hikayenin en çok vukuatı olan tanrısı Zeus olmak üzere diğer bütün Yunan mitolojisinin yüksek sosyetesinden çok farklı özellikler taşır. O diğerleri gibi insansı zaaflar göstermeyen göksel bir tanrıdır. O diğer tanrılar ortaya çıkmadan daha önceleri var olan gücün sembolüydü ve gökyüzü aslında onun silüeti, resmiydi. Gökyüzü ile birlikte havayı ve malum uzayı da temsil eder. Belki de bu yüzden insanlar onun resmini yaratmak ihtiyacı duymadılar; O zaten çok güzeldi!

Yunan mitolojisinde, Uranüs, dünyayı yaratan yüksek bilinç olarak görünür. Uranüs, gökyüzünün sembolüdür ve orijinaldir. En önemli mitolojilerde bu figür yaratıcı olarak geçmektedir. Uranüs, cinsel açıdan Dünya ya da Gaia olarak bilinen Tabiat Ana’yı uyandırır. Mitolojiye göre, Gaia’yı tohum yağmuru ile hamile bırakmıştır ve böylece, Dünya ve gökyüzü birleşmiş ve hayat meydana gelmiştir. Yunan hikayesinin babası olarak bilinen Uranüs hayatın düğümlerini çözmüştür.
Uranüs, kısa sürede Gaia’dan zorlukla meydana gelen evlatlarını bulmuştur. Gaia, üç tane, yüz kollu dev, üç tane tepegöz (kiklops-tek gözlü dev) ve on iki Titan meydana getirmiştir.
Üç tepegöz Gaia ve Uranüs daha sonra tanrı figürleri olmuşlardır. Demir işçiliğine ışık ve şimşek ile biçim vererek yenilik getirmişlerdir. Daha sonra ukala ve inatçı olmaya başladıkları için sorunlar yaşamışlardır. Çok güçlü olan çocuklar topluma ayak uydurmakta güçlük çekmişlerdir (bu Kova’nm özelliklerinden biridir). Uranüs, çocuklarını karanlık yeraltı dünyasına atmıştır, orada durulacaklarını ummuştur. Ne var ki, Uranüs artık tükenmiş ve hayal kırıklığına uğramıştır, hiçbir evladının mükemmel olmadığını anlamıştır.


Bir gün, Uranüs Gaia’mn (tabiat ana) içine tekrar sokmak suretiyle çocuklarını teker teker gömmeye karar verir. Tahmin edebileceğiniz gibi, çocukların hepsini rahme geri sokmak çok acı verecek bir işlem olacaktır. Bir müddet sonra külfet o kadar ağır gelir ki, Gaia isyan eder. Gaia çocuklarından babalarının onlara yaptıklarının hesabını sormaları için gönüllü olmalarını ister. Titanların çoğu babasına karşı gelmek istemezler. Sadece çocukların en küçüğü olan Cronus (Satürn olarak da bilinir, olgun sorumluluğun gezegenidir) babasına karşı gelmeye cesaret eder. Muhtemelen adaleti sağlamak istediğinden kabul etmiştir; bu sorumluluk ona aittir. Babasının genital organlarını kesmek için orak kullanır ve onları denize fırlatır.
Bu vahşet sonrasında Uranüs’ün kanları Gaia’ya yayılmış ve Gaia tekrar hamile kalmıştır. Tüm çocuklara karşı büyük bir öfke doğurmuştur. Daha sonra bu öfke, dünyaya nefret ve vahşet saçacaktır. Uranüs çocuklarına karşı çok öfkelidir, Cronus’dan (Satürn) hıncını çıkarmak ister. Tüm bunlardan sonra iyi olan tek şey, Aşk tanrısı Afrodit’in (Venüs), köpükler arasında, bir deniz kabuğunun içinden doğuşudur. Cronus, mitolojiye göre, Uranüs’ün bu rahatsız edici davranışından ve yarattığı kaos ortamından kurtulmuştur.
Cronus’un (Satürn) bilge bir yönetici haline geldiğini düşünebilirsiniz ama bu doğru değildir. Aslında, Cronus giderek babası Uranüs’ün olduğundan daha kötü bir hal almıştır. Uranüs ve Gaia’nın geleceği görebilme yetenekleri vardır (Kova’nın diğer bir özelliği) ve Cronus’a olacakları anlatmışlardır ama o onları dinlememiştir.


