21 Ağustos 2013 Çarşamba

An ve Ol'mak (1. Bölüm - Tanrı'nın Birliği) - Astrolozi



Vahded-i Vücut - Tanrı'nın Birliği
“Var olmak” ve “an” çok farklı konseptler gibi gelebilir gözümüze, ama aslında iç içeler. Var olmayı varlık ile, materyal ile ilişkilendiririz, bizim için somuttur ve herkes için aynıdır diye düşünürüz. An’ı ise zamanla ilişkilendiririz, soyuttur ve görecelidir. Ama burada bahsetmek istediğim şey varlık ve zaman değil, “ol”mak ve “an”. İkisi de sonsuzluk, ikisi de her şeyi, evrenin tüm bilgeliğini barındırıyor. Ben kendi inançlarım üzerinden giderek bu iki kavramdan bahsetmek istiyorum.
“Olmak” bütünlüğü kapsayan bir eylemdir. Bu evreni yaratan, evren ve biz olan, her şeyi algılayan ve bilen, ve sonsuz zihninde hayalleri ve düşünceleri ile hepimizin hayatını yaratan tek bir ruh, enerji, zihin (her ne isim koymak isterseniz koyun aynı şeydir, ben daha çok zihin diye bahsedeceğim) vardır. Dinlerde Tanrı- Allah (God) derler, bazı filozoflar zihin (mind) diye bahseder, ya da başkasına göre ruhtur, ilahi benliktir. Bu her şeyi kapsayan, sonsuz bilgelikteki zihin düşünerek yaratır. Aslında sonsuz bilgisinde bütün deneyimler vardır, suyun sesini bilir, tenin dokunuşunu bilir, ama sadece “bil”ir. 

Sonrasında bu bilgisini deneyimlemek, hepsini hissetmek ister ve “ol” emriyle eyleme döker. Ve bu esnada yaratılan her şey, o sonsuz zihnin düşünceleridir. Filozof Berkeley’in de savunduğu gibi, “ Zihin dışında gerçeklik yoktur,” der. “Onun fikirleri (ideas) tek gerçekliktir.” Ona göre, bu dünyada gördüğümüz ‘gerçeklik’ bir zihin tarafından algılanmaktır sadece. Biz algıladıkça çevremizdeki bütün objeler var olur, onun dışında varlıklarından söz edilemez. “Esse est percipi” (to be is to be perceived). Var olmak algılanmak içindir. Bu algılamayı biz duyularımızla yaparız, zihinlerimiz vücudumuzu kullanarak duyar, koklar, görür, hisseder ve tadar ve böylece kendi gerçekliğini yaratır. Ama bizim algılamamızın dışında da gerçekliğin devam etmesini sağlayan şey işte o sonsuz zihindir. O Tanrı- zihin- ruh- benlik en başta ve şu an tek var olandır. Ve biz insanların hepimizin zihni aslında o zihnin bir parçasıdır, ondan farklı değildir. ‘Vahdet-i Vücud’ (varlık birliği). 

Tamamen onunla aynı özellikleri ve onun yeteneklerini taşırız. ‘O’ ve ‘biz’ diye ayrım yaparak yazmam şu an çok yanlış ama yazarken kolay ifade edebilmek için böyle yapıyorum, o ya da biz derken de aynı varlıktan bahsediyorum aslında. Bunu herkes kabul etmez, idrak etmesi de çok zordur ama sade kendi inancımı söylüyorum, Tanrı ile aynı özellikleri taşırız, aynı yeteneklere sahibiz, aynıyız. Biz O’yuz – En-el hak. Sadece o sonsuz zihin insan bedenlerine bölünmüşken yapabilecekleri kısıtlıdır. Biz bu hayatları yaşarken fiziksel dünyaya kısıtlarız kendimizi, limitlere inandırılırız, yeteneklerimizi unuturuz, bütün ile olan bağımızın farkına varmayız. Ön yargılarımız, korkularımız, endişelerimiz oluşmaya başlar, bunlar İlahi yeteneklerden uzaklaştırır bizi. Buradayken materyali deneyimleriz, ‘yaşarız’. 


Alara Zindancıoğlu




Twitter: @Astrolozi

Facebook: https://www.facebook.com/groups/Astrolozibyzizi/



4 yorum:

  1. Çok yanlış şeyler söylüyorsunuz. Örneğin,zihin başka şey (maddi bir olgu ve eylemdir) evren şuuru başka..İkincisi YARATILAN VARLIK -MUTLAK OLAN YARATICIYLA NASIL AYNI ÖZXELLİKTE OLABİLİR? O,MUTLAK; ZAMAN -MEKAN- EYLEM DIŞI, YOKLUK BOYUTUNDA..VARLIKLAR (Ruh ve madde olarak) ve ÂLEMLER İSE ONUN BİLGİSİNİN TEZAHÜRÜ ANCAK VE İNSAN, KOZMİK -TANRISAL EVREN YASALARINA TÂBİ.. TANRISAL BİR TOHUM OLMAK -HAŞA, VARLIĞI YARATICIYLA AYNI YAPMAZ BUNA MADDİ VE RUHSAL OLANAK YOK..ÇOK ACELE ETMİŞSİZİNİZ.. DİKKATLİ OLUN, YARATAN HAKKINDA SAKINCALI FİKİRLERE SAPMAYIN..ONU ANLAYAMAZSINIZ AMA, YANLIŞ ANLAMAYIN.. şuur, madde -ruh -zaman enerjisi- boyut ve tekamül konularını iyi araltırmanızı öneririm.Sevgiler..

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkürler yorumlarınız için, Mutlaka Alara'nın fikirleri de araştırmaları ile şekil değiştirecektir.. Fikirlerinizi kendisine ileteceğim..

    YanıtlaSil
  3. Bunlar Alara'nın 17 yaşındaki düşünceleri, kendisi yıllardır yaşıtları başka şeylerle uğraşırken bu konuları araştırdı. Biz ailesi olarak onu her zaman destekledik, düşüncelerinde özgür. Düşüncesi ne olursa olsun bunu özgürce ifade edebilmesi yeteneğine hayranız.. Acele etmemesini söylemişsiniz, zaman onun için böyle aktı, ve yolu bu konularla kesişti.. belki de zamanı..

    YanıtlaSil
  4. Alara'dan cevap:
    Yeni okuyabildim, herkese cok tesekkur ederim desteginiz icin zaten yazinin basinda da soyledim ilk basta cekindim cogu insanin dusuncelerine ters gider diye, cunku cok tartismaya acik konular bence bunlar herkes kendi gercegini, kendi dusuncelerini yaratir, kendilerine gore inanclarini kurarlar. Ben hep daha bilimsel yaklasmak isterim, ustune de icimde hissettiklerimi, ogrendiklerimi, arastirdiklarimi ve mantikli bulduklarimi birlestirip yazdim ve hepsi de ayni kapiya, tek bir varlik oldugumuz kanisina cikti. Ben de bu dusuncelerimi yazmak istedim.
    Yukaridaki yoruma da tesekkur ediyorum, oyle bir dil kullanmasina biraz kirildim ama bu konularda dogru- yanlis var diyemeyiz bence, evrende dogru yanlis , iyi- kotu yoktur cunku. Zihin derken beynimizdekinden degil, ozumuzden ve ruhumuzdan, ilahi benligimizden bahsediyorum orada bir karisiklik olduysa ozur dilerim. Yanlis dil kullanmis olabilirim ilk kez boyle bir seye kalkistim cunku hep daha fazla ogrenmek isterim, cok tesekkur ederim onun ve sizin dusunceleriniz icin

    YanıtlaSil