Günümüze geri dönersek Uranüs, kollektif gezegenlerden biridir; transitleri kurulu düzenimiz ve dolayısıyla üzerinde ego inşaa ettiğimiz tüm değerlerimiz, bakış açılarımız, yani kendimizi güvende hissettiğimiz sınırlarımız zorlanır. Kollektif gezegenler bizi büyümeye zorlar, alışılmışın dışına çıkmaya ve tekamül etmeye, kendimizi aşmaya zorlar. Böylece hayat yolumuzda, misyonumuz doğrultusunda zorlukları aşmak, başarmak ve amaca ulaşmak söz konusu. Uranüs, bilincimizin gölgede kalan kısımlarını aniden aydınlatır, bizi sarsarak uyandırır; sanki bir yıldırım gibi özgürleşmemizi sağlar. Tabii etki altında kaldığımızda hayatımız kabusa dönüşebilir. Dengemiz, alışıl olduğumuz değerler bu noktada işlemez, varsayımlarımız geçersiz olur. O zavallı egomuz, ne yapacağını şaşırır, zira önüne gelen sorular daha evvel çalışmadığı yerdendir; adapte olabilmek için zamana ihtiyacı vardır ama Uranüs bu zamanı ona vermez. Dehayı, dahi aklı, bilimi, matematiksel zekayı, konuşma gücü yüksek kişileri, muhalif olan zekayı, üst aklı, üst iletişimi ve geleneğin dışındaki kuşağı da temsil eder. Dünyamız üzerinde sosyal, ekonomik etkiye sahiptir. Doğal felaketleri, uzay ve gökyüzü ile ilgili farklı sıradışı hareketleri, uçak ve gemi kazalarını, keşifleri ve gelişmeleri anlatır.

Uranüs de bir buz gezegenidir; 12 burcu yani tüm Zodyak'ı 84 yılda dolaşır. Bu süre, genelde bir insan ömrüne eş tutulur. Bir yılın içinde ortalama 3 ay geri harekette kalır. Bir buçta 7 yıl kalır; 2010'dan beri de Koç burcunda.. Kuzeyden güneye dönen tek gezegendir yani diğer gezegenler gibi dönmez, bir nevi yuvarlanmadır bu; anarşist ruhlu ya.. Ve bu dönüş sırasında da manyetik bir ses çıkarır. Dört kutuplu bir gezegendir; doğu ve batısında da birer kutbu vardır. Kısacası 4 manyetik alanı bulunur. Güneş sisteminde en biyik manyetiksel alana sahip gezegendir. Atmosferinde büyük manyetik fırtınlara oluşur ve dolayısı ile sürekli elektrik üretir. Elektriği ve gökyüzünü temsil etmesi bundandır; bunlarla ilgili tüm kavramları içerir. Örneğin elektrikli aletlerdeki arızalar Merkür ile ilişkilendirilse de Uranüs'ün de etkisi altındadır. Ayrıca tüm hava araçlarını, uçakları, göçmen kuşları da temsil eder. Geleneksel hareketi normalde retrodur. Bu onun normal gezegen hareketidir, sanki düz hareket gibi. Düz harekete geçtiğinde ise, diğer gezegenlerde algıladığımız retro hareket etkisi yapar; yani geri hareketi olumlu olan tek gezegendir.


28 Temmuz 2016'te Uranüs geri hareketine başlamıştı; 30 Aralık 2016'da  bu geri hareket sona eriyor.. Aslında Uranüs retrosu, diğer gezegenlerin geri hareketlerine göre daha sakindir; o yıldırım etkisi biraz azalmış gibidir. İleri hareketinde ani, sürpriz gelişmeler yıldırım hızıyla gelir; ani ödüller, hızlı değişimler oluşur. Uranüs haritanızda bulunduğu ev konusuna ve açılarına göre yaşamınızın hızlanmasına neden olacaktır. Sinirli bir gezegendir diyebiliriz, elektirik yüklü ya, dolayısıyla sinir sistemini, asabiyeti, sinir ağlarını, beyin hastalıklarını, tümörleri, siyatik sinirlerini, kol ve bacaklardaki kasları, hatta felçleri temsil eder. İleri hareketi, diğer gezegenlerden almış olduğu açı değerlerine göre bazen çok gergin, karışık, ani, farkındalığa ulaşmaya çalışırken sabırsız davranan problemli gelişmelere neden olabilir. Uranüs ayrıca kazaları da temsil eder, sert açılarında kaza haberleri eksik olmaz. Uranüs ayrıca, iki cinsiyetin karışımını yani eşcinselliği de temsil eder.
Uranüs, evrensel zekadır; ani kavrayış, anlayış, uyanış Koç burcu etkisiyle ani harekete geçme, tek başına harekete cesaret, hayata tutunabilme kapasitesi içimizde uyanır. Bu burçta bulunuşu yeniden doğuş enerjisi verecektir. O geçmişle kesinlikle alakalı değildir, karmik etkiler taşımaz. Sadece yeni ile ve gelecekle ilgilenir. Ancak mitolojisindeki gibi, eğer ana rahminden çıkmak istemezsek, yani kendimizi güvenli hissettiğimiz alışkanlıklarımız, bağımlılıklarımzı ağır basıyorsa, kişiliğimizi, kendimizi, özgürlüğümüzü kaybetmek durumunda kalabiliriz. Uranüs bu noktada, ani hareketlerle bizi o saklandığımız inimizden dışarı çıkartarak bizi aydınlığa kavuşturmaya çalışır. Bizim görevimiz ise yeniyi kucaklamak, zorlansak da Koç burcu enerjisi ile cesaret ve ataklık göstermek ve kendimizi güçlü bir kimlik ve güvenle öne çıkartabilmek.. Böylece ileri harekete geçen Uranüs transiti başarılı olup bizi bütün haline getirebilir ve bizi ileriye taşıyabilir. Savaşa hazır olun, mücadeleye hazır olun, içinizdeki kahramanı artık ortaya koyun.. Bu kahraman değişik yollarla test edilecektir; eğer isteksiz, korkak ve üşengeç davranışlar sergilersek, işimiz oldukça zor olacaktır.. Yeni deneyimler, alışılmadık gelişmeler içimizdeki bu kahramanı yeni yetenekler ve kabiliyetler edinebilmesi için harekete geçirmek üzere artık  düz harekete geçiyor.. Alışılmış rutin olanın dışına, sürünün dışına çıkarak insan olmayı becereceğiz. Beklenmeyeni beklemek Uranüs'tür. Evren düzeni sevmez; yolculuğunda bile yalpalayarak, sesler çıkararak ilerleyen bu gezegen düzensizlikler yaratarak içimizdeki hayvani yanlarımızı insana çevirmeye çalışacak. Herkes gibi olmamak isteyen, farklılık arayan yanlarımız Uranüs'ün emri altında.

Burada hepimizin kalıplaşmış düşünceleri, şartlanmalarımızı yıkarak, zihinlerimizi açıp bizi yeni bilgileri almaya açık hale getiriyor. Herşeyden öte, ‘Kendini bilmek’ artık önem kazanıyor. Özgürleşme arzumuz artıyor. Uranüs teknolojiyi temsil etiği için devrim niteliğinde teknolojik yenilikler göreceğiz. Uranüsün ait olduğu burç, Kova burcu arkadaşlığı temsil eder. Bu dönem arkadaşlık en yüceltilmiş haliyle karşımıza çıkıyor, en asil yönüyle – anlayış, işbirliği ve kardeşlik olarak. Sevgi ve arkadaşlığın sahiplenme ya da ego ile hiçbir ilgisi olmayacak. Yeni Çağ’da sevgiye yönelik “sen bana aitsin” fikri sona eriyor. Hayatımızda çıkara dayalı ya da para gibi art niyetle kurulan arkadaşlıklara yer kalmayacak.


Zerrin Zindancıoğlu, ASA, MAPAI

24 Aralık 2016 Cumartesi

Hannukah Bayramı (24 Aralık 2016 - 1 Ocak 2017) - Suzi Barokas Fergan


bu yıl hanukkah ile ilgili görsel sonucu

Hanuka, İbrani takvime göre Kislev'in 25.günü saat 18:00'de başlayıp sekiz gün süren bir Musevi bayramı. Bu yıl 24 Aralık'ta başlıyor ve 1 Ocak'a kadar devam edecek. Ayrıca ''Işık Bayramı'' ya da ''Yeniden Adanma bayramı'' olarak da anılır. Hanukkah sözcüğü İbranice ''adama, ithaf etmek '' anlamlarına gelir. Bu Bayram Gregoryen takvimiyle Aralık, Kasım sonu ya da çok ender olarak Ocak başına denk gelir.

Bir Hanukiya;Festival (Bayram) Hanukiya adı verilen, Menora'ya benzeyip fazladan iki kolu daha olan, 9 kollu şamdanın kollarının yakılmasıyla kutlanılır. Birinci gün bir tane, ikinci gün iki tane yakılır ve Bayram boyunca her gün bir fazla kolun yapmasıyla devam eder.
Hanukiya'nın ortasındaki, diğerlerine göre daha yukarıda bulunan kola Şamaş (İbranice: görevli) adı verilir ve bu kol her gün yanar.

Hanuka, ailece veye topluca yapılan 8 gün boyunca her gün süren bir seri ritüelle kutlanır.
Birçok aile, kitap ya da oyun gibi birçok hediye verirler birbirlerine (çocuklara harçlık ta verilir).Yağın önemini anmak için Hanuka kutlamaları esnasında kızarmış yemekler yenilir.
Hanuka ışıkları hava karardıktan sonra en az bir buçuk saat yanmalıdır.
Hanuka'nın ilk gecesinde Menora'nın  sağ tarafında bir ışık yakılır, 8 gece boyunca takip her gecede ise ilk gece yakılan ışığın yanına bir ışık daha eklenir. Tapınakta sekiz gün boyunca ateşi yanar halde tutan küçük kaptaki yağı anmak adına.

Alıntı
bu yıl hanukkah ile ilgili görsel sonucu

Çocukluğumda Hanuka demek neşe demekti benim için.. Mumlarımızı yakmak için babamızı beklerdik, önce mumlar yakılır daha sonra yemeğe otururduk. Bu gelenekseld,i hanukiyanın ışıklarıyla birlikte yenen akşam yemeği... Sonrasında içi reçel dolu yağda kızarmış ponçikler. Ziyarete gelen aile büyükleri hediyeler.. Kuzenlerle paylaşılan yeni kitaplar...bayramlar güzeldir içinde sevgi barındıran herşey gibi... Mucizelerin gerçekleştiği IŞIK ve SEVGİ dolu bayramlar olsun...

IŞIĞINIZ sizin içinizde...


Sevgiler.....


Suzi Barokas Fergan